Giysilik nedir, Giysilik ne demek

Giysilik; Gösteri, Sinema, Tiyatro alanlarında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimsıfat olarak kullanılır.

  • Giysi konulan yer, elbiselik
  • Giysi yapılmaya elverişli (kumaş), elbiselik.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer.

Tiyatro'daki anlamı:

Gardrop.

Tiyatroda seyircilerin palto, şapka, baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer.

Tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer.

Teknik terim anlamı:

Sürekli olarak kullanılan tiyatro giysilerinin saklandığı yer.

Giysilik anlamı, kısaca tanımı

Giysili : Üzerine herhangi bir giysi giymiş olan, elbiseli, kıyafetli, esvaplı, libaslı, urbalı

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Giysilik sorumlusu : Giysiliğin düzeninden, ve giysilerin korunmasından, onarılmasından sorumlu kişi.

Elbiselik : Giysilik.

Elverişli : Uygun, müsait. İşe yarayan, ergonomik.

Elbiseli : Giysili.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

 

Seyirci : Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici. İzlemek, eğlenmek için bakan kimse, izleyici.

Üstlük : Üst olma durumu. En üste giyilen uzunca giysi.

Sinema : Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat.

Oyuncu : Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Oyunu seven.

Bırakı : Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

Baston : Yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış olan araç. Geminin baş tarafındaki yatık direğin dışarıya doğru uzanan parçası.

Elbise : Giysi.

Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.

Üstlü : Belden üst kısmında giysi olan. Üstü olan.

Giyin : Hayvanların dişilik organı.

Elver : Yılan balığı larvalarının metamorfoz geçirdikten sonraki hâli, genç bir yılan balığı yavrusu. “Yardımcı ol” anlamında kullanılan bir isim”.

Diğer dillerde Giysilik anlamı nedir?

İngilizce'de Giysilik ne demek ? : garderobe, cloakroom, costume room, cloakroam