Prong türkçesi Prong nedir

  • Sivri uç.
  • Çatal.
  • Sivri uçlu alet.
  • Tırnak.
  • Çatal ucu.
  • Yaba.
  • Çatal dişi.
  • Çatal saplamak (toprak).
  • Toprağı çatalla delmek.
  • Çatal batırmak (toprak).

Prong ingilizcede ne demek, Prong nerede nasıl kullanılır?

Prong chuck : Tırnaklı ayna.

Pronged : Çatallı.

Pronghorn : Amerika antilopu. Çatalboynuzlu hayvan. Çatalboynuzlu antilop. Amerikan antilobu.

Pronghorns : Çatalboynuzlu antilop. Amerikan antilobu. Çatalboynuzlu hayvan.

Pronging : Çatal batırmak (toprak). Sivri uçlu alet. Toprağı çatalla delmek. Çatal dişi. Çatal ucu. Çatal saplamak (toprak). Yaba. Çatal. Tırnak. Sivri uç.

Pronators : Pronator.

Prone to : Yatkın. Eğilimli.

Pronephros : İlkel omurgalıların (balıklar) boşaltım organı. memeli embriyosunda ilk oluşan boşaltım organı. pronefroz. Pronefroz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlk böbrek, böbreğin ilk gelişme biçimi. embriyoda ilk oluşan, memelilerde rudimenter ve işlevsel olarak gelişmeyen, amfiyoksus ve balıklarda ise etkin olan esas böbrek. evcil hayvanlarda 7–8 adet olan pronefroz borucukları etkin değildir. Birincil böbrek.

Proneness : Meyil. Yüzükoyun yatma. Temayül. Yüzükoyun yatış. Eğilme. Eğilim. Eğimli olma.

Pronephrose : Pronefroz. Birincil böbrek. Omurgalılarda görülen en basit böbrek tipi, birincil böbrek.

 

İngilizce Prong Türkçe anlamı, Prong eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prong ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grease nipple : Yağlık memesi. Gres nipeli. Gres rekoru. Gresör. Gresör memesi. Katıyağın, yağlanacak olan yere doldurulmasını sağlayan delikli küçük meme. Gres memesi. Gresörlük.

Cusps : Zirve. Uç. Doruk.

Clevises : Kenet demiri.

Breasthook : Yatırma paraçolu.

Tine : Boynuz çatalı. Tarak dişi. Diş (çatala ait). Diş. Dişli.

Teeth : Damak zevki. Dişler. Diş şekilli işleyici organ. Tırtık. Diş çıkarmak. Pütür. Dentes dens. Diş. Sert yüzey (kağıt vb.). Sevme (yemek).

Hoof : Toynaklı olan memelilerin parmaklarının uç bölgesinde, ön tarafını korumaya yarayan boynuz maddesinden yapılmış kısım. Toynaklı hayvan. Tepmek. Sağ. Yaya gitmek. Tekmelemek. Çiftelemek (at vb). Dans etmek. Ayak.

Nail : Kakmak. Çakmak. Kavramak. Çivi. Sıkı sıkı bağlamak. Çivilemek. Parmakların ucunda bulunan ve üst deriden gelişen keratin yapılar. Meydana çıkarmak. Enselemek. Vurmak.

Pitchfork : Sürmek. Sokmak. Dirgen ile savurmak. Zorla sokmak. Dirgen. Diren. Dirgen kullanmak. Diyapazon.

Prong synonyms : fingernails, belt buckle, peak, spike, fans, fork, prickle, pawl, pronging, cams, clift, prickles, commissura, trident, difficult, fingernail, wooden fork, crotch, crotches, hayfork, bifurcated, buckle, fan, winnow, clevis, bezel, claw, clifts, tines, jag, britannia, furca, hoofing.

Prong ingilizce tanımı, definition of Prong

Prong kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sharp-pointed instrument.