Garderobe türkçesi Garderobe nedir

  • Elbise dolabı.
  • Giysi dolabı.
  • Ortaçağ evlerinde tuvalet.
  • Gardrop.
  • Sürekli olarak kullanılan tiyatro giysilerinin saklandığı yer.
  • Gardırop.
  • Giysilik.
  • (eskiden) çukur üzerine inşa edilmiş delikleri olan banktan oluşan küçük tuvalet.
  • Portmanto.
  • Giysiler koymak için kullanılan dolap veya küçük oda.

Garderobe ingilizcede ne demek, Garderobe nerede nasıl kullanılır?

Avant garde cinematography : Öncü film gerçekleştirmekle uğraşan sinema kolu.. Öncü sineması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Avant garde film : Öncü film. Öncü akımının ürünü olan film; deneysel film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Avant garde play : Alışagelinmiş oyunlardan ayrılan, gerek yapısı gerekse anlatım yönünden yenilikler getiren oyun. Öncü oyun.

Avant garde theater : Herhangi bir akımda ya da dönemde birtakım yenilikler getiren tiyatro. öncü oyunlar sunan, onları yaygınlaştırmağa çalışan tiyatro. Avangard tiyatro. Öncü tiyatro.

Avant garde theatre : Herhangi bir dönemde birtakım yenilikler getiren tiyatro. öncü oyunları yaygınlaştırmayı amaç edinen tiyatro. Öncü tiyatro. Deneysel tiyatro.

Garden crop : Bahçe ürünü.

Garden cress : Bahçe teresi. Hardalgiller (brassicaceae) familyasından, yaprakları salata olarak kullanılan, tek yıllık bitkiler. Tere. Bahçeteresi. Suteresi. Adi suteresi.

 

En garde : Kendini savunmaya hazır. Gardınızı alın.

Avant garde : Avangard. Öncü oyun. Avangart. Öncü. Yenilikçi. The vanguard (öncü kuvvet) (fransızca). Geleneksel tiyatrodan ayrılan, kuruluş ve anlatım yönünden yenilikler getirmek isteyen oyun. Bir ordunun öncü birliği. Yenilik yaratan.

Garden city : Georgia eyaletinde şehir. Bahçeşehir. Missouri eyaletinde şehir. Bahçe şehir. Michigan eyaletinde şehir. Utah eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Bahçeli kent. Bahçekent. Amerika birleşik devletleri'nde birkaç şehir ve kasaba ismi.

İngilizce Garderobe Türkçe anlamı, Garderobe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Garderobe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hat stand : Şapka askısı.

Cloakroom : Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tuvalet. Vestiyer. Lavabo.

Wearable : Aşınabilir. Giyilebilir. Giyilmeye müsait.

Furniture : Bir görünçlüğün döşenmesine yarayan eşya ve gereçler. Uzun süre kullanılması olağan taşınır mallar. Möble. Malzeme. Döşeme. Ev eşyası. Mobilya. Perde, koltuk, kanape, sandalye, masa, etajer gibi döşemelik eşya. Taşınır demirbaş. Mefruşat.

Wardrobe : Kişisel giysiler. Dolap. Tiyatro kostümleri. Giysiler. Giysi odası. İşliklerde giysilerin korunduğu yer. Bir kimsenin tüm giysileri.

Hall tree : Ceket askısı. Palto askısı. Şapka askısı.

Cloakroam : Gardrop. tiyatroda seyircilerin palto, şapka, baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer. tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer.

 

Garderobe synonyms : piece of furniture, clothes closet, article of clothing, coat closet, article of furniture, coat stand, armoires, clothespresses, clothespress, closet, hallstand, wardrobes, habiliment, armoire, collection, accumulation, chifforobe, clothes press, chifforobes, vesture, costume room, coat hanger, wear, aggregation, cloakrooms, assemblage, coatrooms, coatroom, press, hall stand, coat rack, clothing.