Mülteci nedir, Mülteci ne demek

Mülteci; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Sığınmacı

Mülteci hakkında bilgiler

Mülteci veya sığınmacı; dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm gören veya göreceği korkusu ve endişesi taşıyan, bu sebeple ülkesinden ayrılan/ayrılmak zorunda bırakılan ve korkusu nedeniyle geri dönemeyen veya dönmek istemeyen, iltica ettiği ülke tarafından endişeleri haklı bulunan kişi.

Sığınma talebi geri çevrilen kimseler sığınmacı olarak nitelenemeyeceğinden, sığınmacı sıfatını kullanabilmek için kişi endişelerinde, korkularında haklı bulunmalıdır.

BM'nin tanımı ile, "ırkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku taşıyan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönmeyen veya dönmek istemeyen kişi"dir.

Mültecilik, hukuki bir statüdür.

Mülteci ile ilgili Cümleler

  • Mülteciler köprünün altında saklandı.
  • Mülteci fonuna 10,000 dolar bağışladı.
  • Dünyanın en çok mülteci nüfusu Türkiye'de.
  • Dört milyondan daha fazla Suriyeli mülteci.
  • Birçok mülteci Avrupa'ya ulaşmaya çalışıyor.
  • Bir mülteci kampı kabustur.
  • Mülteciler açlığa karşı mücadele ettiler.
  • Sınır geçişi insanlarla doluydu, onların çoğu mültecilerdi.
  • Göçmenlerin çoğu savaş mültecileri.
  • Türkiye, dünyanın en çok mülteci nüfusuna sahip.
  • Mülteciler çölde 18 saatlik yürüyüşe dayandılar.
  • Mülteciler ölümden kıl payı kurtuldular.
  • Mülteciler ülkeden çıkarıldı.
  • Mülteciler dar, bakımsız arka sokakta yaşıyordu.
 

Mülteci tanımı, anlamı:

Sığınmacı : Başka bir ülkeye veya yere sığınmış olan kişi, sığınık, mülteci. Yabancı bir ülkede iltica etmeden önce belirli bir süre kalan kimse.

Mültecilik : Mülteci olma durumu.

Milliyet : Millete özgü olma veya millî olma durumu, ulusallık. Bağlı bulunan millet, tabiiyet.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

Siyasi : Siyasetçi, politikacı. Siyasal.

Düşüncel : Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan. Yalnız düşünce ile kavranabilen.

Zulüm : Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa.

Görece : Bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan, kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen, bağıl.

Korku : Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu. Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü.

Diğer dillerde Mülteci anlamı nedir?

İngilizce'de Mülteci ne demek? : n. refugee, fugitive

Fransızca'da Mülteci : réfugié/e

Almanca'da Mülteci : n. Emigrant, Flüchtling, Immigrant

Rusça'da Mülteci : n. беженец (M), эмигрант (M)