Sinkage türkçesi Sinkage nedir

Sinkage ingilizcede ne demek, Sinkage nerede nasıl kullanılır?

Sinkages : Batma. Göçme. Çökme.

Sinkable : Çökebilir. Batabilir.

Unsinkable : Batması mümkün olmayan. Batmaz. Batırılması mümkün olmayan. Batırılamaz.

Sink a ship : Gemi batırmak.

Sink a well : Kuyu kazmak.

Sink down : Batmak.

Sink into : Saplamak. Gitgide pençesine düşmek (kötü bir şeyin). Gömmek. Girmek (koma vb.). Kapılmak. İçine işlemek. Dalmak. Batırmak. Gömülmek. Saplanmak.

Sink into the grave : Mezara gömülmek. Toprağa verilmek.

Sink fast : Günleri sayılı olmak. Ağır hasta son günlerini yaşamak. Günlerini saymak.

Sink into a depression : Bunalıma girmek. Depresyona girmek.

İngilizce Sinkage Türkçe anlamı, Sinkage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sinkage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ancestry : Ata. Nesep. Ecdat. Atalık. Sülale. Atalar. Soy. Bireyin kan ve dünürlük ilişkileri ile bağlı bulunduğu ve zaman olarak kendinden önce yaşamış olan aile ve yakınlık kümesi üyeleri. bir toplumsal küme ya da toplumun geçmiş kuşakları.

Emigration : Hicret. Tehcir. Dış göç. İçerden dışarıya göç. Dışgöç. Dışagöç. Göç. İktisadi, siyasi veya sosyal nedenlerle bir ülkeden başka bir ülkeye doğru gerçekleşen nüfus hareketleri.

 

Insolvency : Borçları vadesinde ödeyememe durumu. İflas. Borçlunun, üzerinde koğuşturma işlemi yapılan alacağı, ödemeye yeter malı, parası, bulunmadığını göstermek üzere icra örgütünce düzenlenen belge. Aciz. Ödeme gücünü yitirme. Tasfiye. Ödeme aczi. Pasifi aktifinden fazla. Aciz hali.

Debacle : Bozgun. Musibet. Ani çöküntü. Felaket. Buzulun erimesiyle ani su baskını. Yenilgi. Fiyasko. Ani su baskını. Yıkım. Ani çökme.

Ruin : Rezil etmek. Canına okumak. Yıkılma. Tahrip etmek. Yıkıntı. Harap etmek. Ç.enkaz. Yıkım.

Covering : Kat. Perde. Kaplama. Sığınak. Kabuk. Örtü. Örtme. Kapama. Mahfaza. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama.

Stock : İktisat, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Birikmiş, satılmamış, istifli mallar. ambardaki mal. Payanda. Üremesi için (bir yere) koymak. Alıcıda ya da basım aygıtında kullanılmamış, duyarkatı ışıkla etkilenmemiş film. Firmaların üretim ya da satışlarındaki beklenmedik dalgalanmaları karşılayabilmek için tuttukları veya satamadığı mamul, yarı mamul ve hammadde. Yığı. Gövde (ağaç vb.). Hammadde. Sap.

Stemma : Soyağacı. Gövdelik. Soy. Omurgasızlarda bileşik göz. Şecere.

Foundering : Yıkılmak. Batmak. Su doldurup batırma. Su dolarak batma. Çökmek. Boşa çıkmak. Sakatlanmak (at). Saplanıp kalmak.

Sinkage synonyms : line of descent, sinkages, folk, family tree, drowning, landslips, ingrowths, sept, wine, setting, declensions, passing, kinsfolk, immersions, dent, declension, debacles, failures, breakdown, landslide, emigrating, collapse, phratry, decadence, decadency, immersion, landslides, migrations, migration, family, breaking down, falling in, descent.

Sinkage zıt anlamlı kelimeler, Sinkage kelime anlamı

Sinkage antonyms : unconnectedness.