Cape türkçesi Cape nedir

  • Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü.
  • Burun.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Kap.
  • Harmaniye.
  • Bazı şeylerin sivri ön bölümü.
  • Bir su kütlesine uzanan sivri kara parçası.
  • Pelerin.
  • Harmani.
  • Çıkıntı.

Cape ile ilgili cümleler

English: The ship sailed around the cape.
Turkish: Gemi burnun etrafını dolaştı.

English: Have you ever been to Cape Cod?
Turkish: Hiç Cod Burnuna gittin mi?

English: They passed the Cape of Good Hope.
Turkish: Onlar Ümit Burnu'nu geçtiler.

English: Thursday Island is situated in the Torres Strait between Australia's northernmost Cape York and New Guinea.
Turkish: Thursday adası Avustralya'nın en kuzeyindeki Cape York ve Yeni Gine arasındaki Torres boğazında bulunmaktadır.

English: Our ship rounded the cape this morning.
Turkish: Gemimiz bu sabah burnun etrafını dolaştı.

Cape ingilizcede ne demek, Cape nerede nasıl kullanılır?

Cape chisel : Saplama kalemi. Yassı keski.

Cape cod : Cod burnu. Massachusetts'te (abd) bulunan bir yarımada.

Cape dutch : Güney afrikan hollanda lehçesi.

Cape golden mole : Böcekçiller (ınsectivora) takımının, altın köstebekgiller (chrysochloridae) familyasından, 12 cm kadar uzunlukta, afrika'da yaşayan bir tür. Altın köstebek.

 

Cape horn : Boynuz burnu. Güney amerika'nın en güney ucu.

Cape verde islands : Yeşil burun adaları. Cape verde adaları. Afrika'nın batı kıyısında senegal kıyılarına yakın yer alan adalar grubundan oluşan bir ülke.

Cape penguin : Gözlüklü penguen. Penguenler (sphenisciformes) takımının, penguengiller (spheniscidae) familyasından, 55 cm kadar uzunlukta, sırtı mavimsi kara, güney amerika'dan güney afrika'ya kadar olan bölgede yaşayan bir tür.

Cape provincial division : Güney afrika yüksek mahkemesi'nin bir bölümü. Cape taşra bölümü.

Cape verde : Cabo verde. Yeşilburun. Yeşil burun. Afrika'nın batı kıyısında senegal kıyılarına yakın bir ada ülkesi. Yeşil burun cumhuriyeti.

Cape mole rat : Kumkazan. Kemiriciler (rodentia) takımının, toprakkazangiller (bathyergidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, 5 cm kadar kuyruğu olan, tüyleri beyaz, güney afrika'da toprak altında yaşayan bir memeli türü.

İngilizce Cape Türkçe anlamı, Cape eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cape ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Land : Karaya ayak basmak. Ülke. Vatan. Toprak. Karaya çıkmak. Kişisel arazi. Kıyıya çıkmak. İniş yapmak. İnmek.

Mantilla : Kısa manto. Başörtü. Başörtüsü. Şal.

Afforestation : Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Orman yetiştirme. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ağaçlandırma. Ormanlaştırma.

Bump : Çarpma sesi. Küt. Sarsıla sarsıla gitmek. Şiş. Yumru. Gümbürtü. Toslamak. Kütlemek. Tümsek. Şişlik.

 

Chlamys : Eskiden yunan erkeklerinin giydiği kısa pelerin.

Catchall : Hurç. Öteberi çantası. Öteberi torbası. Yer. Sepet. Çanta. Geniş kapsamlı şey.

Mantle : Örten şey. Havagazı gömleği. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Manto. Yumuşakcalarda ve yumuşakçamsılarda kabuk maddesini salgılayan bezleri kapsayan, kabuğun içini döşeyen deri katlanmaları. gömleklilerde kabuğun ya da gömleğin içini astarlayan yumuşak dış vücut duvan. Kabuk. Amyant gömlek. Kolsuz manto.

Buckle : Çökmeye başlamak. Eğim. Eğilmek. Eğmek. Yenilgiyi kabul etmek. Toka. Toka ya da kopça ile tutturmak. Kırım. Bükülmek.

Mantelet : Top kalkanı. Kısa manto.

Terra firma : Kuru arazi. Kara toprak. Toprak. Yeryüzü. Kara.

Cape synonyms : beak, agricultural specialisation, aluvial coast, alluvial deposit, pelerine, conking, chemise, eaves, bezel, eminentia, solid ground, cliff, end piece, headland, capote, binders, bulges, agrarian geography, nasals, abandoned meander, adventife cone, capotes, headlands, conks, ageing of the population, holders, bulge, the cape, containers, altimetric profile, bossage, air route, ground.

Cape ingilizce tanımı, definition of Cape

Cape kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A promontory. To head or point. A piece or point of land, extending beyond the adjacent coast into the sea or a lake. As, the ship capes southwest by south. To keep a course. A headland. To gape. A sleeveless garment or part of a garment, hanging from the neck over the back, arms, and shoulders, but not reaching below the hips. [Bakınız: Cloak].