Migrating türkçesi Migrating nedir

Migrating ile ilgili cümleler

English: Koum's family had to rely on food stamps after emigrating from Ukraine to the United States.
Turkish: Koum'un ailesi Ukrayna'dan Amerika Birleşik Devletlerine göç ettikten sonra yemek fişlerine güvenmek zorundaydı.

English: He should be rich: he has had every opportunity since immigrating.
Turkish: O zengin olmalı: göçten beri eline her fırsat geçti.

English: Migrating birds are flying south.
Turkish: Göç eden kuşlar güneye uçuyorlar.

Migrating ingilizcede ne demek, Migrating nerede nasıl kullanılır?

Emigrating : Hicret etme. Göçme. Göçmek. Göç etmek.

Immigrating : Göç etmek. Göçmek. Göçmen olarak getirmek. Göç eylemek. Hicret etmek. Göçmen almak. Göç vermek.

Transmigrating : Göç etmek. Geçmek (ruh). Geçmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene). Başka yere yerleşmek. Ruh vb geçmek. Göçmek. Göç etmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene).

Migration : İktisadi, siyasi veya sosyal nedenlerle bir yerleşim biriminden başka bir yerleşim birimine doğru gerçekleşen nüfus hareketleri. Yangı sürecinde yangı hücrelerinin damar lümenini terk ederek yangı bölgesine göç etmeleri. bir yerden diğer bir yere göç etme. Genellikle yerleşmek amacıyla, bir yerleşim yerinden bir başka yerleşim yerine, bir ülkeden bir başka ülkeye gitme eylemi. Yeraltındaki petrol ve gazların, bir yerden başka bir yere doğal olarak devimi. Hicret. Bilgisayar, biyoloji, iktisat, tarih, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. İnsanların ve hayvanların toplu halde ve uzun mesafelerde yer değiştirmesi. Migrasyon. Göçler. Göçer.

 

Migration area : Göç alanı. Fisyon enerjisinden ısıl enerjiye kadar olan yavaşlama alanı ile, ısıl nötron yayılma alanının toplamı.

Atomic migration : Öğecik göçü. Atom göçü. Atomik göç. Bir özdecikteki ögeciklerin konum değiştirmesi.

Migration of ions : İyon göçü.

Migration lenght : Göç uzunluğu. Göç alanının kare kökü.

Branch migration : Dal göçü. Benzer dizili iki dna molekülünden oluşmuş dallanmış dna’daki dal noktasının hareketi.

Migrations : Göçler. Hicret. Göçmenlik. Göçme. Göç.

İngilizce Migrating Türkçe anlamı, Migrating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Migrating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transmigrate : Ruh vb geçmek. Geçmek (ruh). Başka yere yerleşmek. Geçmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene). Göç etmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene).

Transmigrated : Geçmek (ruh). Başka yere yerleşmek.

Emigrating : Hicret etme. Göçme.

Migrates : Göçürmek. Geçmek. Geçir. Göç eylemek. Geçirmek. Migrat. Taşınmak.

Immigration : Bir ülkeye başka ülkelerden bireylerin ya da toplumsal kümelerin gelip yerleşmesi. İçegöç. İktisadi, siyasi veya sosyal nedenlerle bir ülkeden başka bir ülkeye doğru gerçekleşen nüfus hareketleri. Muhaceret. Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Göç etme. Dış göç. Hicret. İçe göç. Göçmenlik.

 

Emigrated : Hicret etmiş. Göçmüş.

Transmigratory : Bir ülkeden diğerine giden. Ülke dışına çıkmayla ilgili. Göçme eğiliminde olan. Göçen. Bir ülkeden diğerine yer değiştiren. Göçebe. Sürekli bir yerden başka bir yere gitmeyle ilgili. Bir yerden diğerine yer değiştiren. Göçmenle ilgili.

Radiator grille : Radyatör ızgarası.

Die : Lokma. Tatmak. Gebermek. Yok olmak. Solmak. Canı çıkmak. Yivaçarın diş açan parçası. Sona ermek. Kandilin yağı tükenmek. Sıkılmak.

Emigres : Göçmen. Muhacir. Kendi ülkesini terk eden ve başka bir ülkeye yerleşen kimse (fransızca).

Migrating synonyms : out migration, in migration, motion, dent, expatriation, immigrating, cave in, movement, expatriate, migrate, barrier, emigrate, migrated, gold rush, falling in, expatriate oneself, immigrates, fall in, move, emigration, immigrated, immigrate, grille, emigrates, emigre, grate.

Migrating zıt anlamlı kelimeler, Migrating kelime anlamı

Euphonious : Sesi kulağa hoş gelen. Hoş sesli. Ahenkli.