Gezici nedir, Gezici ne demek

Gezici; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Gezgin
  • Halka yardım amacıyla hizmet götüren.

"Gezici" ile ilgili cümleler

  • "Gezici esnaf."

Yerel Türkçe anlamı:

Düğün davetçisi.

Hukuki terim anlamı:

seyyâr.

Gezici tanımı, anlamı:

Gezici kütüphane : Halka eğitim ve öğretim amacıyla götürülen kitaplık hizmeti.

Gezici topluluk : Belli bir yeri olmayıp özel araçlarla dolaşarak oyunlar sergileyen topluluk.

Gezi : Gezinti yeri. Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılmış olan yolculuk. Gezilip hava alınacak yer. Pamuk ve ipekle karışık dokunmuş hareli kumaş. Ülkeler veya şehirler arasında yapılmış olan uzun yolculuk, seyahat. Bu kumaştan yapılan.

Gezicilik : Gezici olma durumu.

Gezgin : Gezmek, tanımak, görmek, dinlenmek amacıyla geziye çıkan (kimse), gezici, gezmen, seyyah.

Halka : Çember biçiminde olan. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Çember biçiminde dizilmiş topluluk. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı.

 

Yardım : Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Etki. Bağış, iane.

Hizmet : Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam. Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma.

Gezici gösterim takımı : Halkı eğitmek amacıyla gösterim yapabilecek biçimde donatılmış araçlarla çalışan takım.

Gezici kelime : Bir dilden çıktığı hâlde diğer dillere de girip yerleşen kelime: biber, çay, kahve, şeker, pilav, tabaka, radyo, televizyon, video, sputnik gibi.

Gezici kitaplık : Kitaplık açılamayan yerdeki halkın ayağına özel bir taşıtla giden kitaplık.

Gezici kitaplık hizmeti : Gezici kitaplıkla kitabı okuyucunun ayağına götürme.

Gezici kukla topluluğu : Bir yerde yerleşik olmayan oradan oraya gezen kukla topluluğu.

Gezici müze : Büyük sirklerde bulunan ve kentten kente götürülen müze.

Gezici okul : Yılın değişik mevsimlerinde yaylacılık, göçebelik vb. nedenlerle yer değiştiren halk topluluklarının çocuklarına ilköğrenim olanağı sağlamak için açılan gezici öğretim kurumu. Motorlu bir taşıt içinde özel olarak donatılan ve öğrencinin bulunduğu yere giden okul.

Gezici öğretmen : Nüfusu ve öğrenim çağındaki çocuk sayısının azlığı nedeniyle bir okul yapılıp sürekli öğretmen verilemeyen yerlerde ya da yol, uzaklık ve arazi durumu bakımından dağınık yerleşme bölgelerinde oturan ve bir bölge okuluna da bağlanamayan çocukların eğitim ve öğretimiyle görevli öğretmen.

 

Gezici öğretmenlik bölgesi : İlköğrenim çağındaki çocukların eğitilmeleri amacıyla birbirine yakın mahalle ve daha küçük yerleşme merkezlerinin birleştirilmesiyle oluşan ve gezici öğretmenin görev aldığı bölge. bk. öğretim merkezi.

Gezici özel eğitim öğretmeni : Olağan okulların olağan sınıflarında yetiştirilebilecek durumda olup da özürleri bakımından özel eğitime gereksinmeli öğrencilerle haftanın belli günlerinde uğraşan öğretmen.

Gezici ile ilgili Cümleler

  • NASA'nın Mars gezicisi bir nehir yatağının izlerini keşfetti.
  • Tom'un arkadaşlarının çoğu onun muhtemelen bir gezici vaiz olacağını düşünüyor.

Diğer dillerde Gezici anlamı nedir?

İngilizce'de Gezici ne demek? : adj. mobile, itinerant, traveling, travelling [Brit.], touring, ambulant, ambulatory, floating, roving

Fransızca'da Gezici : ambulant/e, itinérant/e, errant/e, forain/e

Almanca'da Gezici : adj. ambulant

Rusça'da Gezici : n. экскурсант (M), турист (M)

adj. передвижной, странствующий, бродячий