Evoker türkçesi Evoker nedir

  • Ölülerin ruhlarının çağırılmasına neden olan kimse.
  • Akla getiren.
  • Ruh çağırıcı.
  • Ölülerin ruhunu çağıran kimse.
  • Medyum.
  • Uyandıran.
  • Hissettiren.

Evoker ingilizcede ne demek, Evoker nerede nasıl kullanılır?

Evokers : Ölülerin ruhlarının çağırılmasına neden olan kimse. Ruh çağırıcı. Medyum. Ölülerin ruhunu çağıran kimse. Uyandıran. Akla getiren. Hissettiren.

Evoke memories : Hatıraları ortaya çıkarmak. Anıları uyandırmak. Anıları hatırlatmak. Hatıraları anımsatmak.

Evoke spirits : Ruhları uyandırmak veya çağırmak. Ruhsal varlıkların görünmesini talep etmek.

Evoke : Ruh çağırmak. Andırmak. Neden olmak. Hatırlatmak. Aklına getirmek. Davet etmek. Çağrışım yapmak. Uyandırmak. Anımsatmak.

Evoked : Hatırlatmak. Yol açmak. Anımsatmak. Aklına getirilmiş. Uyandırılmış. Ruh çağırmak. Uyandırmak. Çağrışım yapmak. Hissettirilmiş.

Revokes : İptal. Çevirmek. İptal etmek. Rönons yapmak. Geri alma. Geri çekmek. Geri almak. Yerdeki kağıttan oynamamak. Yürürlükten kaldırmak. Kaldırmak.

Evoked responses : Gösterilen tepkiler. Uyarılmış cevap. Meydana gelen tepkiler.

Unevoked : Uyandırılmamış.

Revoked : Yürürlükten kalkan. İptal edildi. Yürürlükten kaldırmak. Geri almak. Yerdeki kağıttan oynamamak. Rönons yapmak. İptal etmek.

 

Revoke : Çevirmek. İptal. Yerdeki kağıttan oynamamak. Yürürlükten kaldırmak. Kaldırmak. Hükümsüz kılmak. Geri almak. Geri çekmek. Geri alma. Rönons yapmak.

İngilizce Evoker Türkçe anlamı, Evoker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evoker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prick : Mıh değmesi. Batmak. İğne batırmak. Delme. İğne. Vicdanını sızlatmak. Delik. Şişlemek. Acıtmak (deriye batan diken vb). Yarak.

Hurt : Ağrımak. İncitmek. Zarar vermek (bir uzva). Kırgın. Yaralamak. Acımak. Kırmak. Gücenmiş. Rencide etmek. Kalbini kırmak.

Of all time : Gelmiş geçmiş.

Raise : Beslemek. Rampa. Kabartı. Yükseltmek. İnşa etmek. Yükselme. Çıkıntı. Büyütmek (çocuk). Toplamak.

Excite : Yol açmak. Neden olmak. Alevlendirmek. Heyecanlandırmak. Kışkırtmak. Çıkarmak. Uyandırmak. Uyandırmak (bir duygu veya tepki). Elektrik akımı oluşturmak. Coşturmak.

Fire : Tutuşturmak. İşten atılma. Çalışmak (motor vb.). Yangın. Kovmak. Soruvermek. Isıtmak. Yakmak. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. Canlandırmak.

Sweep over : Alt etmek. Süpürüp gitmek. Üzerine çökmek (korku vb.). Ezip geçmek.

Ask for : İstemek. Rica etmek. Aramak. Dilemek. Talep etmek.

Fire up : Ateş yakmak. Birden bire kızmak. (motoru) çalıştırmak. Parlamak. Fayrap etmek.

Injure : İncitmek. Kötülük etmek. Zarar vermek (bir uzva). Zedelemek (bir uzvu). Zedelemek. Sakatlamak. Yaralamak. Alınan malla ödenen karşılık arasında bir yana aşırı yarar sağlayacak büyük fark. Zarar vermek. Halel getirmek.

 

Evoker synonyms : strike a chord, touch a chord, untune, shame, heat, kindle, arousing, create, overtake, enkindle, upset, overcome, make, provocative, discompose, awakenings, rousers, draw, spite, wakers, provoke, invite, stir, offend, arouse, wound, discomfit, shake, elicitors, ignite, stimulate, psychic, overwhelm.

Evoker zıt anlamlı kelimeler, Evoker kelime anlamı

Bore : Başını ağrıtmak. Çap (mermi). Sıkıcı tip. Delik. Birisinin canını sıkmak. Kuyu. Bunaltmak. Sıkıcı şey. Sondalamak. Kalibre.

Noncitizen : Vatandaş olmayan kimse. Kaçak yabancı. Vatandaşlık almamış kişi. Yabancı ülkeden kişi. Yurttaş olmayan kimse.