Cloakroam türkçesi Cloakroam nedir

  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Giysilik.
  • Gardrop. tiyatroda seyircilerin palto, şapka, baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer. tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer.

Cloakroam ingilizcede ne demek, Cloakroam nerede nasıl kullanılır?

Cloakroom : Tuvalet. Gardırop. Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vestiyer. Lavabo. Gardrop. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi). Giysilik.

Cloakroom attendant : Vestiyer görevlisi.

Cloakroom attendants : Vestiyer görevlisi. Giysi bekleyici. Seyircilerin palto, şapka, baston, şemsiye gibi eşyalarının korunduğu yerde bunları bekleyen görevli.

Cloakrooms : Lavabo. Tuvalet. Gardrop. Gardırop. Giysilik. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi). Vestiyer.

Cloak and dagger : Casusluk. Casusluk ile ilgili (roman vb). Polisiye. Macera. Casusluk ile ilgili.

Cloak and sword : Geçmiş günlerdeki alışkanlıkları ve romantik asaleti içeren. (bir drama veya bilim kurgu kitabının) pelerin ve kılıç takan insanlarla alakalı.

Cloak room : Vestiyer.

Cloak of snow : Kar kıyafeti.

Cloakable : Gizlenebilir. Saklanabilir. Kamuflaj yapılabilir.

Opera cloak : Pelerin (bayan). Gece elbisesi ile giyilen pelerin.

İngilizce Cloakroam Türkçe anlamı, Cloakroam eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Cloakroam ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alto : Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Alto. Alto sesli sanatçı. En kalın kadın sesi. En kalın ve tok tonlu kadın sesi. Pes uzamda kalın kadın sesi.

Adaptability : Uyum yeteneği. Uyarlama yeteneği. İntibak kabiliyeti. Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi. Uysallık. Uyma yeteneği. Uyumluluk. Uyarlanırlık. Adapte olabilirlik.

Room : Neden. Apartman. Mahal. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri. Oda. Kalmak. Ç.daire. Yer. Meydan. Fırsat.

Actor manager : Oyuncu yönetici. Toplulukbaşı. Oyuncu-yönetmen. Bir oyuncunun aynı zamanda bir tiyatroyu yönetmesiyle aldığı ad. bizde özel ve ödenekli tiyatrolarda böyledir. Aynı zamanda tiyatroyu yöneten oyuncu için kullanılan terim. Oyuncular topluluğunu temsil eden oyuncu. Aktör yönetmen.

Garderobe : Gardrop. Ortaçağ evlerinde tuvalet. Giysiler koymak için kullanılan dolap veya küçük oda. (eskiden) çukur üzerine inşa edilmiş delikleri olan banktan oluşan küçük tuvalet. Sürekli olarak kullanılan tiyatro giysilerinin saklandığı yer. Giysi dolabı. Portmanto. Gardırop. Elbise dolabı.

Cloakroom : Gardırop. Gardrop. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi). Lavabo. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tuvalet. Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer. Vestiyer.

Abstract theatre : Soyut tiyatro. Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatro. iç dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilir. Önce resim sanatında kullanılan "soyut" terimi daha sonra, biraz değişik anlamda tiyatroya girmiştir. olaylar dizisini ve oyuncu türünü gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık düzeninden kurtarmak amacını güden, bir bütünlüğü olan tiyatro türü. iç dünyayı gerçek olarak alır. konuşmalar ve oyun kişileri biçimsel ve anlamsal yoldan bozulur (deforme edilir), karikatürleştirilir.

 

Lounge : Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer. Oyun gösterisine ara verildiğinde, seyircilerin dinlenmeleri için ayrılan yer. Yayılıp oturmak. Aylak aylak dolaşmak. Yayılmak. Gezinek. Şezlong. Aylaklık etmek. Tembelce uzanmak. Salon.

Alley theme : Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu. Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu. Çıkmaz konu.

Analyze : Araştırmak. Analiz etmek. İncelemek. Analiz yapmak. Çözümleme. Tahlil etime, inceleme. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Tahlil etmek. Tahlil yapmak.

Cloakroam synonyms : waiting area, cloakrooms, amateur theater, act drop, absurd theatre, allegory, after piece, acting style, active hero, acrobacy, costume room, coatroom, acting manager, waiting room, abstractionism.