End piece türkçesi End piece nedir

End piece ingilizcede ne demek, End piece nerede nasıl kullanılır?

End : Taraf. Bitim. Bitmek. Amaç. Kalkmak. Sona ermek. İzmarit. Ölüm. Sona erdirmek. Son vermek.

Piece : Yamamak. Kısa yazı. Parçalarını eklemek. Tane. Pare. Eklemek. Parça koymak. Parça. Birleştirmek. Yamalamak.

End around borrow : Döngüsel ödünç.

End around carry : Uç-yuvarlaklaştırma eldesi. Döngüsel elde.

End around shift : Dönerli kaydırma.

End artery : Uç-atardamar. Diğer atardamarlarla anastomozu bulunmayan atardamar, end arter. Uç atardamar. End arter.

End capture : Yazıcı noktasını bırak. Yakalamayı sonlandır.

İngilizce End piece Türkçe anlamı, End piece eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak End piece ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capes : Harmaniye. Pelerin. Bazı şeylerin sivri ön bölümü. Kap. Harmani. Bir su kütlesine uzanan sivri kara parçası. Burun.

Bulge : Şişmek. Şişkinlik. Pırtlamak. Esnemek. Ani artış. Çıkıntı yapmak. Şiş yapmak. Tümsek.

Cape : Harmani. Harmaniye. Kap. Bazı şeylerin sivri ön bölümü. Pelerin. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Bir su kütlesine uzanan sivri kara parçası. Burun.

 

Buckle : Boyun eğmek. Yer yer kabarmak. Eğim. Bükülmek. Kırım. Yamultmak. Bükmek. Yamulmak. İliştirmek. Yenilgiyi kabul etmek.

Final section : Son bölüm.

Dentation : Tarak şekilli. Tarak şeklinde olan şey. Diş gibi çıkıntı. Çentik. Taraksı çıkıntı.

Bump : Çarpma. Çarpmak. Bindirmek. Sarsıla sarsıla gitmek. Çarpışmak. Şişlik. Şiş. Kütlemek. Gafleten. Güm diye.

Ear : Başak. Dikkat. Kulak verme. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. İşitme duyusu. Kulp. Kulak. Duyma yeteneği. Başaklanmak.

Coign : Dirsek. Çıkıntılı köşe. Köşe.

Bezel : Sunucu kapağı. Façeta. Şev. Yüzük kaşı. Lamba çerçevesi. Kenar. Değerli bir taş veya saat camını tutan kertik. Sivri uç. Bıçağın eğimli ağzı. Kaş.

End piece synonyms : coigns, bossage, eminentia, eaves, bulges, agger.