On the move türkçesi On the move nedir

  • Seyyar.
  • İlerlemekte.
  • Seyahat halinde.
  • Hareket halinde.

On the move ile ilgili cümleler

English: He is always on the move.
Turkish: O sürekli aktif.

English: This tank can shoot on the move.
Turkish: O tank hareket ederken atış yapabilir.

English: Ali is always on the move.
Turkish: Ali her zaman hareket halinde.

On the move ingilizcede ne demek, On the move nerede nasıl kullanılır?

On : Olmakta olan. Giyilmiş. Yanmak. Çakırkeyif. Yönünde. De. Esnasında. Üstünde. Açık.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Move : Duygulandırmak. Kıpırdatmak. Taşıma. Taşınmak. Kımıldatmak. Tahrik etmek. Hareket etmek. Kımıldamak. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Yer değiştirmek.

Be on the move : Hareket halinde olmak. Yuvadan uçuyor olmak. Yolcu olmak.

On the air : Yayında. Radyoda. Radyo tv yayında. Ünalgıda yayınlanmakta.

On the chance that : Ümidiyle.

On the cheap side : Oldukça ucuz.

On the chance : Şansa tafih. Ümidiyle. Olur da. Eğer şans eseri olursa. - olması durumunda.

On the bias : Diyagonal. Verev. Verevine.

On the average : Ortalama olarak. Orta miktarda. Normal oranda.

 

İngilizce On the move Türkçe anlamı, On the move eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On the move ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ambulatory : Ayakta tedavi edilen. Gezilecek yer. Gezilebilir. Belirli bir süre içinde geriye dönülebilen (kabili rücu). Gezinti yeri. Gezici. Kemerli yol. Bozulabilir. Geri dönülebilir.

Itinerants : Gezgin. Dolaşan. Gezer. Seyyah. Seyyar kimse. Gezici. Gezginci.

Portables : Taşınmaya müsait. Müteharrik. Taşınabilir. Katlanır. Taşınır. Portatif. Portatif eşya.

On the march : Yürüyüş halinde. Uygun adımlarla yürüyerek ilerlemek. Yürüyerek ilerlemek.

Traveling : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seyahat etme. Seyahat etmek. İlerleme. Yolculuk. Seyahat. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi; özellikle öne, geriye, yanlara, aşağıya, yukarıya sürekli devinimi. Yolculuk yapma.

Astir : Kalkmış. Heyecan içinde. Heyecanlı. Ayakta. Harekette. Uyanmış. Uyanık.

Migratory : Göç. Göçmen. Göçle ilgili. Gezici. Göçe ait. Göçücü. Göçebe. Göçer.

On the upgrade : İyileşmekte. Artmakta. Gelişmekte.

In progress : İşleniyor. Yapılmakta. Devam etmekte. Sürmekte. İlerliyor. Gelişmekte. İşlem sürüyor. İlerleme halinde.

In action : Faaliyet halinde. Eylem halinde. Bir çeşit operasyonun ortasında. Savaş halinde. Muharebe halinde.

On the move synonyms : erratic, erratics, peripatetic, portable, in motion, on the go, planetary, ambulant, under weigh, mobile, ambulatories, agoing, movable, itinerant, on the wing, roving, under way.