Immigrant türkçesi Immigrant nedir

  • Bir ülkeden bir başka ülkeye yerleşmek amacıyla giden kişi, aile ya da toplumsal küme.
  • Göçebe.
  • Muhacir.
  • Göçmen.

Immigrant ile ilgili cümleler

English: Americans descend from immigrants, and they are very patriotic.
Turkish: Amerikalılar göçmenlerin soyundan gelirler ve çok vatanseverdirler.

English: Ali is a Mexican immigrant.
Turkish: Ali Meksika göçmeni.

English: America is a country of immigrants.
Turkish: Amerika, göçmenler ülkesidir.

English: Ali teaches German to immigrants.
Turkish: Ali göçmenlere Almanca öğretiyor.

English: America is a land of immigrants.
Turkish: Amerika bir göçmenler ülkesidir.

Immigrant ingilizcede ne demek, Immigrant nerede nasıl kullanılır?

Immigrant absorption : Göçmen çekme. Göçmen emme. Yeni göçmenlerin özümsenmesi ve barındırılması.

Immigrant musician : Yeni göç etmiş müzisyen. Göçmen müzisyen.

Immigrant population : Yaşadığı ülkede doğmamış, oraya başka yerlerden gelerek yerleşmiş, "yerli"nin karşıtı olan insanlar. Göçmen nüfus.

Immigrant smuggling : Göçmen kaçakçılığı. Doğrudan veya dolaylı olarak, mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla, bir kişinin vatandaşlığını taşımadığı veya sürekli ikametgahının bulunmadığı bir ülkeye yasal olmayan yollardan girişinin sağlanması. krş. insan ticareti.

 

Immigrant worker : Yabancı işçi. Göçmen işçi.

Immigration and naturalization service : Yabancıların amerika birleşik devletleri'ne kabul edilmesiyle ilgili kanunların uygulanmasından sorumlu olan abd adalet bakanlığı dairesi. Göçmenlik ve vatandaşlık bürosu. Ins.

Immigrates : Göç eylemek. Göç etmek. Göçmen almak. Göç vermek. Göçmek. Göçmen olarak getirmek. Hicret etmek.

Absorption of immigrants : Ülkeye yeni yerleşimciler almak. Göçmen kabul etmek.

Immigrants : Göçmen. Göçmenler. Muhacir. Göçebe.

Immigrate : Hicret etmek. Göç etmek. Göçmek. Göçmen almak. Göç vermek. Göç eylemek. Göçmen olarak getirmek.

İngilizce Immigrant Türkçe anlamı, Immigrant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Immigrant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transmigrators : Bir yerden başka bir yere giden. Konar göçer. Bir ülkeden diğerine yer değiştiren kimse. Bir yerden diğerine yer değiştiren kimse.

Boomers : Trend. Hızlı ekonomik gelişme gösterilen dönem. Göçmen işçi. Bumerang. Gümbürtü sesi çıkaran kimse veya şey. Moda.

Scourer : Haydut. Gezgin. Tane yıkayan. Çokça ve enerjik olarak seyahat eden kimse. Ovalayan ve fırçalayan kimse. Avare. Ovalama aleti cihazı veya enstrümanı. Yaya dolaşan haydut. Ayrıma makinesi.

Incomers : Yerine geçen kimse. Yeni gelen kimse.

Migrant : Göçer. Göçmen kuş.

Nomads : Göçebeler. Göçebe insanlar.

Roving : Başıboş dolaşma. Aylak. Başıboş. Dolaşan. Düzensiz. Gezici. Seyyar. Uçan. Gezginci.

Refugee : Mübadil. Sığınan kimse. Mülteci. Sığınık. Sığınmacı.

 

Fugitive : Kaçak. Mülteci. Kaçak kimse. Firari. Gidici. Tutulmaz. Kısa ömürlü. Uzun sürmeyen. Uçan. Geçici.

Immigrant synonyms : migrator, entryman, rovings, fobs, refugees, roamer, boomer, emigrant, migrants, circuiter, emigrants, peregrine, roamers, emigres, nomad, immigrants, emigratory, fobbed, fobbing, fugitives, nomadic, nomadic population, emigre, incomer, migratory, transmigrator.

Immigrant ingilizce tanımı, definition of Immigrant

Immigrant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Correlative of emigrant. One who immigrates. One who comes to a country for the purpose of permanent residence.