Excite türkçesi Excite nedir

  • Uyarmak.
  • Uyandırmak.
  • Telaşlandırmak.
  • Heyecanlandırmak.
  • Elektrik akımı oluşturmak.
  • Yol açmak.
  • Çıkarmak.
  • -e neden olmak.
  • Uyandırmak (bir duygu veya tepki).
  • Kışkırtmak.
  • Tahrik etmek.
  • Neden olmak.
  • Harekete getirmek.
  • Azdırmak.
  • Alevlendirmek.
  • Heyecan uyandırmak.
  • Tahrik etme, harekete getirme, uyarma.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Eksite.
  • Coşturmak.

Excite ile ilgili cümleler

English: Ali could tell by the look on Mary's face that she was very excited.
Turkish: Ali Mary'nin yüzündeki görüntüye bakarak onun çok heyecanlı olduğunu söyleyebiliyordu.

English: Ali and Mary are both very excited.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de çok heyecanlı.

English: Ali could barely conceal his excitement.
Turkish: Ali heyecanını güçlükle gizleyebildi.

English: After Jale saw a squirrel for the first time, she was very excited and drew many pictures of squirrels.
Turkish: Jale ilk defa bir sincap gördükten sonra çok heyecanlıydı ve bir sürü sincap resmi çizdi.

English: Ali clapped his hands together excitedly.
Turkish: Ali elleriyle heyecanla alkışladı.

Excite ingilizcede ne demek, Excite nerede nasıl kullanılır?

Excited : Telaşlı. Uyarık. Hararetli. Heyecanlanmış. Heyecanlandırılan. Eksite. Uyarılmış. Coşkulu. Heyecanlı.

Excited atom : Elektronları yörünge değiştirmiş atom. Uyarık atom. Uyarılmış atom.

 

Excited electron : Uyarık eksicik. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Uyarık elektron. Bulunduğu katmandan bir üst katmana yükseltilen elektron. Olağan erke düzeyinden daha yüksek bir kabukta bulunan eksicik. Eksite elektron. Uyarılmış elektron.

Excited ion : Uyarılmış iyon.

Excited state : Uyarılmış hal. Uyarık durum. Uyarılmış durum. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Harekete geçirilmiş hal. Daha yüksek erke düzeylerine çıkmış nicemsel dizge durusu. Uyarık duru.

Excites : Uyarmak. Uyandırmak. Heyecan uyandırmak. Uyandırmak (bir duygu veya tepki). Telaşlandırmak. Tahrik etmek. Heyecanlandırmak. Neden olmak. Elektrik akımı oluşturmak. Coşturmak.

Excitement : Galeyan. Helecan. Coşku. Uyarılma. Heyecan verici olay. Heyecan. Uyarma. Tahrik. Telaş.

Excitements : Uyarılma. Galeyan. Uyarma. Tahrik. Heyecan. Helecan. Telaş. Heyecan verici olay. Coşku.

Exciters : İkaz jeneratörü. İkaz. Uyarıcı dinamo. İkaz dinamosu. Harekete geçirici. Uyarıcı. İkaz cihazı.

Exciteful : Heyecan dolu. Heyecanlı.

İngilizce Excite Türkçe anlamı, Excite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry away : Ayartmak. Götürmek. Aparmak. Alıp götürmek. Taşımak. Büyülemek. Kendinden geçirmek. Sürüklemek.

Arouses : Kaldırmak. Canlandırmak. Ayaklandırmak. Uyanmak. Harekete geçirmek. Canlanmak. Uyuyan devi uyandırmak. Hayat bulmak.

Enflame : Tutuşturmak. Yakmak. Tutku uyandırmak. Alevlenmiş. Aydınlatmak. Ateşlemek.

Eggler : Torpido. Damarına basmak. Yumurta. Yumurta atmak. Teşvik etmek. Dürtmek. Taslak.

 

Begotten : Yaratmak. Baba olmuş. Babası olmak.

Abetted : Suç ortaklığı. Suç ortaklığı yapmak. Yardakçılık etmek. Suça iştirak. Kışkırtılmış. Suça katılmak.

Disquieted : Endişe vermek. Üzmek. Rahatsız etmek. Huzurunu kaçırmak. Huzurunu bozmak. Tedirginlik yaratmak. Endişelendirmek. Endişe uyandırmak. Kaygılandırmak. Tedirgin etmek.

Bring out : Üzerinde durmak. Üretmek. Yapmak. Görülmesini sağlamak. Cesaret vermek. -i açmak. Yayımlamak. Ortaya çıkarmak. Meydana çıkarmak.

Beget : Peyda etmek. Sebep olmak. Baba olmak. Vücuda getirmek. Babası olmak. Peydahlamak. Yaratmak.

Raise : Konusunu açmak. Dikmek. Kaldırmak. İnşa etmek. Kabartı. Rampa. Bir araya getirmek. Büyütmek (çocuk). Büyütmek. Yükselme.

Excite synonyms : bring forth, blanks, abdominal distention, exacerbate, emblaze, stimulate, exalting, elicit, make for, alerted, innervate, cast offs, aggravates, emblazing, irritate, egging, admonishing, confuse, enfevers, begets, bring home to, blaze a trail, a amplitude mod, debauches, motivate, begot, abdominal palpation, a clay, exacerbates, aggravate, abdominal pain, enfever, disconcert.

Excite zıt anlamlı kelimeler, Excite kelime anlamı

Stifle : Zaptetmek. Bastırmak (bir duyguyu veya isyanı). Soluk almasını engellemek. Soluk almasını zorlaştırmak. Boğulmak. Bastırmak. Boğmak. Tıkanmak. Gelişmesini engellemek. Tutmak.

Calm : Esintisiz. Dinmek (fırtına). Teskin etmek. Ağırbaşlı. Yatıştırmak. Arsız. Huzurlu. Sakinlik. Dingin. Serinkanlı.

Excite ingilizce tanımı, definition of Excite

Excite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To excite a mutiny or insurrection. As, to excite a person, the spirits, the passions. To stir up to combined or general activity. To call to activity in any way. As, to excite a dynamo. To rouse to feeling. To excite heat by friction. To produce a magnetic field in. To kindle to passionate emotion. To energize (an electro-magnet).