Sürüklemek nedir, Sürüklemek ne demek

  • Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek.
  • İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek.
  • Bir kimseyi, bir işi yapmaya zorlamak.
  • Akarsu alıp götürmek.
  • İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek.
  • Kötü bir duruma, sona doğru götürmek

"Sürüklemek" ile ilgili cümleler

  • "Prenses koluma girdi, sürüklercesine büfeye götürdü." - A. Gündüz
  • "Sakarya nehri kırılmış söğüt dallarını, saman çöplerini sürüklüyordu." - A. İlhan
  • "Hepimizi bu dipsiz denizin enginlerinde mahvolmaya sürükledin, dediler." - A. Kabaklı
  • "Seni bırakmam vallahi diyor ve bazen gittiği yerlere bile onu sürükleyip götürmek istiyordu." - Y. K. Karaosmanoğlu
  • "Benim çağdaşlarımdan kim bilir kaç bin genci bahtiyar rüyalara sürüklemiştir." - Y. Z. Ortaç

İngilizce'de Sürüklemek ne demek? Sürüklemek ingilizcesi nedir?:

drag

Sürüklemek anlamı, tanımı:

Sürükleme : Sürüklemek işi.

Arkasından sürüklemek : Arkasından gelmesini sağlamak.

Kötü yola sürüklemek : Yasa dışı, uygunsuz veya hoşa gitmeyen bir yaşayış içine sokmak.

Kaldırma : Kaldırmak işi.

Çekerek : Yozgat iline bağlı ilçelerden biri.

Götürmek : Tümüyle sahip olmak. Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek. Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak. Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek. Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek. Öldürmek. Taşımak, ulaştırmak veya koymak. Bir sonuca vardırmak. Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek.

 

Akarsu : Tek sıra elmastan gerdanlık. Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.

İstekli : Bir şeye karşı isteği olan.

Getirmek : Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. Gelmesini sağlamak. Erişmek veya eriştiğini sanmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Sağlamak. Bir makama atamak veya seçmek.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Bir : Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sadece. Sayıların ilki. Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Bir kez.

Zorlamak : Üstelemek, ısrar etmek. Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek. Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak.

Diğer dillerde Sürüklemek anlamı nedir?

İngilizce'de Sürüklemek ne demek? : v. drag along, drag, sweep, sweep before one, blow away, drift, eat at, eat away, hale, incline, make leeway, lug, pluck, schlep, schlepp, trail, train, tug, waft, wash away, wash off

 

Fransızca'da Sürüklemek : traîner, (akarsu) charrier, emporter, entraîner

Almanca'da Sürüklemek : v. mitreißen, mitschleifen, mitziehen, schleifen, schleppen

Rusça'da Sürüklemek : v. волочить, влачить, тянуть, дотягивать, тащить, волоком: тащить волоком, уволакивать, перетаскивать, протаскивать, притаскивать, приволочь, втаскивать, нести, влечь, втягивать, завлекать, вовлекать, ввергать, отгонять, дотянуть, уволочь, перетащить, протащить, притащить, втащить, снос