Migration türkçesi Migration nedir

  • Göçüş.
  • Migrasyon.
  • Göçme.
  • Yangı sürecinde yangı hücrelerinin damar lümenini terk ederek yangı bölgesine göç etmeleri. bir yerden diğer bir yere göç etme.
  • Göçer.
  • İktisadi, siyasi veya sosyal nedenlerle bir yerleşim biriminden başka bir yerleşim birimine doğru gerçekleşen nüfus hareketleri.
  • Yer değiştirme.
  • Bireylerin ya da toplumsal kümelerin yerleşmek üzere bir yerden başka bir yere gitmeleri.
  • Kalabalık toplulukların yurtlarını bırakarak yerleşmek üzere başka ülkelere gitmeleri.
  • Yeraltındaki petrol ve gazların, bir yerden başka bir yere doğal olarak devimi.
  • Göçmenlik.
  • Genellikle yerleşmek amacıyla, bir yerleşim yerinden bir başka yerleşim yerine, bir ülkeden bir başka ülkeye gitme eylemi.
  • Mevsim, iklim, besin miktarı vb. sebeplere dayalı olarak hayvanların habitat değiştirmesi. bitkilerin yeni alanlara yer değiştirmesi. migrasyon.
  • İnsanların ve hayvanların toplu halde ve uzun mesafelerde yer değiştirmesi.
  • Göçler.
  • Bilgisayar, biyoloji, iktisat, tarih, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Göç.
  • Hicret.

Migration ile ilgili cümleler

English: Death is one of two things. Either it is annihilation, and the dead have no consciousness of anything; or, as we are told, it is really a change: a migration of the soul from this place to another.
Turkish: Ölüm iki şeyden biridir.O ya ölümlülüktür, ve ölüler herhangi bir şeyin bilincinde değildir; ya da bize söylenildiği gibi, gerçekten bir değişikliktir: ruhun bu yerden ötekine göç etmesidir.

 

English: Portugal is a country of emigration.
Turkish: Portekiz göç veren bir ülkedir.

English: Africa is a continent of migration.
Turkish: Afrika bir göç kıtasıdır.

English: They demanded an end to the flood of immigration.
Turkish: Onlar göçmen seli için bir son talep ettiler.

Migration ingilizcede ne demek, Migration nerede nasıl kullanılır?

Migration area : Fisyon enerjisinden ısıl enerjiye kadar olan yavaşlama alanı ile, ısıl nötron yayılma alanının toplamı. Göç alanı.

Migration inhibitor : Migrasyon önleyici.

Migration lenght : Göç alanının kare kökü. Göç uzunluğu.

Migration of ions : İyon göçü.

Migration theory : Herhangi bir yerde yaratılan kültür öğesinin ya da öğelerinin göç aracılığıyla başka bir yere gitmiş olduğunu ileri süren kuram. Göç kuramı. Göç teorisi.

Alimentary migration : Alimental göç. Canlıların besin bulmak amacıyla çeşitli mevsimlerde bir bölgeden bir başka bölgeye göç etmeleri.

Directory service migration tool : Seyyar dizin hizmeti aracı.

Breaker point migration : Platin aşınması. Kesici ucu aşınması. Kesici uçlarında kıvılcım atlaması nedeniyle uç metalinin yanması, bir uçtan öbürüne taşınması.

Blastocyte migration : İmplantasyon öncesi dönemde blastositin döl yatağı içerisinde yer değiştirmesi. Blastosit göçü.

Branch migration : Dal göçü. Benzer dizili iki dna molekülünden oluşmuş dallanmış dna’daki dal noktasının hareketi.

 

İngilizce Migration Türkçe anlamı, Migration eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Migration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Displacements : Deplasman (gemi). Deplasman. İşten çıkarma. Yerini alma. Yerine geçme. Görevinden çıkarma. Kaydırım (fizik terimi). Yerinden etme. Yerinden çıkarma.

Transmigration : Ruh vb geçme. Geçme (ruh). Transmigrasyon.

Migrant : Göçmen kuş. Göçebe. Göçmen. Muhacir.

Migratory : Gezici. Göçmen. Göçe ait. Seyyar. Göçebe. Göçle ilgili. Göçücü.

Removal : İhraç. Azil. Ortadan kaldırma. Görevden alınma. Nakil. Uzaklaştırma. Kaldırma. Kovulma. Kaldırılma. Giderme.

Shift : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Değişmek. Ekip. Yerini değiştirmek. Kaçamak. Devirmek (içki). Çözüm. Yönü değişmek (rüzgarın). Kaydırma. Değiştirmek.

Sinkage : Çökme. Batma.

Motion : Kımıltı. Toplumdaki nesne ve olayların temel özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin tümü. Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir. Hareket ettirmek. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Önerge. Nesnenin, tüm ya da kimi noktalarının zamana bağlı olarak yer değiştirmesi olayı. Hareket. İşleme.

Displacement : Dıştan bir kıvıl ya da mıknatıs alan uygulandığında, ortamın içinde oluşan alan. bir taneciğin, bir dizgenin yerini biraz değiştirme. Uzanım. Yerine geçme. Yerinden çıkarma. Yerdeğişim. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Deplasman. Yerinden etme. Deplasman (gemi).

Emigration : Dışgöç. Dış göç. Dışagöç. İktisadi, siyasi veya sosyal nedenlerle bir ülkeden başka bir ülkeye doğru gerçekleşen nüfus hareketleri. Göç (ülkeden dışa doğru). İçerden dışarıya göç.

Migration synonyms : out migration, in migration, move, hegiras, transmigrations, emigrate, falling in, landslide, hegira, change, landslid, movement, motioned, exodus, expatriation, landslides, immigration, removals, gold rush, landslips, interchange, nomad, collapsing, dislocation, emigrations, landslip, permutations, corrent of migration, hejira, passing, permutation, migrations, event.

Migration ingilizce tanımı, definition of Migration

Migration kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of migrating.