Roamer türkçesi Roamer nedir

  • Gezgin kişi.
  • Göçebe.
  • Oradan oraya göçen kişi.
  • Gezgin.
  • Dolaşım yapan.
  • Amaçsız bir şekilde seyahat eden kimse.
  • Avare.
  • Göçmen kişi.
  • Serseri.

Roamer ingilizcede ne demek, Roamer nerede nasıl kullanılır?

Roamers : Serseri. Dolaşım yapan. Göçmen kişi. Avare. Gezgin kişi. Göçebe. Gezgin. Amaçsız bir şekilde seyahat eden kimse. Oradan oraya göçen kişi.

Roamed : Dolaşma. Gezmek. Dolaşmak. Gezinme. Gezme. Aylak aylak dolaşmak. Gezinmek. Sürtmek. Amaçsız gezinmek.

Roam : Dolaşma. Dolanmak. Gezinme. Aylak aylak dolaşmak. Gezme. Sürtmek. Gezmek. Dolaşmak. Amaçsız gezinmek. Gezinmek.

Roaming : Gezeleme. Gezinmek. Dolaşım. Amaçsız gezinmek. Gezici. Dolaşmak.

Roaming access number : Gezeleyen abonenin erişim numarası. Gezeleyen abone numarası.

Dextroamphetamine : Deksroamfetamin. Dekstroamfetamin. Şeffaf bir kimyasal madde (sinir sistemini uyarmak için kullanılan bir ilaç). Merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkiye neden olan ve son yıllarda olumsuz etkileri nedeniyle artık kullanılmayan bir ilaç.

Cloakroam : Giysilik. Gardrop. tiyatroda seyircilerin palto, şapka, baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer. tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer.

Roach : Kızılkanat. Karaböcek. Kaloriferböceği. Kakalak. Hamamböceği. Sazan. Kızılgöz. Karafatma. Çamçak. İstralya payı.

 

Microampere : Milyondabir amper. Amperin milyonda biri. Mikroamper.

Acroamatic : Akroamatik. Aristo öğretilerine ait.

İngilizce Roamer Türkçe anlamı, Roamer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roamer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dosser : Evsiz. Sırtta taşınan sepet. Nerede olsa yatan kimse. Ucuz pansiyonda kalan kimse. Beleşçi tip. Küfe.

Journeyers : Seyahate çıkan kimse. Yolcu.

Peregrine : Gezginci doğan. Göecebe. Garip. Ecnebi. Tuhaf. Bayağı doğan. Gök doğan. Yabancı. Gökdoğan.

Deambulatory : Bir yerden bir yere giden.

Immigrants : Göçmen. Göçmenler. Muhacir.

Immigrant : Muhacir. Göçmen. Bir ülkeden bir başka ülkeye yerleşmek amacıyla giden kişi, aile ya da toplumsal küme.

Wanderers : Gezginci. Amaçsızca dolaşan kimse. Başıboş dolaşan kimse. Aylak.

Vagabond : Belli bir evi bulunmayan. Derbeder. Kopuk. Serserilik yapmak. Başıboş. Hovarda. Çapkın. Baldırı çıplak. Amaçsız.

Gadders : Aylak aylak dolaşan. Amaçsızca dolaşan kimse.

Dawdlers : Aylak. Boş gezenin boş kalfası.

Roamer synonyms : migratory, bummers, traveller, a bad lot, dossers, itinerants, migrant, vagrant, medicinal, dallier, journeyer, nomadic, bird of passage, drifters, circuiter, floater, drifter, nomadic population, roamers, gadder, drifting, at a loose end, passenger, down and out, hobo, flaneur, itinerant, dawdler, traveler, explorer, rover, emigratory, rovers.

Roamer ingilizce tanımı, definition of Roamer

Roamer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A wanderer. One who roams.