Transmigratory türkçesi Transmigratory nedir

  • Göçme eğiliminde olan.
  • Bir yerden diğerine yer değiştiren.
  • Ülke dışına çıkmayla ilgili.
  • Göç eden.
  • Göçmenle ilgili.
  • Bir ülkeden diğerine giden.
  • Göçebe.
  • Göçen.
  • Bir ülkeden diğerine yer değiştiren.
  • Sürekli bir yerden başka bir yere gitmeyle ilgili.

Transmigratory ingilizcede ne demek, Transmigratory nerede nasıl kullanılır?

Transmigrator : Bir yerden diğerine yer değiştiren kimse. Göçebe. Göçmen. Bir yerden başka bir yere giden. Konar göçer. Bir ülkeden diğerine yer değiştiren kimse. Muhacir.

Transmigrators : Bir yerden başka bir yere giden. Bir yerden diğerine yer değiştiren kimse. Bir ülkeden diğerine yer değiştiren kimse. Muhacir. Göçebe. Göçmen. Konar göçer.

Transmigrate : Göç etmek. Ruh vb geçmek. Göç etmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene). Göçmek. Geçmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene). Başka yere yerleşmek. Geçmek (ruh).

Transmigrated : Başka yere yerleşmek. Göçmek. Göç etmek. Geçmek (ruh).

Transmigrates : Geçmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene). Geçmek (ruh). Ruh vb geçmek. Göç etmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene). Göç etmek. Göçmek. Başka yere yerleşmek.

Transmigration of the soul : Ruh göçü. Ölümden sonra ruhun bir bedenden başka bir bedene göç etmesi.

 

Transmigrating : Geçmek (ruh). Göçmek. Göç etmek. Başka yere yerleşmek. Geçmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene). Ruh vb geçmek. Göç etmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene).

Transmigration : Geçme (ruh). Ruh vb geçme. Göç. Hicret. Transmigrasyon.

Transmigrant : Bir ülkeden diğerine geçen göçmen. Göçmen.

Transmigrations : Transmigrasyon. Göç. Ruh vb geçme. Geçme (ruh). Hicret.

İngilizce Transmigratory Türkçe anlamı, Transmigratory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transmigratory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nomad : Belli bir yerde kalmayıp hayvanlarıyla birlikte, geniş, sınırları belli bir yörede otlaktan otlağa dolaşmaya ya da toplayıcılık, avcılıkla uğraşıya dayalı yaşam biçimi sürdüren topluluk. Göçebelik yaparak hayatını sürdüren kişi. Yürük. Bir yere yerleşik olmayıp durum ve koşullara göre sürekli yer değiştiren kişi ya da topluluk. Göçer. Coğrafya, iktisat, tarih alanlarında kullanılır. Konargöçer.

Emigre : Muhacir. Kendi ülkesini terk eden ve başka bir ülkeye yerleşen kimse (fransızca). Göçmen.

Roamers : Göçmen kişi. Dolaşım yapan. Avare. Gezgin kişi. Oradan oraya göçen kişi. Serseri. Amaçsız bir şekilde seyahat eden kimse. Gezgin.

Nomadic population : Belirli bir konutu olmaksızın, yurt içinde, genellikle belli bir yöre içinde, çadır, hayvan ve öteki araçlarıyla mevsim ve iklime göre yer değiştiren ve göçebe özelliğinin gerektirdiği işlevleri gören, yerleşik olmayan kimse ya da topluluk. bk. göçer. Göçebe nüfus.

 

Immigrant : Bir ülkeden bir başka ülkeye yerleşmek amacıyla giden kişi, aile ya da toplumsal küme. Göçmen. Muhacir.

Nomadic : Göçebe gibi. Göçebeye ait. Göçer. Başıboş dolaşan. Konargöçer. Göçerkonar.

Rovings : Başıboş dolaşma. Uçan. Gezici. Düzensiz. Başıboş. Seyyar. Dolaşan. Gezginci. Aylak.

Migratory : Göçer. Göçücü. Seyyar. Gezici. Göçmen. Göçle ilgili. Göçe ait. Göç.

Scourer : Avare. Çokça ve enerjik olarak seyahat eden kimse. Ayrıma makinesi. Ovalayan ve fırçalayan kimse. Tane yıkayan. Ovalama aleti cihazı veya enstrümanı. Yaya dolaşan haydut. Gezgin. Haydut.

Emigres : Muhacir. Kendi ülkesini terk eden ve başka bir ülkeye yerleşen kimse (fransızca). Göçmen.

Transmigratory synonyms : nomads, migrant, roving, migrating, emigratory, peregrine, circuiter, roamer, immigrants.

Transmigratory ingilizce tanımı, definition of Transmigratory

Transmigratory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Passing from one body or state to another.