Bog türkçesi Bog nedir

  • Batak.
  • Tuvalet.
  • Batağa saplanmak.
  • Bataklık.
  • Kenef.
  • Çıkmaza girmek.
  • Yüznumara.
  • Hela.
  • Batağa sokmak.
  • Kaba kenef.
  • Bataklığa gömülmek.

Bog ile ilgili cümleler

English: The skyscraper is expected to sink into the bog.
Turkish: Gökdelen'in bataklığa batması bekleniyor.

English: Austria's hilly landscapes reminded Mr. Bogart of The Sound of Music.
Turkish: Avusturya'nın tepelik manzaraları Bay Bogart'a Müziğin Sesini hatırlattı.

English: The talks have become bogged down.
Turkish: Görüşmeler batağa saplanmıştır.

English: That boggles the mind.
Turkish: Bu, insanı şok ediyor.

English: My child cannot say "Kinpira style sauteed Gobo", he always says "Pinkira style sauteed Bogo" instead.
Turkish: Çocuğum "Kinpira stili Gobo sote" diyemiyor, her zaman bunun yerine "Pinkira stili Bogo tose" diyor.

Bog ingilizcede ne demek, Bog nerede nasıl kullanılır?

Bog bean : Su yoncası.

Bog down : Batağa saplanmak. Çamura gömülmek. Açmaza düşmek. Açmaza sürüklenmek. Çıkmaza sokmak. Batağa batmak. Açmaza girmek. Çıkmaza girmek. Bataklığa gömülmek. Batağa sokmak.

Bog iron ore : Limonit. Topraksı limonit. Balçıklı demir cevheri.

Bog moss : Bataklık yosunu.

Bog oak : Batık meşe. Bataklık meşesi.

Bogart : Bir soyadı. (içkiyi vb) kimseyle paylaşmamak. Humphrey bogart (1899-1957). Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Kendisi için saklamak. Casablanca (kazablanka) filminde oynamış amerikalı bir sinema yıldızı. Zulalamak.

 

Bogdan ypsilantis revolt : Buğdan ipsilantis ayaklanması.

Bogeymen : Ecinni. Öcü. Umacı. Kötü ruh. Korkunç kimse veya şey. Çocuk hikayelerinde çocukları korkutan hayali kimse veya canavar.

Bogey : Gulyabani. Sümük. Tanımlanamayan hava aracı veya taşıtı. Öcü. Umacı. Tanımlanamayan düşman uçağı. Beraberlikten bir sayı fazla (golf). Düşsel korku. Cin. Vagon alt düzeni.

Bog soil : Bataklık toprağı. Batak zemin.

İngilizce Bog Türkçe anlamı, Bog eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bog ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get nowhere : Kısır döngü içinde dönmek. İlerleme veya baları sağlayamamak. Tamamen başarısız olmak. Hiçbir yere varamamak. Başarısız olmak. İlerleme kaydetmemek. Bir yere varamamak.

Be at bay : Köşeye sıkışmak. Köpeklerce kıstırılmak. Mesafe koymak. Çok zor bir durumda olmak.

Deadlocking : Tıkanmak. Sürmeli kilit. Sürgü kilit. Hareketin tamamen durması. Çıkmaza sokmak. Durgunluk. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Yerinde saymak. Çözümsüzlük.

In carey street : İflas.

Marshiest : Bataklığa özgü. Bataklığa ait. Bataklı. Sulak. Bataklık gibi.

Fen : Bataklık arazi. Çayır. Bataklık veya su baskınına uğramış alçak arazi. Düz bataklık arazi. Turbalık. Düzlük.

Boggy : Bataklı. Çamurlu.

Boggier : Çamurlu. Bataklı.

Slow down : Ağırlaşmak. Ağırlaştırmak. Yavaşlatmak. Hızı azaltmak. Yavaşlamak. Hızını almak. Hızını eksiltmek. Hızını düşürmek. Yavaşlayın. Hafiflemek.

 

Washroom : Lavabo. Abdesthane. Çamaşırlık.

Bog synonyms : marshier, bogging, fening, marshes, be caught in a quagmire, quag, bog down, wetland, closet, come to a dead end, morass, clow, bad, gutters, mire, slack, urinals, crappers, loos, marshy ground, damp land, marsh, cloakroom, dinner dress, gutter, slough, fenland, lavatory, deadlock, get into a rut, marshs, crapper, closets.

Bog ingilizce tanımı, definition of Bog

Bog kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A quagmire filled with decayed moss and other vegetable matter. Wet spongy ground where a heavy body is apt to sink. To cause to sink and stick, as in mud and mire. To sink, as into a bog. A marsh. A morass. To submerge in a bog.