Carry away türkçesi Carry away nedir

Carry away ingilizcede ne demek, Carry away nerede nasıl kullanılır?

Carry : Ulaşmak. Başarı kazanmak. Yardım etmek. İçermek. Kabul edilmek. Satışa sunmak. Büyülemek. Çakmak. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek. Nakletmek.

Away : Deplasmanda oynanan. Deplasmanda. Yok. Uzak. Uzakta. Durmadan. Bir yana. Devamlı. Buradan. Yola çıkmış.

Carry away the bell : Yenmek. Kazanmak. Alt etmek.

Carry a message : Haber taşımak.

Carry a motion : Bir teklifi onaylatmak.

Carry a person off his feet : Bir insanı dizlerinin üzerine çöktürmek. Alt etmek. Sersemletmek.

İngilizce Carry away Türkçe anlamı, Carry away eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carry away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Debauching : Baştan çıkarmak. Kötü yola düşürmek. Ahlakını bozmak. Azdırmak. Geçersiz kılmak. Bozmak. Doğru yoldan saptırmak. Baştan çıkartmak. Sefahat.

Captivates : Esir etmek. Gönlünü çelmek. Meftun etmek. Cezbetmek. Tutsak etmek. Çekmek.

Bribing : Rüşvet verme. Para yedirmek. Rüşvet vermek.

Commove : Rahatsız etmek. Provoke etmek. Şiddet ile hareket etmek. Zorla hareket etmeye neden olan. Karıştırmak. Kışkırtmak. Tahrik etmek. Toplumun şiddet duygularını körüklemek. Kafasını karıştırmak.

 

Allude : Üstü kapalı söylemek. Esaslanmak. İma etmek. Cazibe. Kastetmek. İsnat etmek. Kinaye etmek. Adını çekmek. Anmak. Dokundurmak.

Dragging : Ağır ilerleyen. Ağır işleyen. Sürükleme. Kabartma. Acı çekerek ve yavaşça ölme. İnsan gücü veya mekanik bir güçle istihsal alanında sürüklenerek çekilmek suretiyle kullanılan, toplanıp karaya veya gemiye alınabilen taraklı kepçe, dreç kirişli trol, kankava, voli ağları, tarata, tarlakoz, manyat ığrıp ve trol araçlarıyla yapılan avcılık. Tırmıklama. Çekmek. Sürütme avcılık.

Eaten away : Yiyip durmak. Aşındırmak. Erozyona uğratmak. Aşınmış.

Drifts : Bir yerde sürekli kalmadan yaşamak. Şaşırmak. Yığılmak. Tıkanmak. Yığmak. Gayesiz yaşamak. Toplanmak. Hayatın akışına bırakmak. Sürüklenmek. Bir iş sonuçlanıncaya kadar boş yere gecikmelerle uğramak.

Carry : Yayımlamak. İçermek. Sevketmek. Getirmek. Desteğini kazanmak. Desteklemek. Başarı kazanmak. Kaldırmak. Taşıyıcılık yapmak. Onaylamak.

Run away with : Alıp kaçmak. Kolayca kazanmak. Sıvışmak. Kaçmak. Tüymek. Çalmak. Yenmek. Aşırmak. Kaçmak (aşığı ile).

Carry away synonyms : emotionalize, entrains, corrupts, eat away, sweep away, allured, bring away, dragged, enflamed, drag along, drags, carts, enflame, bears, drail, remove, debauches, enthuse, ectasize, enfevers, becharm, carried, enthused, enrapture, carry over, elate, cart, emote, elating, excite, ensorcels, bear off, bring in through.