Circulating türkçesi Circulating nedir

Circulating ingilizcede ne demek, Circulating nerede nasıl kullanılır?

Circulating air : Hava sirkülasyonu. Hava dolaşımı.

Circulating capital : İşletme sermayesi. Bir işletmenin para, pazarlanabilir taşınır değerler, alacaklar ve stoklar gibi kısa vadeli varlıkları ile yükümlülükleri arasındaki fark. Ham madde ve nihai ürün sermayesi. Bir işletmenin işini sürdürebilmesi için gerekli olan nakit. Döner sermaye. Mütedavil sermaye.

Circulating current : Dolaşım akımı.

Circulating decimal : Bölme işlemlerinde tekrar eden rakam. Devirli ondalık kesir.

Circulating library : Ödünç kitap veren kütüphane. Dışarıya ödünç kitap veren kütüphane. Kirayla kitap alınan küçük kütüphane.

Recirculating : Tekrar dolaştırma.

Circulating signal : Yeryuvarı çevresinden bir ya da birçok kez geçen imleni. Dolaşan sinyal. Dolanan sinyal. Dolanan imlem.

Circulating pump : Sirkülasyon pompası. Döşemde suyu dolaştıran tulumba. Devridaim pompası. Dolaşım pompası. Dolaşım tulumbası.

Circulating lubrication : Sirkülasyonlu yağlama.

Circulating reactor : Dolaşım reaktörü. Kalbi içinde fisil madde dolaşımı olan reaktör.

İngilizce Circulating Türkçe anlamı, Circulating eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Circulating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Revolving : Şamot ring. Rotatif. Devvar. Döner. Devir yapan.

Granter : Bağış yapan. Veren kimse. Temlik eden. Fariğ. Veren. Bağış yapan kimse. Miras bırakan kimse.

Ambulatory : Bozulabilir. Kemerli yol. Geri dönülebilir. Gezinti yeri. Ayakta tedavi edilen. Gezilebilir. Seyyar. Gezilecek yer. Belirli bir süre içinde geriye dönülebilen (kabili rücu).

Circulation : Dolaşım (kan veya hava için). Bitki, biyoloji, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Akıntı. Sürüm. Dağıtım. Cereyan. Döngüsel yer ya da konum değiştirme devinimi. Yayma. Tedavül.

Cycle : Tur. Çoğalan bir değişkenin art arda gelen minimumlar ya da maksimumlar aralıkları ve bu aralıklardaki değişme biçimleri özdeş değilse bu olayın dönümünden söz edilemez. onun yerine art arda gelen her minimum ya da maksimum çifti arasındaki değişim bir çevrim olur. sözgelişi, güneş lekeleri sayısı tekrarlı olarak azalır çoğalır. bir tarihde gözlenen leke sayısı sıfır iken bir süre sonra bu sayı artar, en büyük değeri alır ve sonra tekrar sıfır olur. böylece bir çevrim tamamlanmıştır; ondan sonra ikinci çevrim başlar, başka hızda ve değerlerde çoğalır, yeniden sıfıra iner. bu da ikinci çevrimdir. güneş leke çevrimlerinin süresi 9 ile 13 yıl arasında değişir. Elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol. Pedal çevirmek. Bir sürecin döngü ya da çemberli devinimi sırasında geçirdiği dönemlerden her biri. Yapıştırmak. Motosiklet. Bir dizgede oluşan ya da bir dizgenin oluşturduğu bir dizi değişikliğin her biri. (her çevrim sonunda bu değişiklik başlangıç noktasına döner. örneğin bir dalgalı akımda, en büyük pozitif akımdan en büyük negatif akıma ya da bunun tersine gidiş bir çevrimdir. bir dalgalı akımın yinelenimi, saniyedeki çevrim sayısına eşittir). (özellikle) bir elektromıknatıs dalganın tam bir salınımı; bu durumda, çevrim, radyo yineleniminin temel birimidir (kilosikl =1.000 sikl, gigasikl =1.000 megasikl. yinelenimler genellikle saniyede çevrim (c/s) ya da hertz olarak belirtilir). Bilgisayar, bilişim, uzay, iktisat, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Siklus.

 

Assignors : İlgili. Temlik eden. Fariğ.

Commuter : Yörekentte oturan ve kentin sunabildiği taşıma olanaklarından yararlanarak ya da kendi taşınım olanaklarıyla her gün çalışmak üzere kente gidip gelen kimse. Her gün işe trenle gidip gelen kimse. Her gün işe gidip dönen kimse. Abonman sahibi. Uzerişen. Mevsimlik bilet alarak her gün aynı noktalar arasında yolculuk yapan kimse. Abone bileti kullanan. Akım çevirici. Banliyöde yaşayan kimse.

Roving : Aylak. Seyyar. Uçan. Gezginci. Başıboş dolaşma. Göçebe. Düzensiz. Başıboş.

Assignation : Atama. Buluşma. Göreve seçme. Randevu. Belirleme. Tahsis edilmiş. Devir ve temlik. Ferağ. Saptama.

Transferrers : Transfer eden. Tahliye eden kimse. Muhil. Aktaran kimse. Nakleden kimse.

Circulating synonyms : assigning, aliener, brought forward, kink, whirligigs, selfishness, cessions, peripatetic, excursive, floating, twisty, circulative, cession, alienors, granters, current, rotary, cycles, age, negotiating, itinerant, commuters, alienation, angular motion, turning round, rotations, currency, traffic, alieners, carry forward, migratory, emigratory, ambulant.

Circulating zıt anlamlı kelimeler, Circulating kelime anlamı

Circulating antonyms : noncurrent.