Peregrine türkçesi Peregrine nedir

Peregrine ingilizcede ne demek, Peregrine nerede nasıl kullanılır?

Peregrine falcon : Aladoğan. Bayağı doğan. Kartallar (falconiformes) takımının, kartalgiller (falconidae) familyasından, 42-52 cm kadar uzunlukta, sırtı kül rengi ve enine çizgili, bütün dünyada rastlanan bir tür. Güvercin doğanı. Sungur. Doğan. Ezginci doğan. Gök doğan. Gezginci doğan. Gökdoğan.

Peregrines : Tuhaf. Garip. Acayip. Gezginci doğan. Bayağı doğan. Gökdoğan. Göecebe. Ecnebi. Gök doğan. Yabancı.

Peregrinate : Yolculuk etmek. Seyahat etmek. Katetmek. Aşmak. Dolaşmak. Gezmek.

Peregrination : Yolculuk. Gezme. Seyahat. Konuyu dağıtma. Dolaşma. Daldan dala konma. Yolculuk etme.

Peregrinations : Daldan dala konma. Seyahat. Gezme. Konuyu dağıtma. Yolculuk. Yolculuk etme.

Superegos : Süperego. Superego. Üstbenlik. Üstben. Üst benlik. Süper ego.

Superego : Üstbenlik. Süperego. Üst benlik. Üstben. Süper ego.

İngilizce Peregrine Türkçe anlamı, Peregrine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peregrine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emigratory : Konar-göçer. Mevsime göre yer değiştiren kuşlar veya diğer hayvanlarla ilgili. Dolaşan. Gezgin. Gezen.

 

Foreign to : Bir yerden değil. Tanıdık olmayan. Buralı değil.

As in a dream : Gerçeküstü. Rüyada gibi. Hayal meyal. Akıl almaz.

Wandering : Daldan dala konma. Dalgınlık. Gezinme. Sayıklama. Avare. Amaçsızca dolaşma. Sayıklayan. Serseri. Başıboş dolaşan.

Antic : Soytarılık. Maskara. Tuhaflık. Maskaralık.

Awkward : Sakar. Beceriksiz. Zorluk çıkaran. Dikbaşlı. Kullanışsız. Yöndemsiz. Ters. Anlaşılması zor insan. Biçimsiz.

Goshawk : Çakırkuşu. Doğan. Atmaca. Büyük atmaca. Çakır. Şahin. Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) takımından, palearktik bölge ve kuzey amerika'da ova ve dağlardaki ormanlarda yaşayan, türkiye'nin doğu ve güneydoğu bölgesi hariç, akdeniz kıyılarında kışın, diğer bölgelerde her mevsim görülen, sırtı koyu kahve ya da kül rengi, karnı beyazımsı renkte olan, geceleri sürü halinde gezen ve uçan, bir tür. büyük atmaca.

Barbarous : Barbarca. Barbar. Haşin. Uygarlaşmamış. Yontulmamış. İnsanlık dışı. Kaba. Görgüsüz. Vahşi.

Alien : Uzaylı. Farklı. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Başka bir ülkeye ait. Karşıt. Zıt. Değişik. Yabancı uyruklu kimse. Uymayan.

Allochthonous : Allokton. Alokton olan. Allokton olan. Bulunduğu yere başka bir yerden getirilmiş, taşınmış kayaç ya da maden.

Peregrine synonyms : genus falco, falcon gentle, falco, falco peregrinus, comical, cranky, extrinsical, roving, immigrants, anomalous, nomad, drolling, scourer, roamer, curiosity, unsettled, exotic, immigrant, bughouse, extrinsic, peregrines, bughouses, comically, awfully, codgers, barbarians, aliening, nomadic, falcon gentil, nomadic population, droll, remote, migrant.

 

Peregrine zıt anlamlı kelimeler, Peregrine kelime anlamı

Settled : Düzenli. Yerleşik. Oturulan. Meskã»n. Yerleşmiş. Devamlı. Sürekli. Kararlı. Şenelmiş. Sabit.

Peregrine ingilizce tanımı, definition of Peregrine

Peregrine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The peregrine falcon. Foreign. Exotic. Not native. Extrinsic or from without.