Ambulant türkçesi Ambulant nedir

  • Yürür durumda olan hasta.
  • Hastanın yatmasını gerektirmeyen.
  • Gezici.
  • Ayakta.
  • Ambülan.
  • Ayakta tedavi edilen.
  • Seyyar.

Ambulant ingilizcede ne demek, Ambulant nerede nasıl kullanılır?

Ambulant patients : Ayakta tedavi gören hastalar. Yürüyebilen hasta ve yaralı. Ayakta tedavi gören hasta.

Somnambulant : Uykusunda yürüyen. Uyurken yürüyen. Uyurgezer.

Ambulance : Ambülans. Cankurtaran arabası. Ambulans. Cankurtaran. Gezici hastane.

Ambulance airplane : Ambülans uçağı.

Ambulance chaser : Yaralanmayla sonuçlanan kazaları takip ederek mağduru tazminat davası açmaya teşvik eden avukat. (kuzey amerika argosu) kaza kurbanlarını takip eden. Şikayetçi olarak zarar masrafları ödetme ve tazminat davası açmaya teşvik eden avukat. Ambulans takipçisi.

Ambulanceman : Sedyeci. (ingiltere ingilizcesi) yardımcı sağlık hizmeti veren kimse. Acil tıbbi müdahale sağlaması için eğitim almış olan kişi.

Ambulacral foot : Tüp ayak. Derisi dikenlilerde özel bir sistemle hayvanın yer değiştirmesine yarayan, aynı zamanda solunum, besin yakalama, duyu alma fonksiyonlarını da yapmak üzere değişebilen, vücut dışına uzanan deri çıkıntısı, ambulakral ayak. Derisi dikenlilerde özel bir sistemle hayvanın yer değiştirmesine yarayan, su kanal sistemine küçük yan kanallarla bağlı, solunum, besin yakalama, duygu alma fonksiyonlarını da yapmak üzere değişebilen, vücut dışına uzanan deri çıkıntısı. ambulakral ayak.

 

Ambulacral : Ambulakral. Ambulakra ait.

Call an ambulance : Ambulans çağırmak. Ambulans çağırın.

Ambulancewoman : (ingiltere ingilizcesi) yardımcı sağlık hizmeti veren kadın. Acil tıbbi müdahale sağlaması için eğitim almış olan kadın. Bayan sedyeci.

İngilizce Ambulant Türkçe anlamı, Ambulant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ambulant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Selfishness : Ferasetle. Bencillik. Hodbinlik. Egoistlik.

Mobile : Devingen. Mobil. Devinimli. Hareketli. Dengede hareket düzeni. Yer değiştirebilen. Gezgin.

Erratic : Sebatsız. Değişken. Düzenli hareket olamayan. Tuhaf. Birden değişiveren. Düzensiz. Sapkın. Dengesiz. Gezen. Hareketleri düzenli olmayan.

Upped : Çıkış. Artırmak. Yükseltmek. Keyifli. Yukarı. Artış. Uyarıcı. Çalışır. Yüksek.

Movable : Oynak. Oynatılabilir. Taşınır eşya. Ayaklı. Tarihi değişen (yortu). Taşınır. Pay ve borç belgitleri gibi yasal hükümlerle aktarılabilen mallar. eşya ve hayvanlar gibi yer değiştirebilen mallar. Hareket edebilen.

Commuter : Abonman sahibi. Her gün işe trenle gidip gelen kimse. Uzerişen. Akım çevirici. Yörekentte oturan ve kentin sunabildiği taşıma olanaklarından yararlanarak ya da kendi taşınım olanaklarıyla her gün çalışmak üzere kente gidip gelen kimse. Mevsimlik bilet alarak her gün aynı noktalar arasında yolculuk yapan kimse. Her gün işe gidip dönen kimse. Abone bileti kullanan. Banliyödeki evi ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelen kimse.

 

Ambulatory : Gezilecek yer. Bozulabilir. Geri dönülebilir. Gezinti yeri. Kemerli yol. Belirli bir süre içinde geriye dönülebilen (kabili rücu). Gezilebilir.

Portables : Müteharrik. Taşınmaya müsait. Taşınır. Portatif eşya. Katlanır. Taşınabilir. Portatif.

Portable : Katlanır. Taşınır. Portatif eşya. Portatif. Müteharrik. Taşınabilir. Taşınmaya müsait.

Standings : Mevki. Ayakta durma. Yer. Durum. Geçerlilik. Geçmiş. Eskilik. Pozisyon. Saygınlık.

Ambulant synonyms : roaming, circulating, itinerants, on the move, erratics, stood, commuters, itinerant, rovings, afoot, planetary, migratory, astir, ambulatories, on foot, upping, peripatetic, up and about, roving, standing, floating.

Ambulant zıt anlamlı kelimeler, Ambulant kelime anlamı

Immobile : Yerinden oynatılamaz. Devinimsiz. Oynamaz. Hareketsiz. Devimsiz. Kımıltısız. Kımıldatılamaz. Hareketsiz, kımıldamaz, oynamaz. İmmobil. Nitelik ve nicelik bakımından, kimi özelliklerinde zaman içinde değişim göstermeyen özdek ya da olaylar.

Ambulant ingilizce tanımı, definition of Ambulant

Ambulant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Walking. Moving from place to place.