Prickly türkçesi Prickly nedir

  • Aksi.
  • Acı veren.
  • Çapraşık (mesele).
  • İğne gibi batan.
  • Asabi.
  • Dalayan (kumaş veya giysi).
  • Karıncalanan.
  • Huysuz.
  • Çabuk sinirlenen.
  • Dikenli.
  • Zor.
  • Çabuk kızan.

Prickly ile ilgili cümleler

English: The question of free will is a prickly conundrum to religion.
Turkish: Özgür irade sorunu din için bir dikenli bir bilmece.

Prickly ingilizcede ne demek, Prickly nerede nasıl kullanılır?

Prickly cedar : Katran ardıçı. Katran ardıcı. Servigiller (cupressaceae) familyasından, yaprakları dikenli ve kışın kalıcı, meyvelerinden andız katranı elde edilen, ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü.

Prickly heat : Isırgın. İsilik.

Prickly juniper : Katran ardıçı. Juniperus oxycedrus. Katranardıcı.

Prickly pear : Firavuninciri. Hintinciri. Kaynanadili. Frenk inciri. Hint inciri. Frenkinciri. Firavuninciri (meyve).

Prickle : Batırmak. Karıncalanma. İğnelenme. İğnelemek. Sivri uç. Karıncalanmak. Ufak diken. Batmak (ufak diken vb). Hafifçe batırmak. Diken.

Prick of conscience : Vicdan azabı.

Prickled : Dalamak (kumaş veya giysi). Karıncalanmak. Batırmak. Batmak (ufak diken vb). Ufak diken. Hafifçe batırmak. Karıncalanma. İğnelemek. İğnelenme. İğnelenmek.

Prickles : Hafifçe batırmak. İğnelenme. Dalamak (kumaş veya giysi). Karıncalanma. Batmak (ufak diken vb). Sivri uç. İğnelemek. Ufak diken. Batırmak. İğnelenmek.

 

Prickliness : Terslik. Dikenlilik. Sinirlilik.

Pricklier : Aksi. Zor. Çabuk sinirlenen. Çapraşık (mesele). Dalayan (kumaş veya giysi). Karıncalanan. Huysuz. Dikenli. İğne gibi batan. Asabi.

İngilizce Prickly Türkçe anlamı, Prickly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prickly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

As cross as two sticks : Küplere binmiş. Siniri tepesinde.

Bilious : Ters. Safra ile ilgili. Safralı kusma sendromu. Köpeklerde, kusmuğun içerisinde safranın bulunması. uyku sırasından safranın oniki parmak bağırsağından mideye geri akmasından kaynaklanır ve genellikle sabahları görülür. Safralı. Öd ile ilgili. Öde ait. Safraya ait.

Dampy : Sıkıntılı. Kederli. Üzgün. Maden gazı içeren (madencilik). Rutubetli. Nemli.

Contrary : Zıt. Aykırı. Tersine. Ters. Tamamen farklı. Uymayan. Aksine. Karşı.

Growly : Mızmız. Hırıltılı. Şikayet eden. Höthöt. Durmadan sızlanan. Dırdırcı. Homurdanan. Alıngan. Hırıltı sesi olan.

Complicated : Anlaşılmaz. Karmaşık. Karışık. Dallı budaklı. Komplike. Çetrefil. Çetrefilli. Çapraşık. Anlaşılması zor.

Bloody minded : Dik kafalı. Gıcık. Gaddar. Zalim. Kıl. Ters. Hunhar.

Aculeate : Keskin. Sivri. İğneli. İğnesi olan (haşarat). Keskin kenarları olan (biyoloji terimi).

Splenetic : Meraklı. Dalağından rahatsız kimse. Dalak. Dalak hastası kimse. Dalağa ait. Aşırı titiz. Öfkeli. Dalağa ilişkin. Titiz.

Contra : Karşıt. Karşı. Zıt. Ters. Aksine. Kontra. Hesabın alacak bölümü. Karşı, zıt.

 

Prickly synonyms : barbellate, techy, bristled, spunky, torturesome, armed, brambliest, constraints, pricklier, bramblier, spikiest, agonising, hasty, petulant, afflictive, bristly, thorny, atrabilious, grievous, setaceous, clunky, acanthoid, bad tempered, spiky, setose, crustiest, cantankerous, hurtful, compulsions, awkward, crucial, temperamental, painful.

Prickly zıt anlamlı kelimeler, Prickly kelime anlamı

Good natured : Hoşgörülü. Yardımsever. Yumuşak. İyi huylu. Babacan.

Unarmed : Silahsız. Silahsızlandırılmış. Savunmasız. Korumasız.

Prickly ingilizce tanımı, definition of Prickly

Prickly kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a prickly shrub. Full of sharp points or prickles. Armed or covered with prickles.