Migratory türkçesi Migratory nedir

Migratory ile ilgili cümleler

English: In autumn the migratory birds fly south.
Turkish: Sonbaharda göçmen kuşları güneye uçar.

English: Many migratory birds come to this pond every year in winter.
Turkish: Her yıl kış aylarında birçok göçmen kuş bu gölete gelir.

Migratory ingilizcede ne demek, Migratory nerede nasıl kullanılır?

Migratory bird : Göçmen kuş.

Migratory cell : Migratör hücreler. Normal olarak kan akımından dokulara geçen bazı lökositler ve makrofajlar gibi hücreler. Göçmen hücre.

Migratory legend : Gezici söylem. Peri masallarından daha kısa olan ve değişik biçimleri yeryüzünün birbirinden çok uzak bölgelerine dağılmış bulunan dinsel nitelikteki anlatı türü. bk. söylem, değişken, krş. peri masalı.

Migratory locust : Göçmen çekirge. Eski dünyanın çeşitli kesimlerinde oldukça yaygın ve tarım bitkilerinden birçoğu için oldukça zararlı çekirge çeşidi; afrika çekirgesi.

Aegyptian migratory locust : Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, düz kanatlılar (orthoptera) takımına giren, göçücü ve zararlı bir tür. Mısır çekirgesi.

Emigratory : Konar-göçer. Göçebe. Gezgin. Gezen. Dolaşan. Mevsime göre yer değiştiren kuşlar veya diğer hayvanlarla ilgili.

 

Migrating : Göç etmek. Göçmek. Göç eden.

Migrates : Göçürmek. Geçmek. Göç etmek. Taşınmak. Göçmek. Migrat. Geçir. Göç eylemek. Geçirmek.

Transmigrators : Göçmen. Muhacir. Konar göçer. Bir yerden diğerine yer değiştiren kimse. Göçebe. Bir yerden başka bir yere giden. Bir ülkeden diğerine yer değiştiren kimse.

Transmigratory : Sürekli bir yerden başka bir yere gitmeyle ilgili. Göçme eğiliminde olan. Bir ülkeden diğerine yer değiştiren. Göçmenle ilgili. Göçen. Göçebe. Ülke dışına çıkmayla ilgili. Göç eden. Bir ülkeden diğerine giden. Bir yerden diğerine yer değiştiren.

İngilizce Migratory Türkçe anlamı, Migratory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Migratory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roamer : Gezgin kişi. Göçmen kişi. Dolaşım yapan. Avare. Amaçsız bir şekilde seyahat eden kimse. Oradan oraya göçen kişi. Gezgin. Serseri.

Nomads : Göçebe insanlar. Göçebeler.

Immigration : İçegöç. Göçmenlik. İçe göç. Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Hicret. Göç etme. Ülkeye gelen göç. Bir ülkeye başka ülkelerden bireylerin ya da toplumsal kümelerin gelip yerleşmesi. Bir ülkeye başka ülkelerden gelen nüfus akımı. bk. göç.

Nomadic : Göçebeye ait. Başıboş dolaşan. Konargöçer. Göçebe gibi. Göçerkonar.

Hegira : Hicret. Hz. muhammed'in mekke'den medine'ye göçmesi.

Emigrants : Muhacir.

Immigrants : Muhacir. Göçmenler.

Portables : Portatif eşya. Portatif. Taşınır. Taşınmaya müsait. Katlanır. Taşınabilir. Müteharrik.

 

Circuiter : Sabit bir rotaya göre seyahat eden kimse (seyahat eden hakime ait). Bir yerden bir yere giden kimse. Gezgin.

Migratory synonyms : migrants, commuters, ambulatory, expatriations, unsettled, planetary, floating, migrant, incomers, peripatetic, emigrate, fobbed, on the move, corrent of migration, roamers, immigrant, immigrations, emigrant, migration, demigration, itinerant, scourer, fobbing, selfishness, boomers, emigratory, roving, emigrational, fobs, itinerants, emigre, erratic, expatriation.

Migratory zıt anlamlı kelimeler, Migratory kelime anlamı

Settled : Yerleşmiş. Düzenli. Değişmez. Sürekli. Şenelmiş. Oturulan. Oturmuş. Kararlı. Meskã»n. Yerleşik.

Nonmigratory : Göç etmeyen. Yerleşik. Göçmen olmayan.

Migratory ingilizce tanımı, definition of Migratory

Migratory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, migratory birds. Removing regularly or occasionally from one region or climate to another.