Diren nedir, Diren ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
2.bk. dirgen-1.
Harmanda sapları yaymaya yarayan demir ya da tahtadan yapılmış ucu çatallı tarım aygıtı.
1.bk. dirgen-
İnce: Diren ayaklı çocuk.
Çatal.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
[Bakınız: dirgen -2]
Diren isminin anlamı, Diren ne demek:
Erkek ismi olarak; Toplayan.
Diren hakkında bilgiler
Diren - Türk ve Altay halk inancında ve mitolojisinde Şeytan Piri. Tiren (Tiyren, Teyren) de denir. Şeytani İnsan. Kuran-ı Kerim’deki “Şeytan Evliyası” tabiri ile benzerlik gösterir. İnsanların her tür isteklerini yerine getiren kötücül ruhlara da bu ad verilir. Fakat bu ruhun karşısındaki insan o kadar kötüdür ki, onun tarafından kandırılır. İşte bu kişilere Diren denilir. Eren kavramının karşıtı olarak algılanır.
Teyren (Seren, Seğeren, Seğren, Seyren) – Türk ve Altay mitolojisinde İblis. Tayran da denir. Tek ayaklı, tek kollu, tek elli, tek bacaklı ve tek ayaklıdır. Tek gözlüdür ve o gözünü de uzun kirpikler örter. Gözüne göründüğü kişinin sahibi olur ve o ne istiyorsa yapar fakat karşılığında onun ruhuna sahip olur. Bu yönüyle Faust’taki Mefisto’yu (İblisi) andırır. Sözcüğün Arapça Tayran (Kuşlar) ile hiçbir ilgisi yoktur. Çünkü bu varlığın yer aldığı Vugur Türkleri’nin İslam veya Arap Dünyası ile hiçbir bağı olmamıştır. Kelime "Diren" sözcüğünden türemiştir. Seren veya Sereğen olarak söylenişi ise Yuanan mitolojisindeki Siren adlı varlıkları akla getirir. Sirenler söyledikleri şarkılar iye denizcileri büyüleyip kandıran, denizkızına benzer şeytani özellikleri olan varlıklardır. Onlar da tıpkı insan ruhunu ele geçiren Sereğen gibi insanları alıkoyarlar. Sirenler bunu ruhsal olarak değil denizcileri alıp kendi adalarına götürerek köleleştirerek gerçekleştirirler.
(Dir/Tir) kökünden türemiştir. Canlılık ve karşıtlık anlamı vardır. Aynı zamanda dirgen adlı üç çatallı tarım aracının diğer söyleniş biçimidir. Eski Türkçede Tirge/Tire, Moğolca Tarhı, Tunguzca Türe sözcükleri küfretmek, lanetlemek, hor görmek anlamları taşır ve bu sözcükle de bağlantılıdırlar. Eren sözcüğüyle olan karşıtlığı Evrim ve Devrim sözcüklerindeki karşıtlığa benzer bir durumdur.
Diren ile ilgili Cümleler
- Direniş boşuna.
- O direnmekten vazgeçti ve kendini kaderine teslim etti.
- Yöneten seçkinlerin zulmüne karşı direnin.
- Direnmenizin faydası yok.
- Neden direniyorsun?
- Baskıya direnin, özgürlüğünüzü talep edin.
- Direndim.
- Çikolata söz konusu olduğunda direnç faydasızdır.
- Direnmeliyim.
- Direniş hareketi yeraltına indi.
- Dört çekerli arabalar kaygan ve ıslak düzeylerde direnebilir.
- Amerika'daki raporlarda, Irak ordusu tarafından yapılan gerilla direnişi terörizm olarak adlandırılır.
- Direnişe direnin !
- Dirençli bakteri çoğalmaya devam etmekte ve hastalığın daha uzun sürmesine hatta ölüme yol açmaktadır.
Diren anlamı, tanımı:
Dirgen : Genellikle harmanda sapları yaymaya yarayan demirden, çatallı bir tarım aracı, diren.
Direnç : Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans. Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans.
Dirençli : Direnci olan.
Dirençsiz : Direnci olmayan.
Dirençsizlik : Dirençsiz olma durumu.
Direngen : İnatçı.
Direngenlik : İnatçılık.
Direnim : Temerrüt. Direnme işi, inat, taannüt.
Direniş : Direnme işi.
Direnişçi : Karşı koyan, dayanan kimse.
Direnişçilik : Direnişçi olma durumu.
Direnleme : Direnlemek işi.
Direnlemek : Dirgenle yaymak.
Direnme : Direnmek işi.
Direnmek : Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek.
Balast direnç : Gerilimin büyük değişimlerinde, devredeki akımı sabit tutmak için konulan direnç.
Öz direnç : Her cismin elektrik akımına karşı gösterdiği direnç.
Türk : Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse.
Halk : Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Yaratma. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali.
Mitoloji : Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü. Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim.
Şeytan : Çok kurnaz, uyanık (kimse). Kötü düşünceli, kötü niyetli kimse. Hz. Âdem'e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah'ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten cin, iblis.
Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).
Şeytani : Şeytanla ilgili. Şeytanca.
İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).
Diren durmak : Yeni yürümeye başlayan çocuk tay durmak.
Dirence : Kol demiri, destek. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen.
Direncen : Hayvan yüklemek için kullanılan ucu çatal şeklinde sopa.
Direnç alıştırmaları : Vücut bölümlerini eşle, ya da bir araçla sağlanan -ölçülü bir basamaklama ile artırılan- dirence karşı çalıştıran alıştırmalar.
Direnç dönemi : Sinir ya da kasların bir bölümüne uygulanan bir uyarandan sonra bu bölümün kısa bir süre ikinci bir uyarana karşı duyarsız kalması.
Direnç : Maddenin elektriği iletme yeteneğinin bir ölçüsü; direnç ne kadar düşükse elektrik iletkenliği o kadar yüksektir.
Direnç faktörü : Birçok bağırsak bakterilerinde bulunan ve antibiyotiklere dayanıklılık faktörü taşıyan plâzmitler. R faktörü, rezistans faktörü. Birçok bakteride bulunan ve antibiyotiklere dayanıklılık faktörü taşıyan plazmitler.
Direnç fırını : İçinde ısıtıcı öğe olarak, uygun elektrik dirençli metal parçalar kullanılan fırın.
Direnç kaynağı : Direnç kaynağı yapmayla oluşturulmuş kaynak.
Direnç kaynağı yapma : Elektrik direnciyle oluşan yüksek ısıdan yararlanılarak yapılan kaynak işlemi.
Diğer dillerde Diren anlamı nedir?
İngilizce'de Diren ne demek? : n. pitchfork
v. resist, stand, stand out against, fight back, refuse, withstand, hold out, hold up, jib, jib at doing, persevere, offer resistance, make a stand for, stand out, stick up to
Fransızca'da Diren : fourche [la]
Almanca'da Diren : n. Heugabel, Mistgabel
Rusça'da Diren : n. вилы (PL)


Bu kısımda Diren nedir? Diren ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Diren tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Diren hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.