Roaming türkçesi Roaming nedir

Roaming ile ilgili cümleler

English: I was roaming over the mountains all through the night.
Turkish: Bütün gece boyunca dağlarda dolaşıyordum.

Roaming ingilizcede ne demek, Roaming nerede nasıl kullanılır?

Roaming access number : Gezeleyen abonenin erişim numarası. Gezeleyen abone numarası.

Roam : Gezmek. Amaçsız gezinmek. Gezinmek. Dolanmak. Aylak aylak dolaşmak. Gezinme. Gezme. Sürtmek. Dolaşma. Dolaşmak.

Roamed : Sürtmek. Gezme. Dolaşmak. Gezinmek. Gezinme. Aylak aylak dolaşmak. Gezmek. Amaçsız gezinmek. Dolaşma.

Roamer : Serseri. Oradan oraya göçen kişi. Gezgin. Avare. Dolaşım yapan. Göçmen kişi. Gezgin kişi. Göçebe. Amaçsız bir şekilde seyahat eden kimse.

Roamers : Dolaşım yapan. Serseri. Oradan oraya göçen kişi. Avare. Gezgin kişi. Amaçsız bir şekilde seyahat eden kimse. Gezgin. Göçebe. Göçmen kişi.

Microammeter : Mikroamperölçer.

Microampere : Mikroamper. Amperin milyonda biri. Milyondabir amper.

Acroamatic : Akroamatik. Aristo öğretilerine ait.

Roach : Çamçak. Kaloriferböceği. Sazan. Kızılkanat. Kızılgöz. Hamamböceği. Çamça balığı. İstralya payı. Karaböcek. Kakalak.

Cloakroam : Gardrop. tiyatroda seyircilerin palto, şapka, baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer. tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer. Giysilik.

 

İngilizce Roaming Türkçe anlamı, Roaming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roaming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Skimming : Özarama. Kaymak. Cüruf. Köpük. Yüzeyden sıyırma. Kaymağını alma. Kef. Halmoz alma. Sıyırma. Yüzeysel tarama - okuma.

Ambulatory : Belirli bir süre içinde geriye dönülebilen (kabili rücu). Geri dönülebilir. Ayakta tedavi edilen. Seyyar. Gezilebilir. Gezilecek yer. Gezinti yeri. Kemerli yol. Bozulabilir.

Mark : Çizgi. Malların üzerine marka koymak ya da vurmak. Bir işletmenin yaptığı malları ya da ürettiği ürünleri, başkalarının mallarından ayırmak amacıyla malın ya da sarmalacın üzerine konulan özel im. Damga. Not vermek. Marka. Markalamak. İşaret. Damga vurmak. Alman parası.

Pricing : Paha biçmek. Fiyatlandırılan. Maliyetlendirme. Fiyat tespit etme. Fiyat uygulaması. Fiyatlandırarak. Fiyatlandırma. Fiyat belirleme. Yeni veya mevcut ürünlerin fiyatlarının belirlenmesi.

Score : Partisyon yazmak. İşaretlemek. Hesaplaşmak. Puan. Ağır eleştirmek. Sayı yapmak. Çizgi çekmek. Çizmek. Gol atmak. Skor kaydetmek.

Get about : Oraya buraya gidip gelmek. Oradan oraya koşuşturmak. Duyum almak. Yayılmak (haber veya söylenti). Yayılmak (söylenti). Yürümek. Gidip gelmek. Seyahat etmek. Yayılmak.

Perusal : Dikkatle okuma. Okuma (dikkatle). Dikkatle okumak. Tetkik etme. Okuma. İnceleme.

Migratory : Göçmen. Göçe ait. Göçebe. Göçle ilgili. Göç. Göçücü. Göçer. Seyyar.

Cycles : Motosiklet. Devre. Aşama. Bisiklet. Zaman. Devir. Dönme. Seri. Dizi.

 

Roaming synonyms : bond rating, poring over, linguistic process, cruise along, circuit, moseyed, go around, circuited, mosey, ambulatories, bat around, perusing, hang about, get around, meanders, ambulate, hang around, circuiting, cycle, appraisal, assessment, meandered, kink, itinerant, cruised, go for a walk, browse around, floating, commuter, roam, circulating, ambulates, undervaluation.

Roaming zıt anlamlı kelimeler, Roaming kelime anlamı

Past : Olmuş. Geçmiş zaman. Yanından geçerek. Ötesinde. Sabık. Dün. Mazi. Dilb.geçmiş. Bitmiş. Geçkin.

Present : Halihazır. Vermek. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şimdiki zaman. Hediye. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Bugünkü. Tanıştırmak. Şu anki. Armağan.

Dissuasive : Vazgeçirici. Caydırıcı. Caydıran.