Değnek nedir, Değnek ne demek

"Değnek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Arabayı çeken lagar mandaları bir nefer, kalın bir değnekle hayladı." - A. H. Müftüoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Cirit oyunu: Mustafa'nın düğününde değnek oynandı.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Meddahın elinde tuttuğu, çeşitli nesneleri göstermede kullandığı sopa.

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: değnel]

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

İçel şehri, Arslanköy bucağına bağlı bir yer.

Değnek anlamı, tanımı:

Değnek gibi : Çok zayıf ve ince.

Çobandeğneği : Karabuğdaygillerden, beyaz veya pembe çiçekli, yürek biçimi yapraklı, otsu bir kır bitkisi (Polygonum aviculare).

Işık değneği : Bir ışık kaynağından yayılan yoğun aydınlık, hüzme.

Koltuk değneği : Ayak ve bacakları sakat olanların yürürken koltuklarıyla dayandıkları uzun değnek. Başkalarına destek olan kişi.

Değnekçi : Parklarda düzeni sağlamaya çalışan kimse. Şehir düzeni ile ilgili görevli. Motorlu taşıtların çalıştığı yerlerde yolcuların binişi ve taşıtların sıra düzenini sağlayan kimse, kâhya.

Değnekçilik : Değnekçinin yaptığı iş.

Değneklemek : Değnekle vurmak.

Delinin eline değnek vermek : Kötülük yapabilecek bir kimsenin davranışlarını kolaylaştırmak.

 

İki ucu boklu değnek : Ne yönden bakılırsa bakılsın çözülmesi çok güç iş veya durum.

İncelik : Ayrıntı. İnce olma durumu. İnce davranış gösterme, zarafet, nezaket. Bir işin herkesçe görülemeyen nitelikleri.

Düzgü : Norm.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Sopa : Kalın değnek. Dayak, kötek.

Çomak : Ucu topuzlu değnek.

Atıl : Tembel. Etkisiz, işe yaramaz. İşsiz, aylak. Süreduran.

Dayak : Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.

Değnek çekirgeleri : Bulunduğu yerin rengine uyma özelliği de gösteren ve tarım bitkileri için zararlı olabilen çöpümsü ya da yaprağımsı görünüşte düzkanatlılar familyası.

Değnek sahibi : Kaptanlık belirtisi olarak bir değnek taşıyan, kapudane, patrona ve riyale aşamalarındaki deniz komutanlarına verilen ad.

Değnekleme : Değneklemek işi.

Değnekler : Manisa şehrinde, Gölmarmara belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Değnekli kukla : Organları, alttan değneklerle hareket ettirilen kukla.

Değnek ile ilgili Cümleler

  • Ali bir değnek olmadan yürüyemedi.
  • Ali sihirli değneğini bir sihirli değnek dükkanından aldı.
  • "u sihirli bir değnek." Emin misin, Tom? Bu sadece normal bir değneğe benziyor."
  • Koltuk değneklerimin nerede olduğunu bilmiyorum. Onları gördün mü?
  • Ali koltuk değnekleri olmadan yürüyemedi.
  • Koltuk değnekli bir genç kız Tom'a nerede yaşadığını sordu.
  • Gelecek ay boyunca koltuk değnekleriyleyim.
 

Diğer dillerde Değnek anlamı nedir?

İngilizce'de Değnek ne demek? : n. stick, cane, rod, cudgel, ferule; staff

Fransızca'da Değnek : bâton [le], canne [la], baguette [la], gaule [la]

Almanca'da Değnek : n. Bakel, Bengel, Rute, Spießrute, Stab, Stock

Rusça'da Değnek : n. палка (F), посох (M), палочка (F), клюшка (F), бита (F), наказание палкой (N)

adj. палочный