Forayed türkçesi Forayed nedir

Forayed ingilizcede ne demek, Forayed nerede nasıl kullanılır?

Foray : Atılım (riskli). Yağma etmek. Yağma. Akın. Girme. Basmak. Baskın. Akın etmek. Yağmalamak. Çapulculuk.

Foraying : Atılım (riskli). Yağma. Yağma etmek. Akın. Basmak. Çapulculuk. Baskın. Akın etmek. Yağmalamak. Girme.

Forays : Akın etmek. Baskın. Atılım (riskli). Akın. Yağmalamak. Basmak. Çapulculuk. Yağma etmek. Yağma. Girme.

Collaboration fora work : Yapıta katılma. Yapıtın ortaya çıkmasında çeşitli biçimlerde yapılan hizmet (teknik hizmetlerle ayrıntılara ilişkin yardımlar katılmaya esas tutulmaz).

Fora : Forumun çoğulu. Mahkeme. Toplantı. Oturum. Forum. Pazar yeri (eski roma).

Forager : Yiyecek arayan kimse. Yiyecek arayan kimse veya şey. Tarlacı arı. Avcı. Kaşif. Avcı toplayıcı.

Forage cap : Asker kasketi. Kasket.

Foramen alare caudale : Kanat arka deliği. Köpekte ve atgillerde, basisphenoid’in proc. pterygoideus'unda bulunan canalis alaris'i n arka deliği, foramen alare kaudale. Foramen alare kaudale.

Forage : Yağmalamak. Hayvan yemi. Araştırmak. Saman, arpa hasılı, taze veya kuru otlar, silo yemleri gibi kaba yemlerle insan gıdası olarak kullanılmayan her türlü konsantre yemlerin genel adı. Toplamak. Yiyecek aramak. Eşelemek. Baskın yapmak. Yem.

 

Forages : Didiklemek. Yağmalamak. Araştırmak. Baskın yapmak. Yiyecek aramak. Eşelemek.

İngilizce Forayed Türkçe anlamı, Forayed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forayed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Freebooted : Çalmak. Soygun yapmak. Haydut gibi davranmak. Soymak. Talan etmek.

Dominant : Başat karakter. Başat. Galip. Hükmeden. Dominat. Üstün. Baskın karakter. Tesirli. Hükümran.

Heavier : Aşırı. Kaba. Ağdalı. Baygın. Sert. Önemli. Daha ağır. Fırtınalı. Üzücü. Ağır.

Worn : Yıpranmış. Bayat (espri). Köhne. Yalama. Giyilmiş. Silik. Eskimiş. Bitap. Aşınmış. Çok giyilmiş.

Inbreak : Tecavüz. Saldırı. Zorla girme.

Harry : Rahatsız etmek. Erkek ismi (henry ya da harold'dan türeyen). Bozmak. Eziyet vermek. Sinirini bozmak. Yakıp yıkmak. Soymak. Rahat vermemek. Eziyet etmek.

Flocking : Kumaş görünüşlü yüzey. Yün didikleme. Floklama. Üşüntü. Toplanma. Toplanmak. Sürü halinde hareket etmek. Üşüşmek.

Caught : Maruz kalmak. Enselemek. Baskın yapmak. Tutmak. Yakalamak. Takılmak. Sıkışmak. Vurmak. Bulaşmak. Çalışmak (mekanizma).

Forages : Baskın yapmak. Eşelemek. Yiyecek aramak. Araştırmak. Didiklemek.

Forayed synonyms : unvoluntary, foraying, break into, affluxes, entries, come on, despoliation, influx, harries, catch, incursions, looting, plunder, forage, entry, despoilation, floods, depredation, despoiling, heaviest, depress, marauds, raid, nonvoluntary, despoils, descents, crush, entrance, influxes, incursion, dominants, depredated, freeboots.

 

Forayed zıt anlamlı kelimeler, Forayed kelime anlamı

New : Yaş. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Turfanda. Yeni. Yeni olarak. Gıcır. Acemi. Yeni tarihli. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Görülmemiş.

Voluntary : Fahri. Kasıtlı. İstençli. İsteyerek yapılan. İstemli hareket. İstemli. Gönüllü. İradi. Serbest. Özgür iradeli.