Built in wardrobe türkçesi Built in wardrobe nedir

Built in wardrobe ingilizcede ne demek, Built in wardrobe nerede nasıl kullanılır?

Built : Parçaları bir araya getirmek. Monte etmek. İnşa etmiş tarihi. İnşa et. Yapılı. İnşa edilmiş. Kurulmuş. Çatılmış.

In : İç. İçeriye. Mevsimi gelmiş. Gelmiş olan. Olarak. Da. Halinde. Dahili. Çok moda olan. İçinde.

Wardrobe : İşliklerde giysilerin korunduğu yer. Giysi dolabı. Elbise dolabı. Giysi odası. Dolap. Gardrop. Kişisel giysiler. Gardırop. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir kimsenin tüm giysileri.

Built in : İçinde var olan. Gömme. Dahili. Yerleşik.

Built in antenna : İç dalgalık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İç anten. Almacın içine yerleştirilmiş dalgalık çeşidi.

Built in obsolescence : Bilinçli eskitme. Planlı eskitme. Piyasada istemi sürekli kılmak amacıyla yazılım, bilgisayar ve cep telefonu gibi malların, belirli bir süre sonra yenileriyle değiştirilmelerini sağlayacak biçimde yoğun araştırma - geliştirme etkinlikleri ile sürekli yenilenip, özelliklerinin değiştirilmesi veya geliştirilmesi.

Built in cupboard : Gömme dolap. Bir duvar içerisine veya boşluğuna inşa edilmiş dolap.

Built in function : Hazır fonksiyon.

Built in dictionary : Yerleşik sözlük.

 

Built in font : Bir yazıcının hafızasına kalıcı olarak depolanmış karakter tarzı veya tipi (yanlızca yazıcı tarafından okunması için). Sabit karakter tipi.

İngilizce Built in wardrobe Türkçe anlamı, Built in wardrobe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Built in wardrobe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Closet : Küçük oda. Tuvalet.

Built in cupboard : Bir duvar içerisine veya boşluğuna inşa edilmiş dolap.

Built in furniture : Gömme mobilya. Sabit mobilya.

Closets : Dolap. Klozet. Helataşı. Alafranga helataşı. Odaya kapatmak. Hela. Tuvalet. Gizli oda. Bir odada özel görüşmek.