Çatal nedir, Çatal ne demek
- İki veya daha çok kola ayrılan değnek.
- Dirgen.
- Bir tür olta iğnesi

- Ucu kollara ayrılmış.
- İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir.
- Dallı olan şeylerin her kolu.
- Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç.
- İki taraflı.
- Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.
"Çatal" ile ilgili cümleler
- "Çatalı elinden düştü, ağzı açık kaldı." - P. Safa
- "Çatal yol."
- "Çatal söz."
- "Evlerinin önü çatal pınarlar / İçerler suyunu beni anarlar" - Halk türküsü
Çatal hakkında bilgiler
Çatal, yemek yerken kullanılan, ekseni uzun, dört dişli olan genellikle madenî alettir.
Ayrıca, atlı arabalarda okun girdiği yere, pamuk eğirmeye yarayan alete, ekseri buğdaygillerin hasadında kullanılan iki uçlu tarım aracına, keskiye benzer uzunca alete de çatal adı verilir.
Çatal ile ilgili Cümleler
- Çatallar nerede?
- Çatalların yemek için genel kullanımı milattan sonra onuncu yüzyılda başladı.
- Çubuk makarnayı çatalına dolayıp da mı yiyorsun?
- Çatallar yıllardır Avrupa'da ve Yakın Doğu'da kullanılıyordu, ama yalnızca yemek pişirmek için.
- Spagettiyi çatalına dolayıp da mı yiyorsun?
- Bu bir çatal.
- Lütfen kendi çatal ve kaşığını getir.
- Ali kaşığını yere koydu ve bir çatal aldı.
- Hiç çatal yoktu.
- Çatalı iyi kullanamam.
- Ali pizzayı çatalla yiyor, Mary ise elleriyle.
- Çatal kirli
Çatal anlamı, tanımı:
Yemek : Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Birine alacağını vermemek, ödememek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Isırmak. Başkasının parasını harcamak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Kandırmak.
Dört : Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Dört sayısının adı. Üçten bir artık.
Dişli : Kaya balığı. Beklenmedik düzeyde olan. Dişleri olan çark. Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç. Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse). Dişleri olan.
Çatal görmek : Net görememek, bir şeyi iki görmek.
Çatal matal kaç çatal : Üzerine atlanıp sırtına oturulacak gözleri kapalı kişinin, üzerinde oturanın tek veya çatal biçimde kaldırılmış çift parmağının kaç olduğunu bilmesi temeline dayanan bir tür birdirbir oyunu.
Çatal ağız : Delta.
Çatal aşı : Yeşilmercimek, kuru barbunya, dövme soğan, tereyağı ve baharat kullanılarak hazırlanan bir çorba türü.
Çatal ayak : Ateşli bir silahın namlusuna destek olan, genellikle ters V biçiminde yere kurulan iki ayaklı parça.
Çatal bel : Bahçeyi bellemeye yarayan ucu çatallı ve saplı alet.
Çatal bıçak takımı : Sofra için gerekli olan çatal, kaşık, bıçak ve diğer servis araçlarının tümü.
Çatal çivi : Elektrik ve telefon kablolarını süpürgeliğe, kapı, pencere pervazı vb. ahşap yüzeylere tutturmakta kullanılan, iki ucu sivri, U biçiminde özel çivi.
Çatal don : Paçaları diz üstünde kalan don.
Çatal flama : Uçkurluğun karşı kenarı çatal olarak yapılmış olan işaret flaması.
Çatal iğne : İki veya üç çengeli olan olta iğnesi.
Çatal kaldıraç : Önünde uzanan iki kolla özel hazırlanmış paletli yükleri kaldırıp taşıyan veya istif eden motorlu araç.
Çatalkara : Bir tür kara üzüm.
Çatal kargı : Büyük balıkları zıpkınlayarak avlamakta kullanılan üç dişli, sivri uçlu araç, çatal zıpkın.
Çatal kazık : Tutumu farklı olduğu için işin yürümesine engel olan yetkili kimse. Sonuçta ne olacağı belirsiz, karışık, karanlık ve şüpheli durum.
Çatal kundak : Açıldığında V biçiminde olan iki ayaklı top kundağı.
Çatalkuyruk : Ucu kırlangıç kuyruğu biçiminde olan bayrak. Uzun ve ince gövdeli, ılık denizlerde yaşayan bir tür balık (Lepidopus caudatus).
Çatal sakal : Sakalı ortadan ikiye ayrılmış (kimse). Çatal biçiminde ikiye ayrılmış sakal.
Çatal ses : İki perdeden çıkar gibi olan ve kulağı tırmalayan ses.
Çatal yürek : Çatal yürekli.
Çatal zıpkın : Çatal kargı.
Üççatal : Büyük balıkları avlamak için kullanılan ucu üç çatallı zıpkın.
Çatal kazık yere batmaz : Birden çok kimsenin söz sahibi olduğu iş yürümez.
Çatal yürekli : Cesur, korkusuz, çatal yürek.
Çatal yüreklilik : Çatal yürekli olma durumu.
Çatalca : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
Çatallanmak : Çatal gibi ikiye ayrılmak.
Çatallaşmak : İki veya daha çok ihtimal ortaya çıkarak anlaşılması güç bir duruma gelmek.
Çatallaştırmak : Çatallaşmasına yol açmak.
Çatallı : Pürüzlü (ses). Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Çatal durumunda olan.
Çatallı iğne : Çengelli iğne.
Çatallık : Çatal konulan yer.
Çatalpınar : Ordu iline bağlı ilçelerden biri.
Çatalzeytin : Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
İş çatallanmak : Bir işte güçlükle karşılaşmak.
Kola : Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolalama. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta.
Değnek : Değnekle atılan dayak. Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak.
Ağaç : Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.
Dallı : Dalları olan. Üzerinde dal ve çiçek deseni bulunan (kumaş).
Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.
Metal : Bu maddeden yapılmış. Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı.
Eksen : Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Dingil. Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver.
Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.
Dirgen : Genellikle harmanda sapları yaymaya yarayan demirden, çatallı bir tarım aracı, diren.
Bir : Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sayıların ilki. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber. Bir kez. Sadece.
Tür : Dolaşma. Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş.
Olta : Genellikle, bir olta takımının ava hazır bütünü. Hile, düzen, oyun, yem. Balık avlamada kullanılan, ucuna çengelli iğne takılı, çoğunlukla naylon tellerden veya at kuyruğu kılından yapılmış iplik.
İki : Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı. Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık.
Taraflı : Yandaş. Herhangi bir yöreden olan. Yanı ve yönü olan.
Anlamlı : Anlamı olan, manalı. İçeriği olan. Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar.
Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.
Çatalcılık : Bir çatı altında birleşmiş birkaç yapı.
Çatalçam : Adana şehrinde, Tufanbeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Amasya şehri, Ezinepazarı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Balıkesir ilinde, Dursunbey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Çanakkale şehrinde, Yiğitler nahiyesine bağlı bir bölge. Düzce ili, Kaynaşlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan şehrinde, Çatalçam nahiyesine bağlı bir bölge. Gaziantep ilinde, Doğanpınar bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu ilinde, Akkaya bucağına bağlı bir yer. Manisa ilinde, Soma belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Mardin kenti, Dargeçit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Samsun şehri, Taflan nahiyesine bağlı bir yer.
Çatalçeşme : Aksaray ili, Ağaçören belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ankara ili, Balâ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Bayburt ilinde, Demirözü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Çataldere : Ardahan kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Erzurum ilinde, Şenyurt nahiyesine bağlı bir yer. Rize şehrinde, Kaptanpaşa bucağına bağlı bir yer. Trabzon kenti, Of ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Çataldut : Diyarbakır şehri, Çüngüş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Çatalelma : Çankırı kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum şehrinde, Gaziler nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Çatalerik : Bitlis şehri, Meydan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Çatalgül : Erzurum ilinde, Karaköprü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Çatalharman : Elâzığ şehri, Harput nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İçel şehrinde, Mut ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Çatalhurma : Şanlıurfa şehri, Harran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Diğer dillerde Çatal anlamı nedir?
İngilizce'de Çatal ne demek? : adj. forked, bifurcated, two sided, difficult
n. fork, prong, clevis
Fransızca'da Çatal : fourchette [la]
Almanca'da Çatal : n. Besteck
Rusça'da Çatal : n. развилина (F), рогулька (F), вилка (F), рог (M)
adj. разветвленный, раздвоенный, двусторонний, запутанный

Bu kısımda Çatal nedir? Çatal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çatal tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çatal hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.