Folding türkçesi Folding nedir

  • Açılır kapanır.
  • Kıvrımlanma.
  • Katlanma.
  • Önce yatay durumda olan katmanların, yandan gelen basınçlarla dalgalı bir biçim almaları olayı.
  • Kırma.
  • Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Katlama.
  • Katlanan.
  • Bir sayının başka bir sayıyla çarpıldığında ya da sağa iler- lendiğinde kaç kez arttığını gösteren dizgesel özellik.
  • Katlanır.
  • Portatif.
  • Açılıp kapanabilen.
  • Yerkabuğunun oluşum evreleri boyunca, yer teknelerinde birikerek kalın katmanlar oluşturan tortuların, içgüçlerin yarattığı yan basınçlarla sıkışıp sertleşerek, dalgalı bir yüzey durumunda yükselmeleri olayı. bk. kıvrımlı dağlar.
  • Kıvrılma.
  • Paftalama.
  • Kıvrım.

Folding ile ilgili cümleler

English: Ali is folding his clothes.
Turkish: Ali giysilerini katlıyor.

English: A priest skillfully drew a picture of a priest on a folding screen.
Turkish: Bir papaz bir paravanın üstüne bir rahibin resmini ustaca çizdi.

English: Ali is folding his shirt.
Turkish: Ali gömleğini katlıyor.

English: Ali sat down on a folding chair.
Turkish: Ali katlanabilir bir sandalyeye oturdu.

English: Ali is folding his laundry.
Turkish: Ali çamaşırlarını katlıyor.

Folding ingilizcede ne demek, Folding nerede nasıl kullanılır?

Folding bag : Katlanan çanta. Kolay taşıma veya birşeyler koyma için beraber katlanabilir el çantası veya valiz.

 

Folding bed : Ek yatak. Açılır kapanır karyola. Portatif yatak. Katlanan yatak. Portatif karyola. Taşınabilir yatak.

Folding camera : Körüklü fotoğraf makinesi.

Folding chair : Katlanır iskemle. Katlanır koltuk. Açılır-kapanır kanepe. Açılır kapanır koltuk.

Folding cot : Katlanabilen çocuk karyolası.

Folding doors : Kırma kapı. Armonik kapı. Katlanan kapı. Açılır kapanır kapı. Akordeon kapı. Kanatlı kapı. Katlanır kapı. Körüklü kapı.

Folding machine : Katlama makinesi. Kırma makinesi.

Folding gate : Katlanır kapı. Katlanır dış kapı.

Folding line : Katlama doğrusu.

Folding hood : Körük.

İngilizce Folding Türkçe anlamı, Folding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Folding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contortions : Burulma. Kontorsiyon. Bükme. Burulu olma. Çarpıtma. Eğrilme. Eğme. Eğilme. Bükülme.

Convolutions : Sarılma. Dürülme. Konvolüsyonlar.

Portable : Müteharrik. Portatif eşya. Taşınabilir. Taşınmaya müsait. Taşınır. Seyyar.

Flexion : Eğilme. Çekim (dilbilgisi terimi). Esneme. Dirsek. Büküm. Bükülüm. Bükülme. Çevrilme. Burkulma.

Frizz : Bukle olmak. Kıvırmak. (saç) kıvırmak. Cızırdayarak kızarmak. Bukle. Kıvrılmak. Kreplemek.

Hand held : Elde taşınabilen. El. El ile. Elde taşınır. Taşınabilir.

Breaking : Zorla girme. Meskene tecavüz. Bozma. Yanlarında geniş ünlüleri daraltma etkisi yapan bazı ünsüzlerin etkisi altında geniş ünlülerin a > ı, o > u, e > i, ö > ü biçimindeki daralma olayı. bu olay yazı dilindeki bazı örnekler dışında anadolu ağızlarında yaygındır. çağır- > çığır-, az > ız, yeni > yini, varınca > varıncı, oraya > orıya, beyit > biyit, böyük > büyük, ova > uva, sovan > suvan, telefon > telefun, başla-yor > başlıyor, oyna-yor > oynuyor, sürükle-yor > sürüklüyor vb. Kopma. Zorla bir binaya girme. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Kıran.

 

Bending : Eğilme hareketi. Kıvırma. Bükülme. İnhina. Bükme. Eğilme. Esneme. Bel verme.

Breakages : Kırılma. Kırık. Kırılan şeylerin tutarı. Kopma. Çatlak. Kırılma tazminatı. Kırık parça.

Folding synonyms : geologic process, geological process, being folded, plicature, crimp, collapsable, groats, writhe, frizzes, scalar multiplication, adulterinus, torsions, transportable, cross breed, bearing, crossbred, flection, goffer, takedown, fracture, curlings, frizzed, breakings, plication, half blood, invagination, writhed, cuttling, knockdown, folded, enfolding, pliable, contortion.

Folding zıt anlamlı kelimeler, Folding kelime anlamı

Noncollapsible : Kırılamayan. Katlanabilir olmayan. Katlanmaz.

Folding ingilizce tanımı, definition of Folding

Folding kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, a fold. A doubling. The act of making a fold or folds. A plication.