Cloakroom türkçesi Cloakroom nedir

  • Gardırop.
  • Tuvalet.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Lavabo.
  • Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer.
  • Vestiyer.
  • Tuvalet (ingiliz ingilizcesi).
  • Giysilik.
  • Gardrop.

Cloakroom ile ilgili cümleler

English: I checked my briefcase and umbrella in the cloakroom.
Turkish: Vestiyerde evrak çantamı ve şemsiyemi kontrol ettim.

Cloakroom ingilizcede ne demek, Cloakroom nerede nasıl kullanılır?

Cloakroom attendant : Vestiyer görevlisi.

Cloakroom attendants : Vestiyer görevlisi. Seyircilerin palto, şapka, baston, şemsiye gibi eşyalarının korunduğu yerde bunları bekleyen görevli. Giysi bekleyici.

Cloakrooms : Vestiyer. Lavabo. Giysilik. Tuvalet. Gardrop. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi). Gardırop.

Cloakroam : Gardrop. tiyatroda seyircilerin palto, şapka, baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer. tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer. Giysilik.

Cloak and dagger : Casusluk ile ilgili (roman vb). Polisiye. Casusluk ile ilgili. Casusluk. Macera.

Cloaking : Gizlemek. Örtbas etmek. Gizleme sistemi. Örtmek. Saklamak.

Cloakmaker : Paltocu.

Cloak of snow : Kar kıyafeti.

Cloak : Palto. Paravan. Pelerin. Paravana. Örtmek. Saklamak. Bahane. Manto. Gocuk. Örtbas etmek.

Cloakable : Gizlenebilir. Saklanabilir. Kamuflaj yapılabilir.

 

İngilizce Cloakroom Türkçe anlamı, Cloakroom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cloakroom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coatrack : Şapka ve ceketleri geçici olarak asmak için raf. Palto askısı.

Check room : Emanet eşya bürosu.

Coatrooms : Geçici olaral nesnelerin (giysiler, şemsiyeler, vb.) bırakılabilecekleri oda.

Wardrobe : Dolap. Tiyatro kostümleri. Bir kimsenin tüm giysileri. Giysi odası. Giysi dolabı. Giysiler. Giysi korunağı. Elbise dolabı. İşliklerde giysilerin korunduğu yer.

Basin : Funda. Çevresine göre alçakta kalmış, genellikle tekne biçiminde yer. Çanak. Leğen. Koy. Geniş kase. Havuz. Yalak. Kara ile çevrili liman. Yerkabuğunda oluşan basıklık.

Dress clothes : Gece elbisesi.

Bog : Çıkmaza girmek. Kaba kenef. Bataklık. Bataklığa gömülmek. Hela. Batağa saplanmak. Batak. Yüznumara. Kenef.

Hatcheck : Şapka dolabı. Şapka ve montların muhafaza edildiği oda (örn. restoranda).

Lavaboes : El yıkama merasimi sırasında söylenen ilahi. Leğen. Dini törenle ilgili el yıkama sırasında kullanılan leğen ve havlu. (katoliklik) ellerin dini törenle ilgili olarak yıkanması.

Cloakroom synonyms : waiting area, coat check, room, bogging, lavatory, costume room, clow, lounge, armoires, wash hand stand, cloak room, coatroom, chifforobes, bathrooms, closeting, coatracks, wash hand basin, toilet room, handbasin, crappers, convenience, checkrooms, cloakroam, bathroom, chifforobe, armoire, waiting room, lav, closets, garderobe, comfort station, conveniences, bogs.

Cloakroom ingilizce tanımı, definition of Cloakroom

Cloakroom kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A room, attached to any place of public resort, where cloaks, overcoats, etc., may be deposited for a time.