Bu sayfada Prick ne demek nedir prick hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi prick resimleri yazıları türkçesi ne demek prick ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller prick hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Prick nedir English: She pricked the balloon. Turkish: O balona iğne batırdı. English: I pricked up my ears. Turkish: Kulaklarımı diktim. English: He pricked himself with a pin. Turkish: O, bir iğne ile kendini deldi. E...
Prick the bubble nedir : Toprağa dikmek. Ahmak. Yarak. Dikmek (bitki). Diken batırmak. Yaralamak. Küçük keskin acı. Sivri bir şeyi -e batırmak. Delmek. Zımbalamak. The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili t...
Pricked nedir English: He pricked himself with a pin. Turkish: O, bir iğne ile kendini deldi. English: I pricked my thumb with a needle. Turkish: Baş parmağıma iğne batırdım. English: I pricked up my ears. Turkish: Kulakl...
Prickers nedir : Ocak sürgüsü. Delici cisim. Diken. Delen şey. Şiş. Biz. Tığ. Pricked : Dikmek (bitki). Diken batırmak. Yaralamak. Vurmak (silahla). Delmek. Listede işaretlemek. İğne batırmak. Vicdanını sızlatmak. [#Pricket : İki yaşında...
Pricking nedir of conscience : Vicdan azabı. Prick test : İğneleme testi. Penisilinlere bağlı alerjik reaksiyon olup olmadığını tespit etmek için yapılan bir tür deri duyarlılık testi, iğneleme testi. Prik testi. the bubble : Boşa çıkarm...
Prickled nedir : İğnelenmek. Karıncalanma. İğnelenme. Sivri uç. Dalamak (kumaş veya giysi). İğnelemek. Batmak (ufak diken vb). Batırmak. Hafifçe batırmak. Ufak diken. Prickles : İğnelemek. İğnelenmek. Karıncalanma. Karıncalanmak. Sivri u...
Pricklier nedir : İğne gibi batan. Acı veren. Çapraşık (mesele). Aksi. Zor. Dikenli. Huysuz. Karıncalanan. Çabuk sinirlenen. Dalayan (kumaş veya giysi). Prickliness : Dikenlilik. [#Terslik. Sinirlilik. : Karıncalanmak. Batırmak. İğnelemek...
Prickliness nedir : İğnelemek. Karıncalanmak. Karıncalanma. Batırmak. Pricklier : Huysuz. Asabi. Karıncalanan. Acı veren. Zor. İğne gibi batan. Dikenli. Dalayan (kumaş veya giysi). Aksi. Çapraşık (mesele). [#Prickliest : Çabuk sinirlenen. D...
Prickly nedir English: The question of free will is a prickly conundrum to religion. Turkish: Özgür irade sorunu din için bir dikenli bir bilmece. cedar : Katran ardıçı. Katran ardıcı. Servigiller (cupressaceae) familyasından, yapr...
Prick of conscience nedir : Delik. Yaralamak. Acıtmak (deriye batan diken vb). Azap vermek. Sokmak. Batmak. Silahla vurmak. Sokma. Delmek. İğne acısı. Of : -nın. -dan. -den. Hakkında. Den. -den övünerek bahsetmek. İle ilgili. -in. In. Li. [#Conscie...
Prick test nedir : Sokmak. Acıtmak (deriye batan diken vb). Vurmak (silahla). Sivri bir şeyi -e batırmak. Delmek. Mıh değmesi. Küçük keskin acı. Sokma. İğne batırmak. Yaralamak. Test : Araştırmak. Yoklamak. Maden eritme potası. Muayene etm...
Prick up its ears nedir : Silahla vurmak. Sokmak. Diken. İğnelemek. Küçük keskin acı. İğne acısı. Sivri bir şeyi -e batırmak. İğne batırmak. Delme. Şişlemek. Its : Onun. -ın. -in. [#Ears : Duyma yeteneği. Kulak. Başak. Kulak verme. Sözcükler, dir...
Pricker nedir : Şiş. Diken. Delici cisim. Delen şey. Tığ. Ocak sürgüsü. Biz. Pricked : Vicdanını sızlatmak. İğne batırmak. Listede işaretlemek. Yaralamak. Delmek. Vurmak (silahla). Diken batırmak. Dikmek (bitki). [#Pricket : İki yaşında...
Pricket nedir : Dikmek (bitki). Listede işaretlemek. Vicdanını sızlatmak. Diken batırmak. Yaralamak. Vurmak (silahla). Delmek. İğne batırmak. Pricker : Ocak sürgüsü. Şiş. Biz. Tığ. Delen şey. Delici cisim. Diken. [#Prickers : Delici cis...
Prickle nedir : Batmak (ufak diken vb). İğnelemek. İğnelenmek. Dalamak (kumaş veya giysi). Batırmak. Karıncalanmak. Ufak diken. Karıncalanma. İğnelenme. Hafifçe batırmak. Prickles : Batırmak. İğnelenme. Hafifçe batırmak. İğnelemek. Karı...
Prickles nedir : İğnelemek. Batmak (ufak diken vb). Dalamak (kumaş veya giysi). İğnelenme. Karıncalanma. Ufak diken. Hafifçe batırmak. Batırmak. Diken. Sivri uç. Prickled : Dalamak (kumaş veya giysi). Ufak diken. Hafifçe batırmak. Karınc...
Prickliest nedir : Acı veren. Huysuz. Zor. Çabuk sinirlenen. Dikenli. İğne gibi batan. Aksi. Çapraşık (mesele). Karıncalanan. Asabi. Prickliness : Sinirlilik. Dikenlilik. [#Terslik. : İğnelemek. Karıncalanma. Batırmak. Karıncalanmak. Prick...
Prickling nedir English: I have a prickling sensation in my left eye. Turkish: Benim sol gözümde bir karıncalanma hissi var. : Terslik. Dikenlilik. Sinirlilik. Pricklier : Aksi. Dikenli. Asabi. İğne gibi batan. Acı veren. Zor. Huysuz...
Prickly cedar nedir : Dalayan (kumaş veya giysi). Huysuz. Aksi. Çabuk kızan. Acı veren. Zor. İğne gibi batan. Dikenli. Çabuk sinirlenen. Çapraşık (mesele). Cedar : Sedir. Dağservisi. Kozaklılardan, kerestesi gitar kasası üst tahtası olarak ku...