Migratory cell türkçesi Migratory cell nedir

  • Migratör hücreler.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Normal olarak kan akımından dokulara geçen bazı lökositler ve makrofajlar gibi hücreler.
  • Göçmen hücre.

Migratory cell ingilizcede ne demek, Migratory cell nerede nasıl kullanılır?

Migratory : Göç. Seyyar. Göçe ait. Gezici. Göçle ilgili. Göçer. Göçmen. Göçebe. Göçücü.

Cell : Pil. Bölme. Göz. Isı, ışık, kimyasal etkileşim gibi olaylar sonucu oluşan yük-süren kuvvet kaynağı. Kimyasal erkeyi elektriksel erkeye çeviren ve birkaç voltluk akım verebilen üreteç; kuru pil. Oda (manastır vb). Oda (manastır vb içinde). Cep. Hücre. Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek.

Migratory bird : Göçmen kuş.

Migratory legend : Gezici söylem. Peri masallarından daha kısa olan ve değişik biçimleri yeryüzünün birbirinden çok uzak bölgelerine dağılmış bulunan dinsel nitelikteki anlatı türü. bk. söylem, değişken, krş. peri masalı.

Migratory locust : Eski dünyanın çeşitli kesimlerinde oldukça yaygın ve tarım bitkilerinden birçoğu için oldukça zararlı çekirge çeşidi; afrika çekirgesi. Göçmen çekirge.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

İngilizce Migratory cell Türkçe anlamı, Migratory cell eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Migratory cell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Acacia : Arap zamkı. Mimoza. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı.

 

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Migratory cell synonyms : abiotic factor, aardwolf, abiotic environment, a cells, abductor muscle, abambulacral area.