Cloak türkçesi Cloak nedir

Cloak ile ilgili cümleler

English: It's a cloak-and-dagger operation.
Turkish: O bir casusluk operasyonu.

English: I checked my briefcase and umbrella in the cloakroom.
Turkish: Vestiyerde evrak çantamı ve şemsiyemi kontrol ettim.

Cloak ingilizcede ne demek, Cloak nerede nasıl kullanılır?

Cloak and dagger : Casusluk ile ilgili. Casusluk ile ilgili (roman vb). Polisiye. Casusluk. Macera.

Cloak and sword : Geçmiş günlerdeki alışkanlıkları ve romantik asaleti içeren. (bir drama veya bilim kurgu kitabının) pelerin ve kılıç takan insanlarla alakalı.

Cloak of snow : Kar kıyafeti.

Cloak room : Vestiyer.

Under the cloak of : - ile gizlenen. - ile örtülmüş olan. -ın bahanesi altında. Kisvesi altında.

Cloakroom attendants : Vestiyer görevlisi. Giysi bekleyici. Seyircilerin palto, şapka, baston, şemsiye gibi eşyalarının korunduğu yerde bunları bekleyen görevli.

Cloakroom : Vestiyer. Tuvalet. Giysilik. Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer. Lavabo. Gardrop. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi). Gardırop.

Cloakmaker : Paltocu.

Cloakrooms : Lavabo. Gardrop. Tuvalet. Gardırop. Giysilik. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi). Vestiyer.

 

Cloakroom attendant : Vestiyer görevlisi.

İngilizce Cloak Türkçe anlamı, Cloak eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cloak ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carpet : Kaplamak. Halı döşemek. Yol. Karpet. Halı. Azarlamak. Kilim. Keçe. Haşlamak.

Whitewash : Badana yapmak. Badana. Örtbas etme. Badana etmek. Badana boyası ile boyamak. Kireçlemek. Temize çıkarmak. Kusurlarını gizlemek. Beyaz boya.

Blot out : Kapatmak. Ortadan kaldırmak. Yok etmek. Ortadan silmek. Silmek. Karalamak. Bozmak.

Vests : Cüppe giymek. Çıkar. Haczetmek. Giydirmek. El koymak. Fanila. Yetki vermek. İç gömleği. Cüppe giydirmek.

Folding screen : Katlanır paravana.

Caches : Gizleme yeri. Dağarcık. Zula. Gizli bir yere saklamak. Gizli yerde saklanan şey. Zula etmek. Zuladaki mallar. Gizli yer.

Greatcoat : Asker parkası. Pardösü. Kalın palto.

Evasions : Kaytarma. Kaçamak. Kaçma. Yakasını kurtarma. Kaçınma. Kendini bir yükümlülükten kurtarma (bir bahaneyle). Atlatma. Kurtulma. Kaçırma.

Greatcoats : Pardösü. Asker parkası. Kalın palto.

Cloak synonyms : cloaks, bosoms, chemise, front, conceal, dissemble, cosy, the cape, guises, top coat, things, capes, gaberdines, mantle, waistcoat, cape, covering, blankets, compounding, cloths, hugmetight, essoin, blanketed, caps, conceals, burke, gaberdine, caviled, caparison, cot, waistcoating, belies, jerkin.

Cloak zıt anlamlı kelimeler, Cloak kelime anlamı

Uncover : Üstünü açmak. Deşifre etmek. Ortaya çıkarmak. Su yüzüne çıkarmak. Açmak. Kapağını açmak. Örtüsünü kaldırmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Şapka çıkarmak.

 

Undergarment : İçlik. İç çamaşırı.

Cloak ingilizce tanımı, definition of Cloak

Cloak kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cover with, or as with, a cloak. A loose outer garment, extending from the neck downwards, and commonly without sleeves. It is longer than a cape, and is worn both by men and by women. Hence, to hide or conceal.