Exodus türkçesi Exodus nedir
- Çıkış.
- Göç.
- Akın.
- Toplu yola çıkma.
- Umumi çıkış.
- Toplu göç.
- Mısır'dan çıkış.
- Beni israilin mısırdan hicreti.
- Eksodos.
Exodus ingilizcede ne demek, Exodus nerede nasıl kullanılır?
Exodus of capital : Sermayenin kaçışı.
Rural exodus : Kırsal nüfusun kentlere, işleyimleşmiş yörelere akması. Kırların boşalması. Köyden kente akın.
The exodus : İsrail'in çocuklarının mısır'ın köleliğinden kurtulmaları. Toplu göç. Göç. Eksodos. Mısır'dan çıkış. Toplu yola çıkma. Akın. Beni israilin mısırdan hicreti. Umumi çıkış. Çıkış.
Exoderm : Dışderi. Ekzoderm.
Exodermis : Bitkilerin köklerinde epidermis tabakasının alanda yer alan, hücre çeperleri süberin, selüloz ve lignin biriktiren birkaç şua hücreden oluşmuş tabaka. Ekzodermis. Bitkilerin köklerinde epidermis tabakasının altında yer alan, hücre çeperleri süberin, selüloz ve lignin biriktiren birkaç sıra hücreden oluşmuş tabaka. Dışderi.
Exobiologist : Dış dünyalardaki canlıları inceleyen kişi. Diğer gezegenlerdeki yaşam ihtimali üzerine çalışmalar yapan kimse. Eksobiyolog. Eksobiyoloji uzmanı.
Exocarans : Ekzokarans. Rasyonda yetersiz vitamin bulunmasından kaynaklanan hipovitaminozis olgusu.
Exocardial murmurs : Kalbin dışından kaynaklanan nedenlerle oluşan üfürümler. ekzokardiyal üfürümler kalp kesesi değişiklikleriyle oluşan sürtünme ve çalkantı sesleridir, perikardiyal çalkantı sesleri, perikardiyal sürtünme sesleri, perikardiyal üfürümler. sığırlarda ekzokardiyal üfürümlerin en yaygın nedeni perikarditis travmatikadır. Ekzokardiyal üfürümler.
Exodontia : Diş çekimi ile ilgili dişçilik dalı. Diş çekimi. Diş kaybı.
Exobiological : Diğer gezegenlerdeki yaşam ihtimali incelemeleri ile alakalı. Eksobiyoloji (dünya dışı varlıkları inceleyen bilim dalı) ile alakalı. Dış dünyalardaki canlıları incelemeyle ilgili.
İngilizce Exodus Türkçe anlamı, Exodus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Exodus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Egresses : Çıkar yol. Belirmek. Ağ çıkışı. Çıkmak. Belirme. Çıkış hakkı. Çıkış kapısı. Çıkma. Çare.
Immigration : İçe göç. İçegöç. Muhaceret. Göç etme. Bir ülkeye başka ülkelerden gelen nüfus akımı. bk. göç. İktisadi, siyasi veya sosyal nedenlerle bir ülkeden başka bir ülkeye doğru gerçekleşen nüfus hareketleri. Dış göç. Bir ülkeye başka ülkelerden bireylerin ya da toplumsal kümelerin gelip yerleşmesi. Göçmenlik.
Forayed : Akın etmek. Yağma. Basmak. Yağma etmek. Girme. Yağmalamak. Atılım (riskli). Çapulculuk. Baskın.
Hegira : Hicret. Hz. muhammed'in mekke'den medine'ye göçmesi.
Egress : Belirme. Gidiş. Dışarı çıkma. Çare. Çıkış kapısı. Çıkmak. Çıkış izni. Belirmek. Çıkma. Ağ çıkışı.
Migratory : Gezici. Göçebe. Göçle ilgili. Göçücü. Göçmen. Göçer. Seyyar. Göçe ait.
Migration : Göçer. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin yerleşmek üzere bir yerden başka bir yere gitmeleri. İktisadi, siyasi veya sosyal nedenlerle bir yerleşim biriminden başka bir yerleşim birimine doğru gerçekleşen nüfus hareketleri. Yer değiştirme. Göçmenlik. Göçme. Göçüş. Kalabalık toplulukların yurtlarını bırakarak yerleşmek üzere başka ülkelere gitmeleri. Yangı sürecinde yangı hücrelerinin damar lümenini terk ederek yangı bölgesine göç etmeleri. bir yerden diğer bir yere göç etme. Mevsim, iklim, besin miktarı vb. sebeplere dayalı olarak hayvanların habitat değiştirmesi. bitkilerin yeni alanlara yer değiştirmesi. migrasyon.
Excitation : Uyarılma. Uyartıının meydana getirilmesi veya şiddetinin artırılması. hücrenin bir uyartıya hemen cevap vermesi. 3.bir ortama giren radyasyon enerjisi ortamı oluşturan atomlardan elektron koparacak kadar yüksek olmadığı durumda elektronların yörünge değiştirmesi. Uyarı. İkaz. Eksitasyon. İkaz etme. Uyarma. Bir elektronun, ışınımları soğurarak erkesini artırması sonucu kendi olanağan yörüngesinden daha yüksek erke düzeyindeki bir yörüngeye geçmesi. Biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Hejira : Hicret.
Exodus synonyms : book of exodus, demigration, expatriations, emigrations, outlet, attack, torah, immigrations, deluged, corrent of migration, inflow, emigration, ascent, pentateuch, checkout, deluging, logout, the exodus, hegiras, outbursts, migrations, inbreak, out, incursion, excitations, exit, deluge, ascents, foray, expatriation, deluges, flight, emigrates.
Exodus ingilizce tanımı, definition of Exodus
Exodus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Particularly (the Exodus), the going out or journey of the Israelites from Egypt under the conduct of Moses. And hence, any large migration from a place. A going out.

Bu kısımda Exodus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Exodus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Exodus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Exodus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.