Avant garde türkçesi Avant garde nedir

  • Öncü oyun.
  • Yenilik yaratan.
  • Geleneksel tiyatrodan ayrılan, kuruluş ve anlatım yönünden yenilikler getirmek isteyen oyun.
  • Öncü.
  • Yenilikçi.
  • The vanguard (öncü kuvvet) (fransızca).
  • Avangard.
  • Bir ordunun öncü birliği.
  • Avangart.
  • Tiyatro alanında kullanılır.

Avant garde ingilizcede ne demek, Avant garde nerede nasıl kullanılır?

Avant : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Önde olan. Önce. Öncesi. Öncü.

Avant garde cinematography : Öncü film gerçekleştirmekle uğraşan sinema kolu.. Öncü sineması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Avant garde film : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Öncü akımının ürünü olan film; deneysel film. Öncü film.

Avant garde play : Alışagelinmiş oyunlardan ayrılan, gerek yapısı gerekse anlatım yönünden yenilikler getiren oyun. Öncü oyun.

Avant garde theater : Öncü tiyatro. Avangard tiyatro. Herhangi bir akımda ya da dönemde birtakım yenilikler getiren tiyatro. öncü oyunlar sunan, onları yaygınlaştırmağa çalışan tiyatro.

Avant garde theatre : Öncü tiyatro. Deneysel tiyatro. Herhangi bir dönemde birtakım yenilikler getiren tiyatro. öncü oyunları yaygınlaştırmayı amaç edinen tiyatro.

İngilizce Avant garde Türkçe anlamı, Avant garde eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Avant garde ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Alto : En kalın kadın sesi. Pes uzamda kalın kadın sesi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Alto. Alto sesli sanatçı. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. En kalın ve tok tonlu kadın sesi.

Alley theme : Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu. Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu. Çıkmaz konu.

Abstract theatre : Soyut tiyatro. Önce resim sanatında kullanılan "soyut" terimi daha sonra, biraz değişik anlamda tiyatroya girmiştir. olaylar dizisini ve oyuncu türünü gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık düzeninden kurtarmak amacını güden, bir bütünlüğü olan tiyatro türü. iç dünyayı gerçek olarak alır. konuşmalar ve oyun kişileri biçimsel ve anlamsal yoldan bozulur (deforme edilir), karikatürleştirilir. Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatro. iç dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilir.

Progressive : İlerici. Derece derece artan. Terakkiperver. İlerleyen. İyiye giden. Aşama yapan. Gelişen. Gelişimsel. Bir yaşından büyük şarole ırkı sığırlarda vücut kaslarında eş güdüm bozukluğu, baş bölgesinde titreme, saldırgan davranışlar ve ayağa kalkamamayla belirgin kronik seyirli kalıtsal hastalık, şarole sığırlarında ilerleyici ataksi, progresif ataksi. İlerlemiş.

Acting manager : Tiyatro sorumlusu. Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli. Yönetici. Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili.

 

Avantgarde : Çağa uygun. Ait olduğu çağın öncüsü.

Advanced guard : Öncü birlik.

Hipster : Kurulu düzeni reddeden ve aşırı liberal hayat tarzını benimsemiş kişi. Kalçada dökük pantolon. Kalçadan dökük pantolon. Hippi. Kurulu düzeni reddeden aşırı özgürlükçü hayat tarzını benimsemiş kişi. Çiçek çocuğu.

Advanced : Gelişkin. İleri. İleri düzeyde. İleri derece. Gelişmiş. İleri derecede. İleri düzey. İlerlemiş.

Innovator : Yenilik yapan kimse. Markaların yenilenmesini yapan ya da bulguya daha başka yenilikler ekleyerek onu geliştiren. Yenileyici. Mucit.

Avant garde synonyms : pioneer, pioneering, pioneers, pioneered, active hero, initiator, abstractionism, bannerbearer, initiators, leader, advance guard, act drop, innovatory, adaptability, allegory, iconoclastic, actor manager, pacesetter, acrobacy, pacesetters, acting style, innovative, amateur theater, analyze, apostle, improvers, after piece, bandersnatch, improver, innovators, absurd theatre, avant garde play, modernists.