Portable türkçesi Portable nedir

Portable ile ilgili cümleler

English: The device is portable.
Turkish: Cihaz taşınabilir.

English: Ali doesn't want an iPad. He wants a portable device that supports Flash.
Turkish: Ali iPad istemiyor. Flash oynatabilen taşınabilir bir cihaz istiyor.

English: Democracy is not exportable like food or cement.
Turkish: Demokrasi gıda ve çimento gibi ihraç edilebilir değildir.

Portable ingilizcede ne demek, Portable nerede nasıl kullanılır?

Portable cage : Taşıma kafesi. Hayvanların taşındığı kafes.

Portable camera : Elde taşınabilir ve kullanılabilir boy ve ağırlıktaki alıcı. tv. canlı yayında kullanılan ya da bir mıknatıslı görüntü aygıtına bağlı olarak çalışan, bir alıcı yönetmeninin taşıyıp kullanabileceği boy ve ağırlıktaki televizyon alıcısı. El kamerası. Portatif kamera. El alıcısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Portable colour television : Portatif renkli sınalgı.

Portable computer : Taşınır bilgisayar. Taşınabilir bilgisayar.

Portable forge : Portatif demirci ocağı.

Portable machine : Portatif makine.

Portable projector : Portatif projektör. Bir yerden bir yere kolaylıkla taşınabilecek gösterici. Taşınabilir gösterici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Portable radio : Portatif radyo. Taşınabilir radyo.

Portable switchboard : Özellikle, sahne çalışmalarında yönetmenin yanına getirilen minik tekerlekler üzerinde ya da çanta biçiminde taşınabilen küçük karartıcı. Taşınır karartıcı.

Portable typewriter : Daktilo. Portatif yazı makinesi.

İngilizce Portable Türkçe anlamı, Portable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Portable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On the move : Seyahat halinde. İlerlemekte. Hareket halinde.

Transportable : Nakli mümkün.

Takedown : Sökme işlemi. Parçalarına ayırmak. Sökmek. Parçalara ayırma. Namlu ve mekanizma kundak kısımları taşıma kolaylığı için ayrılabilen tüfek. Sökme. Sökülebilir. Demontabl.

Ambulatory : Belirli bir süre içinde geriye dönülebilen (kabili rücu). Gezilecek yer. Gezilebilir. Ayakta tedavi edilen. Gezinti yeri. Gezici. Bozulabilir. Geri dönülebilir. Kemerli yol.

Erratics : Kararsız. Düzenli hareket olamayan. Gezen. Birden değişiveren. Sapkın. Sebatsız. Değişen. Değişken. Dengesiz.

Hand held : Elde taşınır. El ile. El. Elde taşınabilen.

Takedowns : Namlu ve mekanizma kundak kısımları taşıma kolaylığı için ayrılabilen tüfek. Parçalarına ayırmak. Sökmek. Sökme işlemi. Parçalara ayırma. Sökme.

Itinerants : Seyyar kimse. Seyyah. Gezgin. Gezginci. Dolaşan. Gezer. Gezici.

Moveable : Bkz.movable. Hareket ettirilebilir. Hareket edebilir. Hareketli.

Portable synonyms : man portable, holdable, transportables, knockdowns, takeout, conveyable, migratory, mobile, roving, planetary, pliant, ambulant, portables, collapsable, ambulatories, foldaway, carryable, itinerant, movable, pliable, moveable goods, collapsible, folding, removable, transferrable, knockdown, moveables, shippable, portative, erratic, take away, outboard, peripatetic.

 

Portable zıt anlamlı kelimeler, Portable kelime anlamı

Unportable : Taşınamaz.

Inboard : Gemi içinde. Geminin içine. Gemi içindeki. İç taraf. Geminin içindeki. İçeride. İçten. Uçak gövdesine daha yakın.

Portable ingilizce tanımı, definition of Portable

Portable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capable of being borne or carried. Easily transported. Conveyed without difficulty. As, a portable bed, desk, engine.