Wardrobe türkçesi Wardrobe nedir
- Giysi korunağı.
- Giysi odası.
- Giysi dolabı.
- Gardrop.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Kişisel giysiler.
- İşliklerde giysilerin korunduğu yer.
- Tiyatro kostümleri.
- Giysiler.
- Elbise dolabı.
- Bir kimsenin tüm giysileri.
- Dolap.
- Gardırop.
Wardrobe ile ilgili cümleler
English: I need a new wardrobe.
Turkish: Yeni bir elbise dolabına ihtiyacım var.
English: She selected a blue dress from the wardrobe.
Turkish: Elbise dolabından mavi bir elbise seçti.
English: In the wardrobe, there is... I'm not saying what's in the wardrobe; that is remaining my great secret.
Turkish: Dolapta, vardır...Dolapta ne olduğunu söylemiyorum; o benim büyük sırrımdan arta kalandır.
English: A woman's wardrobe isn't complete without a little black dress.
Turkish: Küçük siyah bir elbise olmadan bir kadının dolabı tam değildir.
Wardrobe ingilizcede ne demek, Wardrobe nerede nasıl kullanılır?
Wardrobe mistress : İşliklerde baş kadın oyuncuların giyinmesine yardımcı olan kimse. Bir film setinde veya tiyatroda kostümlerden sorumlu olan kadın. Gardırop görevlisi kadın. Giydirici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Wardrobe theory : Uluslararası likiditenin dünyadaki ticaret ve mali akımlar oranında artması gerekirken, merkez bankalarının her zaman daha fazla rezerv tutmayı istemeleri nedeniyle eniyileme (optimizasyon) koşullarına bağlı kalmamalarını ifade eden ve fritz machlup tarafından geliştirilen kuram. Kiler kuramı.
Wardrobe trunk : Bir tarafında giyecekleri asmak için büyük ve yukarı doğru bakan çengeli diğer tarafında ise küçük eşyalar (ayakkabı vs gibi) için çekmece veya bölmeleri olan sandık. Gardırop sandığı.
Built in wardrobe : Gömme gardrop. Gömme dolap.
Third wardrobe : Sadece gündelik değil aynı zamanda iş kıyafetide olan giysiler. Üçüncü gardrop. Resmi iş kıyafeti ve gündelik giysiler karışımı bir stili olan giysiler kolleksiyonu. Üçüncü dolap.
Ward off : Engellemek (darbeyi). Önlemek. Etkisini azaltmak (darbenin). Önlemek (tehlike). Defetmek (kötü bir şeyi). Korunmak (darbeden). Savuşturmak. Uzaklaştırmak. Etkisiz hale getirmek. Atlatmak.
Wardroom : Savaş gemisinde tüm subayların oturdukları ve yemek yedikleri yer. Subay salonu.
Wardress : Kadın bekçi. Kadın muhafız. Kadın gardiyan.
Ward in chancery : Mahkeme vesayetindeki çocuk. Vesayet altındaki kişi.
Wardresses : Kadın gardiyan. Kadın muhafız. Gardiyan. Kadın bekçi. Gardiyan (ingiliz ingilizcesi). Müdür. Koruyucu. Muhafız. Hapishane müdürü (amerikan ingilizcesi). Bekçi.
İngilizce Wardrobe Türkçe anlamı, Wardrobe eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Wardrobe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Costume dock : Oyun giysilerinin korunup saklandığı yer.
Cabinet : Küçük oda. Kabin. Televizyon veya teyp bölmesi. Kartvizitten büyükçe fotoğraf. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Kabine. Ses dalgaları üzerinde mekanik olarak yükseltme ve filtreleme görevlerini yerine getiren ayrıca hoparlörü taşıyan ve koruyan bölüm. Çekmeceli dolap. Dolap (camlı ve raflı).
Capstan : Vinç. Irgat. Döndürücü. Döndürme çubuğu. Küçük tekneleri karaya çekmek veya gemilerde halat ve demir viralarında kullanılan dik ırgat. Çıkrık. Bir ses aygıtında mıknatıslı kuşağın belirli bir hızla ve düzgün biçimde yol almasını sağlayan silindir biçiminde madensel çubuk. Bocurgat.
Cabals : Dalavere yapmak. Hile yapmak. Entrika. Komplo. Dolap çevirmek. Entrika çevirmek. Hizip. Komplo kurmak. Dalavere veya hile yapmak.
Assemblage : Toplama. Topluluk. Küme. Bir araya toplama. Bir araya toplanma. Birleştirme. Toplantı. Meclis. Toplanma. Montaj.
Clothes press : Çamaşır dolabı.
Covin : Hileli itilaf. Komplo. Gizli ittifak. Anlaşma.
Wardrobe synonyms : coat closet, article of clothing, clothes closet, piece of furniture, article of furniture, armoire, wardrobes, clothings, garbing, garderobe, closets, closeting, cuddy, cupboard, cabal, garblers, cloakrooms, press, accumulation, wear, garbs, furniture, collusion, aggregation, cuddies, armoires, coatroom, capstans, chifforobes, garbler, things, vesture, habiliment.
Wardrobe ingilizce tanımı, definition of Wardrobe
Wardrobe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A room or apartment where clothes are kept, or wearing apparel is stored. A portable closet for hanging up clothes.

Bu kısımda Wardrobe kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Wardrobe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Wardrobe anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Wardrobe ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.