Prickles türkçesi Prickles nedir

Prickles ingilizcede ne demek, Prickles nerede nasıl kullanılır?

Prickle : İğnelemek. Batmak (ufak diken vb). Dalamak (kumaş veya giysi). İğnelenme. Karıncalanma. Ufak diken. Hafifçe batırmak. Batırmak. Diken. Sivri uç.

Prickled : Dalamak (kumaş veya giysi). Ufak diken. Hafifçe batırmak. Karıncalanmak. İğnelenmek. Batmak (ufak diken vb). Karıncalanma. İğnelemek. İğnelenme. Batırmak.

Pricklier : Acı veren. Huysuz. Çabuk sinirlenen. İğne gibi batan. Dikenli. Karıncalanan. Çapraşık (mesele). Aksi. Zor. Dalayan (kumaş veya giysi).

Prickliest : Aksi. Karıncalanan. Dalayan (kumaş veya giysi). Çapraşık (mesele). İğne gibi batan. Zor. Acı veren. Huysuz. Dikenli. Asabi.

Prickliness : Sinirlilik. Dikenlilik. Terslik.

Prickly : Karıncalanan. Çabuk kızan. Huysuz. Çabuk sinirlenen. Aksi. Çapraşık (mesele). İğne gibi batan. Asabi. Dalayan (kumaş veya giysi). Zor.

Prick of conscience : Vicdan azabı.

Prickly cedar : Katran ardıcı. Servigiller (cupressaceae) familyasından, yaprakları dikenli ve kışın kalıcı, meyvelerinden andız katranı elde edilen, ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü. Katran ardıçı.

 

Prick test : Penisilinlere bağlı alerjik reaksiyon olup olmadığını tespit etmek için yapılan bir tür deri duyarlılık testi, iğneleme testi. Prik testi. İğneleme testi.

Prick up its ears : Dikkat kesilmek. Kulaklarını dikmek.

İngilizce Prickles Türkçe anlamı, Prickles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prickles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chaeta : Domuz kılı. Sert kıl. Sert saç (zooloji).

Valuable : Kıymetli. Değerli. Düzeyli. Pahada ağır. Değerlendirmek. Mücevherat. Faydalı. Kıymetli şeyler. Çok yararlı. Pahalı.

Decry : Kınamak. Azarlamak. Zemmetmek. Kötülemek. Rezil etmek. Yermek.

Briar : Yaban gülü. Funda. Brier. Süpürgeotu. Çalı. Ağaç fundası. Dikenli çalı.

Bankrupting : İflas ettirmek. İflas. Müflis. Çökertmek. Borcunu ödeyememiş. İflas etmiş. Batkın. Mahvetmek. İflas etmiş kimse.

Decried : Kötülemek. Kınamak. Rezil etmek. Zemmetmek. Azarlamak. Yermek.

Hawthorns : Akdiken. Geviş. Edren. Beyazdiken. Geyik dikeni. Alıç. Beyaz diken.

Briars : Yaban gülü. Funda. Süpürgeotu. Çalı. Ağaç fundası. Dikenli çalı.

Bezel : Façeta. Şev. Lamba çerçevesi. Sunucu kapağı. Kenar. Değerli bir taş veya saat camını tutan kertik. Bıçağın eğimli ağzı. Çıkıntı. Kaş.

Prickles synonyms : sweet pickle, dill pickle, prickling, pittings, tingling, awn, cusps, awns, invaluable, break, erector, spike, pronging, blooped, pricking, erecter, gherkin, decries, needled, relish, prickled, hawthorn, formicate, pinned, pin on, caper, peak, bankrupted, prickle, empaling, quipped, jag, prong.

Prickles zıt anlamlı kelimeler, Prickles kelime anlamı

Worthless : Adi. Karaktersiz. Değersiz. Kötü.

Good natured : İyi huylu. Hoşgörülü. Yardımsever. Babacan. Yumuşak.