Dolaşım nedir, Dolaşım ne demek

Biyoloji'deki anlamı:

Bir sıvının, kanın ya da sitoplâzma gibi sıvı içeren yapıların bir kanal ya da bir yönde sürekli hareketi. Sirkülasyon.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Mal, para, çek, bono gibi değerlerin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Bir sıvının, kanın veya sitoplazma gibi sıvı içeren yapıların bir kanal içinde bir yönde sürekli hareketi, sirkülasyon.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Kan dolaşımı.

Zooloji alanındaki anlamı:

(anlamdaş. sirkülasyon), (Lat. circulatio): Kanın vücuttaki damarlar içinde hareketi; kapalı borular içersinde herhangi bir sıvı hareketi.

Diğer sözlük anlamları:

Dolaşık

Bilimsel terim anlamı:

Bir yerleşim yerinde gelip geçmeye ayrılmış yerlerde, sokaklarda ve anayollarda insanların ve taşıtların gidiş gelişi.

Fırın gazlarının ve sıvı yunakların ortamlarını, eşdağılımlı bir durumda tutabilmek için, bu ortamların dolaşması olayı.

Döngüsel yer ya da konum değiştirme devinimi.

İngilizce'de Dolaşım ne demek? Dolaşım ingilizcesi nedir?:

circulation, traffic

Fransızca'da Dolaşım ne demek?:

enroulement

Osmanlıca Dolaşım ne demek? Dolaşım Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

 

deveran

Dolaşım hakkında bilgiler

Dolaşım (İngilizce roaming) özelliği, GSM ile birlikte ortaya çıkmış bir teknolojidir ve bir mobil ağın (veya şebeke operatörünün) abonesi olan bir kullanıcının bu aboneliğini diğer ağlarda da kullanabilmesine olanak tanır.

Dolaşım ile ilgili Cümleler

  • Makul bir egzersiz kan dolaşımını artırır.
  • Onun her zaman elleri ve ayaklarında kan dolaşım ile ilgili problemleri vardı.
  • Sıkı bir kemer kan dolaşımını engeller.
  • Kan dolaşımı düzenli değil.
  • Enfeksiyon kan dolaşımına ulaştı.
  • Dolaşım sistemi, bir küçük ve bir büyük dolaşımdan meydana gelir.

Dolaşım anlamı, kısaca tanımı:

Dolaşım ortaklığı : Müşterilerine yurt dışında da hizmet verebilmek için cep telefonu firmalarının başka ülkelerin iletişim firmalarıyla kurduğu iş birliği.

Açık dolaşım sistemi : Genellikle bütün eklem bacaklılarda ve birçok yumuşakçada bulunan atardamar ve kan boşluğundan oluşmuş açık bir dolaşım sistemi.

Büyük kan dolaşımı : Kalbin sürekli kasılıp gevşemesiyle kanın bütün vücudu dolaşması.

Kan dolaşımı : Kalbin sürekli olarak kasılıp gevşemesiyle kanın damarlar içinde yer değiştirmesi, dolaşım, deveran, deveranıdem.

Küçük kan dolaşımı : Çeşitli organlardan gelen toplardamarların kanı sağ kulakçık ve sağ karıncığa taşıması, oradan da atardamarlarla kanın akciğerlere ulaştırılması ve oradan sol kulakçığa taşınması düzeni.

Para dolaşımı : Dolanım.

Dolaşma : Dolaşmak işi.

Dolanım : Alışveriş ve hizmet karşılığının ödenmesini sağlamak üzere paranın el değiştirmesi, dolaşım, tedavül, sirkülasyon. Tedavül, sirkülasyon, dolaşım. Mal veya paranın elden ele dolaşması, dolaşım, sirkülasyon, para dolaşımı. Para ve para yerine geçen bono, senet vb.nin geçerli olması, sürümde bulunması, dolaşım, sirkülasyon.

 

Birlik : Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Bir arada olma durumu, vahdet. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk.

Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).

Teknoloji : Bir sanayi dalı ile ilgili yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri, bunların kullanım biçimlerini kapsayan uygulama bilgisi, uygulayım bilimi. İnsanın maddi çevresini denetlemek ve değiştirmek amacıyla geliştirdiği araç gereçlerle bunlara ilişkin bilgilerin tümü.

Mobil : Parçalar hâlinde yapılmış olup hava hareketleriyle kımıldayan heykel. Hareketli, taşınabilir.

Şebeke : Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kimselerin tümü. Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı. Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü, ağ.

Kan : Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı. Soy.

Dolaşım anoksisi : Kan sirkülasyonundaki durgunluğa bağlı olarak meydana gelen anoksi, durgunluk anoksisi, stagnant anoksi, sirkülatör anoksi.

Dolaşım aygıtı, dolaşım organı : (zooloji)

Dolaşım belgesi : Dışsatımda ticari kolaylıklardan yararlanabilmek amacıyla dışsatımcı ülke yetkili kuruluşlarınca ATR, EUR.1 olarak iki biçimde düzenlenen ve gümrük idarelerince vize edilen belge. krş. ATR dolaşım belgesi, EUR.1 dolaşım belgesi

Dolaşım borusu : Sıcak su hazırlama döşeminde, soğuyan suyun sıcak su deposunda dönmesini sağlayan boru.

Dolaşım bölgesi : Ulaşım araştırmalarında yolculuk davranışlarının hesaplandığı ve çözümlendiği en küçük birimi.

Dolaşım düzeni : Sürekli açındırma aygıtlarında, eriyiğin bütün tekneleri dolaşmasını, tazelenmesini sağlayan, ısı değiştirgeçleri, tulumbalar, borulardan oluşan dizge.

Dolaşım kaynağı : İnsanların ve taşıtların kent içinde devinimlerine yol açan ve bu devinimleri çoğaltan işyerleri, eğlence yerleri, öğrenim kurumları, vb. etkenler.

Dolaşım kollapsı : Şok.

Dolaşım organı : Yürek, atardamar, toplardamar ve kılcal damar gibi dolaşım sistemini oluşturan organlardan her biri. Sirkülasyon organı. [Bakınız: dolaşım aygıtı] Kalp, atardamar, toplardamar ve kılcal damar gibi dolaşım sistemini oluşturan organlardan her biri, sirkülasyon organı. [Bakınız: dolaşım sistemi]

Dolaşım oylumu : Belli bir noktadan, belirli bir süre içinde geçen insan, taşıt ve hayvan sayısı.

Diğer dillerde Dolaşım anlamı nedir?

İngilizce'de Dolaşım ne demek? : n. cycle, circulation, currency

Fransızca'da Dolaşım : circuit [le], circulation [la]

Almanca'da Dolaşım : n. Umlauf, Zirkulation

Rusça'da Dolaşım : n. вращение (N), циркуляция (F)