Commuter türkçesi Commuter nedir
- Uzerişen.
- Her gün işe gidip dönen kimse.
- Akım çevirici.
- Banliyödeki evi ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelen kimse.
- Mevsimlik bilet alarak her gün aynı noktalar arasında yolculuk yapan kimse.
- Abonman sahibi.
- Banliyöde yaşayan kimse.
- Yörekentte oturan ve kentin sunabildiği taşıma olanaklarından yararlanarak ya da kendi taşınım olanaklarıyla her gün çalışmak üzere kente gidip gelen kimse.
- Gezici.
- Her gün işe trenle gidip gelen kimse.
- Abone bileti kullanan.
Commuter ingilizcede ne demek, Commuter nerede nasıl kullanılır?
Commuter belt : Banliyö bölgesi.
Commuter tax : Taşıma vergisi. Yurt dışına seyahat vergisi. Yolculuk etme vergisi.
Commuter train : Banliyö treni.
Commuters : Akım çevirici. Her gün işe trenle gidip gelen kimse. Gezici. Abonman sahibi. Banliyöde yaşayan kimse. Abone bileti kullanan. Mevsimlik bilet alarak her gün aynı noktalar arasında yolculuk yapan kimse. Banliyödeki evi ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelen kimse. Her gün işe gidip dönen kimse.
Commuterville : Varoşlar. Banliyö.
Commutability : Değiştirilmesi mümkün. Değiştirilebilirlik.
Commutating zone : Komütasyon bölgesi.
Telecommuter : İşini evinden takip eden çalışan.
Commutable : Dönüştürülebilir. Hafifletilebilir (ceza). Değiştirilebilir. Hafifletilebilir. Değiştirilebilir (elektrik akımı).
Commutating switch : Değiştirme anahtarı. Komütasyon anahtarı.
İngilizce Commuter Türkçe anlamı, Commuter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Commuter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ambulatories : Seyyar. Gezilebilir. Bozulabilir. Belirli bir süre içinde geriye dönülebilen (kabili rücu). Kemerli yol. Ayakta tedavi edilen. Gezinti yeri. Geri dönülebilir. Gezilecek yer.
Passenger : Doğması beklenen çocuk. Korunan. Gezgin. İşten kaytaran kimse. İyileşmesi umutsuz hasta. Yolcu. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse. Beleşçi.
Ambulant : Hastanın yatmasını gerektirmeyen. Seyyar. Ayakta tedavi edilen. Yürür durumda olan hasta. Ayakta. Ambülan.
Rider : Ek (belge vb). Oynak parça. Sözleşme eki. Binici. Süvari. Destek. Bisikletçi. Sürücü. İlave. Atlı.
Floating : Yüzen. Yüzme. Değişen. Asma. Durağan olmayan. Hareketli. Yüzer. Döner (sermaye). Dalgalanan.
Roving : Göçebe. Dolaşan. Uçan. Başıboş. Seyyar. Düzensiz. Başıboş dolaşma. Aylak. Gezginci.
Selfishness : Egoistlik. Hodbinlik. Bencillik. Ferasetle.
Passenger train : Yolcu treni.
Migratory : Göçle ilgili. Göçebe. Göçe ait. Göçmen. Seyyar. Göçer. Göçücü. Göç.
Commuter synonyms : commuters, roaming, straphanger, mobile, ambulatory, peripatetic, itinerants, commuter train, circulating, itinerant, rovings.
Commuter ingilizce tanımı, definition of Commuter
Commuter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, one who commutes in traveling. One who commutes.

Bu kısımda Commuter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Commuter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Commuter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Commuter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.