Batak nedir, Batak ne demek

  • Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak.
  • Kötü durum, içinden çıkılmaz iş
  • Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış.
  • Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

"Batak" ile ilgili cümleler

  • "Bu bataktan kendini kurtarmaya çalıştıkça büsbütün saplandığını dehşetle görüyordu." - R. N. Güntekin
  • "İnsan bu kumda, bir batakta gibi yürür, ayağını güç çeker, her adımda bir günlük yol zahmeti duyar." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

Batakçı

Burdur gölünde yaşayan siyah, yüzücü bir kuş.

Sirke, zeytinyağı gibi maddelerin konuldukları kapların dibinde bıraktıkları tortu.

Maşrapa.

Geri gelmeyecek, ödenmeyecek, yitik para.

Reçinesi çok olan kereste.

Zatürree.

Zatülcenp.

Bir iki kiloluk küçük çömlek.

[Bakınız: batar-2]

Diğer sözlük anlamları:

Bataklık.

Fransızca'da Batak ne demek?:

marais

Batak hakkında bilgiler

Batak.

Batak tanımı, anlamı:

Batağa saplanmak : İçinden çıkılması güç bir durumda olmak.

Batakhane : Gidenlerin dolandırıldığı veya kötü bir durumda bırakıldığı yer. İşlerin zamanında ve gereğince yapılmadığı yer.

Karabatak : Borcunu ödemeyen kimse. Karabatakgillerden, balıkla beslenen, gagası uzun ve sivri, kara tüylü bir deniz kuşu (Phalacrocorax).

 

Batakçı : Eline geçen parayı batıran (kimse). Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse).

Batakçıl : Bataklıkları seven, bataklıklarda yaşayan (bitki, hayvan).

Batakçılık : Batakçı olma durumu.

Bataklık : Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum. Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak.

Bataklık ardıcı : Bataklık ve sık bitki örtülü yerlerde yaşayan küçük ve ötücü kuş (Acrocephahus palustris).

Bataklık baykuşu : Baykuşgiller familyasından, sırt tüyleri pas rengi olan, bataklıklarda yaşayan bir tür kuş, İshak kuşu, hak kuşu (Asio flammeus).

Bataklık çulluğu : Çullukgillerden, bataklıklarda yaşayan, rengi kahverengiye çalan siyah, 30 santimetre uzunluğunda bir tür çulluk, su çulluğu (Gallinago gallinago).

Bataklık gazı : Metan.

Bataklık keteni : Pamuk otu.

Bataklık kırlangıcı : Kısa gagalı, uzun kanatlı, uçarken deniz kırlangıcını andıran bir tür kuş (Glareda).

Bataklık kuşları : Omurgalı hayvanlardan hem tavuksuları hem yağmur kuşlarını içine alan kuşlar sınıfı.

Bataklık nergisi : Avrupa ve Kuzey Amerika'da güneşli su kıyılarında yetişen çok yıllık bir bitki (Caltha palustris).

Çamur : Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.

Toprak : Ülke. Kara. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla.

 

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Adet : Tane. Sayı.

Kazan : Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Tahmin : Önceden kestirilen, düşünülen şey. Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim. Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama.

Kazanma : Kazanmak işi.

Üzerine : Hakkında. Üstüne. -den daha üstün. -den sonra. -den dolayı.

Kötü : Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Zararlı, tehlikeli. Aşırı, çok. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Kaba ve kırıcı. Korku, endişe veren.

İş : Sürme. Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke.

Hayır : Olumsuz cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz. "Yok, öyle değil, olmaz" anlamlarında onamama, inkâr bildiren bir söz. İyilik, karşılık beklenmeden yapılmış olan yardım. İyi, hayırlı, yararlı, faydalı.

Yarar : Yarayan, elverişli, uygun. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar.

Batakçıl kezik :

Batakköy : Sakarya ili, Akyazı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Bataklı : Bataklığı olan (yer).

Bataklıçiftlik : Düzce şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Bataklık ateşi : Sıtmanın eski adı. Atların bulaşıcı anemisi.

Bataklık atkuyruğu : (botanik) Gövdesi silindir biçiminde, dallı veya dalsız, yeşil veya esmer-yeşil renkli, sert ve içi boş, yaprakları çok küçük, pul biçiminde ve sivri uçlu, sporla çoğalan, Türkiye'de 7 kadar türü yetişen, saponin, % 60-70 silisilik asit, potasyum tuzları, tanen ve az miktarda palustrin, nikotin gibi alkaloitler içeren, siyonogenetik glikozit taşıyan, tiyamini tahrip ederek etkisini gösteren zehirli bir yem bitkisi, kırkkilit otu, zemberek otu, çam otu, kırkboğum, tilkikuyruğu, katırkuyruğu.

Bataklık baştankarası : [Bakınız: kayın baştankarası] (zooloji) (Parus palustris) : Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının baştankaragiller (Paridae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 13 cm. Tepesi kara, sırtı kül-kahverengi, karnı külrengi-ak olur. Asya ve Avrupada bataklıklarda yaşar.

Bataklık demir cevheri : Bataklıklardan çıkarılan demir cevheri.

Bataklık dişbudağı : Bataklık civarında yetişen koyu renkli ve pür gitar gövdesi olarak kullanılan hafif bir dişbudak cinsi.

Bataklık humması : Atların bulaşıcı anemisi.

Batak ile ilgili Cümleler

  • O bataklıkta küçük bir kulübede tek başına yaşıyor.
  • Gökdelen'in bataklığa batması bekleniyor.
  • Bataklık arazi üzerinde binalar yapamazsın.
  • Batak oynamayı biliyor musun?
  • Bataklığa nasıl düştün? Biri bizi itti.
  • Batak oynamayı biliyor musunuz?
  • Bu bataklığı ağaçlandıracağım.
  • Tom'un en sevdiği batak koz maça.
  • Bataklık diz boyudur.
  • Tom, Mary ve Mary'nin arkadaşı üç kişi gömmeli batak oynuyorlar.
  • İhaleli batakta koz yalnızca maça olmak zorunda değil.
  • Jale'nin en sevdiği batak eşli batak.

Diğer dillerde Batak anlamı nedir?

İngilizce'de Batak ne demek? : [Batak] adj. boggy, miry, marshy

n. bog, quagmire, marsh, gutter, mire, morass, quag, quicksand, sink, slough, swamp

Fransızca'da Batak : bourbeux/euse

Almanca'da Batak : n. Morast

Rusça'da Batak : n. болото (N), трясина (F), бассейн (M)

adj. болотный, вязкий, топкий, гиблый