Bezel türkçesi Bezel nedir

  • Yüzük kaşı.
  • Değerli bir taş veya saat camını tutan kertik.
  • Façeta.
  • Çıkıntı.
  • Bıçağın eğimli ağzı.
  • Sivri uç.
  • Kaş.
  • Lamba çerçevesi.
  • Kenar.
  • Sunucu kapağı.
  • Şev.

Bezel ingilizcede ne demek, Bezel nerede nasıl kullanılır?

Bezels : Değerli bir taş veya saat camını tutan kertik. Bıçağın eğimli ağzı.

Bezeq law : Bezeq kanunu. Telefon servisleri tedarikini düzenleyen yasa.

Bezalel : Bir erkek adı (ibranice).

Bezant : Bizans sikkesi. Disk benzeri süs eşyası.

Bezantler : Bizans sikkesi.

Bezoar : Mide-bağırsak sisteminde bitkisel veya hayvansal kılların veya liflerin kümeleşip sertleşmesi ve sindirim kanalını terk etmeemsi sonucu oluşan ve tarihte panzehir olarak kullanılan taş benzeri kitle. Bezoar. Bazı hayvanların midelerinde veya bağırsaklarında bulunan sert oluşum.

Bezique : Bezik. Bir iskambil oyunu.

Bezier : Bir kavisli hatlar ve yüzeyler çizimi seti formüle eden regie renault'nun fransız bir mühendisi. Pierre bezier (1910-1999). Bir soyadı.

Bezier curve : Özel bir matematiksel formülle üretilen kavis. Bezier kavisi.

Bezier screen saver : Bezier ekran koruyucusu.

İngilizce Bezel Türkçe anlamı, Bezel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bezel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Coign : Dirsek. Çıkıntılı köşe. Köşe.

End piece : Uç parçası. Bitiş parçası. Son parça.

Brinks : Kıyı. Eşik (felaket için). Eşik. Ağız. Ağız (kaya, uçurum). Kenar (uçurum için).

Bulges : Geçici artış. Pörtlemek. Şiş yapmak. Tümsek. Esnemek. Çıkıntı yapmak. Şişmek. Pırtlamak. Bel vermek.

Prong : Sivri uçlu alet. Tırnak. Çatal batırmak (toprak). Çatal. Yaba. Çatal saplamak (toprak). Çatal dişi. Toprağı çatalla delmek. Çatal ucu.

Brow : Yamaç. Yüz. Çehre. Alın. Tepe.

Dentation : Çentik. Tarak şekilli. Taraksı çıkıntı. Tarak şeklinde olan şey. Diş gibi çıkıntı.

Featheredges : İnce ağız. Keskin kenarlı tuğla. Pah. Pahlı kenar. Keskin kenar. Zayıf köşe.

Bezel synonyms : bezels, eyebrow, brims, bump, raking, capes, escarps, brink, talus, brim, featheredge, edging, cape, eye brow, extreme, fringe, jags, supercilium, eaves, cusps, scarps, pronging, buckle, boundary, eyebrows, glacis, peak, facet, girdles, beveled, escarp, girdle, vignetted.

Bezel ingilizce tanımı, definition of Bezel

Bezel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The rim which encompasses and fastens a jewel or other object, as the crystal of a watch, in the cavity in which it is set.