Contraband türkçesi Contraband nedir

  • Köle.
  • Kaçak eşya.
  • İthal veya ihracı yasaklanmış.
  • Kaçakçılık.
  • İthal veya ihracı kanunen yasaklanmış olan mallar.
  • Kaçak.
  • Savaş firarisi.
  • Ülkeye sokulan kaçak eşya.
  • Kaçak mal.
  • Kaçakçılıkla ilgili.

Contraband ingilizcede ne demek, Contraband nerede nasıl kullanılır?

Contraband goods : Gümrüğü ödenmemiş mal. Kaçak mal. Kaçak mallar. Yasaklanmasına karşın yasa dışı yollardan gizlice alınıp satılan mal.

Contraband of war : Tarafsız ülkelerin savaş halindeki ülkelerin herhangi birisine yasak olan silah ve cephane gibi eşyaları taşıması. Kaçak harp malzemesi. Kaçak savaş malzemesi. Savaş ganimeti.

Check for contraband : Kaçak mal olup olmadığını kontrol etmek.

Contrabandist : Kaçakçı.

Noncontraband : Kaçak olmayan. İzin verilmiş. Yasal.

Contrabass : Kontrbas. Bas sesli yaylı çalgı.

Contra transporte : Kontra-transport. Taşıyıcı aracılığıyla yapılan geçişte bir maddenin aktarılmasının diğer maddenin geçişiyle zıt yönde kenetlenmesi olayı, antiport.

Per contra : Aksine. Karşı tarafta. Karşı taraftaki. Hesabın karşı tarafında. Diğer taraftan. Tersine. Öbür taraftan.

Contraception : Kontrasepsiyon. Doğum kontrolü. Gebelik kontrolü. Gebelikten korunma. Gebeliğin önlenmesi. Cinsel birleşmeden sonra erkek ve dişi cinsiyet hücrelerinin birleşmesini önleme, kontrasepsiyon. Gebelik önleme.

 

Contra jus belli : Contra jus belli.

İngilizce Contraband Türkçe anlamı, Contraband eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contraband ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trafficking : Seyyar satıcılık. Karaborsacılık. Alışveriş (özellikle yasadışı uyuşturucuların). Satma eylemi. Ticaret. Ticaretini yapma eylemi.

Absconders : Adaletin pençesinden saklanmış kimse. Firari.

Contraband goods : Gümrüğü ödenmemiş mal. Kaçak mallar. Yasaklanmasına karşın yasa dışı yollardan gizlice alınıp satılan mal.

Embezzled : Zimmete geçirilmiş. Zimmetine geçirmek. Mal edilmiş. Kendine maletmek.

Diener : Hademe. Hizmetçi. Bende. Morg görevlisi. Kapıcı.

Gullery : Aldatma.

Bondsmen : Kefil. Kefalete kefil olan kimse. Garantör. Esir.

Bondman : Kefil. Esir. Toprağa bağlı köylü.

Product : Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların fiziki değerleri. Üretilen mal ve hizmetler. Ortaya çıkarılan, elde olunan, üretilen mal. Çarpım. Verim. Hasıla. Netice. Bileşke. Meyve. Genellikle satılan, süt, yumurta, yün gibi üretilen bazı şeyler. bir veya daha fazla sayıdaki diğer maddelerden biyolojik, kimyasal veya fiziksel değişimlerin sonucu meydana gelen bir madde.

At large : Tamamen. Etraflıca. Genellikle. Genel olarak. Serbest. Başıboş. Genelde. Bütünüyle. Özgür.

Contraband synonyms : smuggled, black market, smuggled goods, bootleg, escapee, smuggling, forsaker, bondmen, bond slave, fugitive, blow out, deserters, ware, forsakers, captive, banned, bond servant, drudge, escapees, chattel, bootlegs, black, illegal, bondsman, bondservant, absconder, chattel slave, creature, deserter, drudged, merchandise, bondslave.

 

Contraband zıt anlamlı kelimeler, Contraband kelime anlamı

Legal : Nizamlı. Hukuksal. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Meşru. Resmi. Tüzel. Adli. Hukuk. Yasaya uygun. Yasal.

Contraband ingilizce tanımı, definition of Contraband

Contraband kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To smuggle. Prohibited or excluded by law or treaty. Forbidden. Illegal or prohibited traffic. As, contraband goods, or trade. To import illegally, as prohibited goods.