Fugitives türkçesi Fugitives nedir

Fugitives ingilizcede ne demek, Fugitives nerede nasıl kullanılır?

Fugitive : Kaçak. Uçan. Gidici. Akılda tutulması zor. Firari. Kısa ömürlü. Kaçak kimse. Tutulmaz. Çabuk geçen. Mülteci.

Fugitively : Çabuk geçen bir şekilde. Kaçak bir şekilde. Geçici bir şekilde. Kısa süreli bir şekilde. Derbederce.

Fugitiveness : Kaçaklık. Firari olma. Kaçkınlık.

İngilizce Fugitives Türkçe anlamı, Fugitives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fugitives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contraband : İthal veya ihracı kanunen yasaklanmış olan mallar. Kaçak eşya. Kaçak mal. Ülkeye sokulan kaçak eşya. Kaçakçılık. Köle. Savaş firarisi. İthal veya ihracı yasaklanmış. Kaçakçılıkla ilgili.

Forsakers : Terkeden kimse. Ayrılan kimse.

Transmigrator : Bir ülkeden diğerine yer değiştiren kimse. Konar göçer. Bir yerden diğerine yer değiştiren kimse. Bir yerden başka bir yere giden. Göçmen. Göçebe.

Vagabonded : Serserilik yapmak. Kopuk. Baldırı çıplak. Başıboş kimse. Serserilik etmek. Belli bir evi bulunmayan. İşsiz güçsüz dolaşan kimse. Başıboş. Amaçsız.

Pecking : Gagalama.

Frumpish : Eski moda giysili. Rüküş. Kılıksız.

 

Untidy : İntizamsız. Tertipsiz. Düzensiz. Salpa. Savruk. Pasaklı. Karışık. Kılıksız. Çapaçul. Dağılmış.

Absconders : Adaletin pençesinden saklanmış kimse.

Criminal : Cinayet. Canice. Suç oluşturan. Suça ait. Ceza. Cinai. Suçlu. Suçla ilgili. Çok kötü. Sabıkalı.

Soul : Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Soul. Ruh. Kök. Gönül. Esas. Canlılık. Zencilere ait. Zencilerle ilgili. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık.

Fugitives synonyms : fugitive from justice, ephemeral, vagabond, vagabonds, rovings, runaway, flown, dowdies, swift, flying, flyers, outlaw, swifts, curable, crook, extrinsic, fleeting, emigre, transient, accidental, caducity, banned, day fly, felon, refugees, jailbreaker, migrant, emigrant, someone, tramping, roving, malefactor, ad hoc.

Fugitives zıt anlamlı kelimeler, Fugitives kelime anlamı

Long : Hasretini çekmek. Özlemini çekmek. Arzu etmek. Susamak. Hasret kalmak. Gözlemek. Özlemek. Hasret olmak. Can atmak. Uzun.