Prickle türkçesi Prickle nedir
- Diken.
- Ufak diken.
- İğnelenmek.
- İğnelenme.
- [#karıncalanma Karıncalanmak].
- İğnelemek.
- Batmak (ufak diken vb).
- Hafifçe batırmak.
- Dalamak (kumaş veya giysi).
- Karıncalanma.
- Sivri uç.
- Batırmak.
Prickle ingilizcede ne demek, Prickle nerede nasıl kullanılır?
Prickled : Batmak (ufak diken vb). İğnelemek. İğnelenmek. Dalamak (kumaş veya giysi). Batırmak. Karıncalanmak. Ufak diken. Karıncalanma. İğnelenme. Hafifçe batırmak.
Prickles : Batırmak. İğnelenme. Hafifçe batırmak. İğnelemek. Karıncalanmak. Ufak diken. Diken. Batmak (ufak diken vb). Karıncalanma. Sivri uç.
Pricklier : Zor. Dikenli. Çapraşık (mesele). Asabi. Aksi. Acı veren. Karıncalanan. Dalayan (kumaş veya giysi). Huysuz. Çabuk sinirlenen.
Prickliest : Dikenli. Karıncalanan. Asabi. Çabuk sinirlenen. Zor. Dalayan (kumaş veya giysi). Aksi. Çapraşık (mesele). Acı veren. İğne gibi batan.
Prickliness : Terslik. Sinirlilik. Dikenlilik.
Prick of conscience : Vicdan azabı.
Prickly juniper : Katran ardıçı. Juniperus oxycedrus. Katranardıcı.
Prick the bubble : Boşa çıkarmak. Foyasını meydana çıkarmak. Foyasını çıkarmak.
Prickling : Karıncalanmak. Batırmak. İğnelemek. Karıncalanma.
Prickly : Çabuk kızan. Çabuk sinirlenen. Karıncalanan. Dikenli. Zor. Çapraşık (mesele). Aksi. Acı veren. Dalayan (kumaş veya giysi). Huysuz.
İngilizce Prickle Türkçe anlamı, Prickle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prickle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Erector : Kaldıran, dik tutan, diken. Kurucu. Montör. Erektor. Montajcı. Bir organı kaldıran veya dikleştiren kas. Roket taşıma yükleme aracı. Dik tutan şey. Erektör. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Pins and needles : Uyuşma.
Chaeta : Sert saç (zooloji). Sert kıl. Domuz kılı.
Sting : Sızlamak. Isırmak. Sokmak (arı vs.). Acıtmak. Koymak. Isırmak (bitki). Acı çekmek. Acımak. Acı olmak. Yakmak (soğuk).
Bankrupt : Mahvetmek. Çökertmek. İflas etmiş kimse. İflas etmiş. Müflis. Batkın. Yükümlülüklerini yapmaya, borçlarını ödemeğe gücü olmayan ve bu nedenle batkınlıklarına karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler. Mahvolmuş.
Briars : Çalı. Dikenli çalı. Yaban gülü. Ağaç fundası. Funda. Süpürgeotu.
Barbing : İğneleyici söz. Olta kancası. Olta çengeli. Çengel. Mağrip atı. Uç. Çengel takmak. Sakal. İğneli söz.
Tingle : Sızlamak. Ürpermek. Tatlı bir ürperti. Çınlamak. Sızı. Çınlama. Tatlı bir şekilde ürpermek. Telaş. Karıncalanmak (vücutta bir yer).
Prickle synonyms : prickled, feel benumbed, barbs, decry, awn, erectors, empale, formication, jag, pinned, jags, bankrupting, briar, tingled, prick, bankrupted, prongs, bollixing, awns, cusp, quipping, quip, cusps, pronging, quipped, crawls, bollixes, spike, bezel, swarm, hawthorns, prickling, have pins and needles.
Prickle ingilizce tanımı, definition of Prickle
Prickle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A spine. A small, sharp point. A little prick. A fine, sharp process or projection, as from the skin of an animal, the bark of a plant, etc. To prick slightly, as with prickles, or fine, sharp points.

Bu kısımda Prickle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prickle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prickle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prickle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.