Folding screen türkçesi Folding screen nedir
Folding screen ile ilgili cümleler
English: A priest skillfully drew a picture of a priest on a folding screen.
Turkish: Bir papaz bir paravanın üstüne bir rahibin resmini ustaca çizdi.
Folding screen ingilizcede ne demek, Folding screen nerede nasıl kullanılır?
Folding : Bir sayının başka bir sayıyla çarpıldığında ya da sağa iler- lendiğinde kaç kez arttığını gösteren dizgesel özellik. Açılıp kapanabilen. Kıvrım. Katlanma. Kıvrılma. Paftalama. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Katlanır. Kıvrımlanma. Yerkabuğunun oluşum evreleri boyunca, yer teknelerinde birikerek kalın katmanlar oluşturan tortuların, içgüçlerin yarattığı yan basınçlarla sıkışıp sertleşerek, dalgalı bir yüzey durumunda yükselmeleri olayı. bk. kıvrımlı dağlar.
Screen : Bürgü. Ekranda göstermek. Kamufle etmek. Sahnenin, oyunu engellemeyecek bir yerine konulan ve film ya da diya yansıtmakta kullanılan ak gergi. Kalburdan geçirmek. Oynatmak (film). Filme almak (kitap vb.). Taramak (iyiyi kötüden ayırt etmek amacıyla). Sürekli olarak bir duvarda asılı duracak ya da gerektiğinde taşınabilecek biçimde yapılan ve göstericiden çıkan görüntüleri yansıtan düz yüzeyli bir eğitim aracı. bk. saydam perde. Korumak.
Folding bag : Kolay taşıma veya birşeyler koyma için beraber katlanabilir el çantası veya valiz. Katlanan çanta.
Folding bed : Portatif yatak. Portatif karyola. Açılır kapanır karyola. Taşınabilir yatak. Katlanan yatak. Ek yatak.
Folding camera : Körüklü fotoğraf makinesi.
Folding chair : Açılır kapanır koltuk. Açılır-kapanır kanepe. Katlanır koltuk. Katlanır iskemle.
İngilizce Folding screen Türkçe anlamı, Folding screen eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Folding screen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Front : Ön taraf. Önde yer alan. Ön. Hareket. -in karşısında olmak. En ön yer. Tiyatro, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Önünde bulunmak. Önemli mevki. Önyüz.
Smokescreen : Göstermelik sebep. Düşmana görünmemek için çıkarılan duman. Özür. Maske. Düşmana görünmemek için çıkarılan duman perdesi. Gerçek niyetini gizlemek için uydurulan şey. Duman bulutu.
Stalking horse : Maske. Bahane. Avcının arkasına saklandığı at. Göstermelik aday. Siper arkasında gizlenme.
Whitewash : Aklamak. Badanalamak. Sayı vermeden yenmek. Beyaz boya. Örtbas etmek. Kusurlarını gizlemek. Badana boyası ile boyamak. Örtbas etmeye çalışmak. Badana etmek.
Cloaks : Pelerin. Perde. Manto. Saklamak. Palto. Gocuk. Örtbas etmek. Yelek. Örtü.
Cloak : Manto. Gocuk. Pelerin. Yelek. Palto. Saklamak. Örtbas etmek. Örtmek. Perde.
Paravane : Paravan (gemi). (gemide) paravan.
Fender : Çamurluk. Çarpışmada aracın olumsuz etkilenmesini önlemek için ön ve arka uç noktalarına bulunan yatay, metal parça. Önleç. Aracın ön ve arka kenarlarında bulunan ve onu diğer nesnelerle temastan koruyan obje. Püskürten veya kovalayan kimse. Şöminenin önüne konulan alçak parmaklık. Tampon. Koruyucu düzen. Usturmaça.

Bu kısımda Folding screen kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Folding screen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Folding screen anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Folding screen ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.