Immigration türkçesi Immigration nedir
- Dış göç.
- Göç etme.
- İktisadi, siyasi veya sosyal nedenlerle bir ülkeden başka bir ülkeye doğru gerçekleşen nüfus hareketleri.
- Ülkeye gelen göç.
- [#göçme Göçmenlik].
- Bir ülkeye başka ülkelerden bireylerin ya da toplumsal kümelerin gelip yerleşmesi.
- İçegöç.
- Hicret.
- Göç.
- Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.
- Muhaceret.
- İçe göç.
- Bir ülkeye başka ülkelerden gelen nüfus akımı. bk. göç.
Immigration ile ilgili cümleler
English: They demanded an end to the flood of immigration.
Turkish: Onlar göçmen seli için bir son talep ettiler.
Immigration ingilizcede ne demek, Immigration nerede nasıl kullanılır?
Immigration and naturalization service : Yabancıların amerika birleşik devletleri'ne kabul edilmesiyle ilgili kanunların uygulanmasından sorumlu olan abd adalet bakanlığı dairesi. Göçmenlik ve vatandaşlık bürosu. Ins.
Immigration clerk : Göçmen memuru. Göçmenlik bürosu memuru. Görevi göçmenlerle ilgili evrak işlerine bakmak olan resmi görevli.
Immigration laws : Göçmenlik kanunları. Göçmenlik yasası. Göçmenlik kanunu. Göç kanunu. Göçmenlik sürecini düzenleyen yasalar. Göç yasası.
Immigration office : Göçmen bürosu. Göçmenlik bürosu.
Immigration officer : Göçmen bürosu memuru.
Emigration and immigration : Göç ve göçmenlik.
Immigrated : Göçmek. Göçmen almak. Göçmen olarak getirmek. Göç etmek.
Immigration quota : Belirli bir zaman diliminde göç edilmesine izin verilen insan sayısı. Göçmen kotası.
Labour immigration : Emek göçü. Emeğin sermaye ve doğal kaynaklara göre bol ve dolayısıyla ücretlerin daha düşük olduğu ülke veya bölgelerden, kıt olduğu dolayısıyla ücretlerin daha yüksek olduğu ülke veya bölgelere doğru hareketi.
Department of immigration and naturalization : Göçmenlik ve vatandaşlık bakanlığı. Vize ve vatandaşlık verilmesi iş ve işlemleriyle uğraşan hükümet organı.
İngilizce Immigration Türkçe anlamı, Immigration eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Immigration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Emigrate : Hicret etmek. Göçmek. Göç etmek. Başka ülkeye gitmek veya yerleşmek. Göç eylemek. (başka bir ülkeye) göç etmek. Göç vermek. Yurt dışına göç etmek.
Corrent of migration : Çalışmak ve kendine daha iyi yaşama olanakları bulmak umuduyla, insanların oturdukları yeri bırakıp başka yörelere giderek orada kesin ya da geçici olarak yerleşmeleri.
Expatriations : Sürgün. Iskat. Vatandaşlıktan çıkarma. Vatandaşlıktan çıkarılma. Vatandaşlığı kaybettirme. Yabancı ülkeye yerleşme.
Transmigrations : Transmigrasyon. Ruh vb geçme. Geçme (ruh).
Migratory : Göçücü. Gezici. Göçer. Göçebe. Göçe ait. Seyyar. Göçle ilgili. Göçmen.
Aliyah : Aliyah. Yahudilerin israil'e göçü. Yahudilerin israil'e göçü (ibranice).
Exodus : Çıkış. Toplu göç. Akın. Mısır'dan çıkış. Toplu yola çıkma. Eksodos. Umumi çıkış. Beni israilin mısırdan hicreti.
Immigration synonyms : in migration, immigrations, demigration, hegiras, expatriating, transmigration, body, hegira, migration, emigrates, hejira, expatriation, emigrations, migrations, emigration.
Immigration ingilizce tanımı, definition of Immigration
Immigration kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of immigrating. The passing or coming into a country for the purpose of permanent residence.

Bu kısımda Immigration kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Immigration ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Immigration anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Immigration ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.